37-Senin için her şeye razıyım!

4K 150 0

"Seviyorsun onu."

Dedim gülümserken. Kocaman gülümsedi, gece rengi gözleri ışıl ışıl yandı.

"Hemde çok."

*

"Ciddi misin sen?"

Deyip şaşkınlıkla gözlerini kırpıştıran Eylül'e baktım rahat bir tavırla. Sonra gözlerim Burak'ta dolaştı. Pek memnun değil sanki teklifimden.

"Ciddiyim tabii Eylül. Aileniziz biz senin. Ve eminim babamda ister bizimle yaşamanı."

Dedim tatlı bir şekilde. Eylül, Burak'a baktı kararsız bir şekilde. Biraz sonra bana döndü.

"İstemiyorum. Onları tanımıyorum."

"Tedirginliğini anlıyorum. Bende hemen demiyorum zaten. Bizimkilerle bir tanış, kaynaş ondan sonra bunu isteyeceğine emin olabilirsin."

Oo ne çene varmış abi bende. Eylül'ü ikna etmek için dökmediğim dil kalmadı. O da az inatcı değil he.

"Bilmiyorum."

"Ama ben biliyorum."

Dedim ukalaca. Sonra gülümsedim. Eylül bu kendimi beğenmiş hallerime kıkırdadı.

"Hem biz evlenince, Tuğba'yla can yoldaşı olursunuz birbirinize. Eminim çok iyi anlaşacaksınız."

"Nişanlındı Tuğba, değil mi? "

Deyince Eylül, başımı salladım olumlu manada. Sonra aklım dank etti! Ben prensesi arayacaktım ve unuttum! Lanet olsun!

"Şey ben Tuğba'yı arayacaktım. Hemen geliyorum."

Dedim yerimden hızla kalkarken. Prenses beni mahvedecek. Ama hakettim. O kadar saat oldu merak etti.

Yan odaya geçerken telefon kulağımdaydı ama açan olmadı. Doğal olarak hat düştü. Hemen geri aradım bende. Duymadı mı trip mi atıyor çözemedim. Hangisi olsun istediğimi de bilmiyorum. Al yine açmadı! Aradım hiç ara vermeden. Yine açmadı. Artık bu kadar trip olmaz. Merak etmeye başladım. Yeniden aradım bu seferde kapanacaktı ki açtı.

"Efendim."

"Sonunda!"

Dedim kendimi tutamadan. Merak ettim. Ne yapayım?

"Ne diyorsun Kıvanç?"

"Kaç kere aradım. Neden açmıyorsun?"

"Ne o merak mı ettin?"

Dedi alayla. Oo çok fena kızmış. Nasıl affedireceksem kendimi.

"Prenses-"

"Bende merak ettim ama arayan olmadı. Üstelik bu saate kadar!"

"Ama prenses-"

"Tamam Kıvanç! Bu konuyu sonraya erteledim. Şimdi baban neden çağırmış onu anlat."

"Affet öyle anlatayım."

"Bence daha fazla beni delirtmeden anlat."

"Affettiğini söylemezsen anlatmam."

Dedim inatla. Gözlerini devirdiğini hayal etmekse işin eğlenceli kısmı.

"Afetmedim!"

"Ama prenses anlatacaklarımı duyunca hak vereceksin."

Yani umarım hak verirsin. Yoksa elinden çekeğim var.

"Kötü bir şey mi?"

Dedi durgunlaşırken. Üzülme sen, kıyamam ki.

CAN SUYU'M (Tamamlandı)Where stories live. Discover now