25-Adı aşk olsun

3.1K 149 1

Sonra eve yöneldim. Ama leylalar gibiyim. Şiir jesti çok güzel oldu. İçinde Kıvanç'ın olduğu her şey gibi.

Eve girince merdivenlerden birinin indiğini farkettim. Buğra bu! Neden uyumamış ki?

"Yakışıklım niye uyumadın sen?"

"Seninle konuşmak istedim salona geçelim mi?"

Konuşacakları Kıvanç'la ilgili ve abim duyabilir hiç sırası değil!

"Buğra odama çıksak?"

Deyince başını sallayıp merdivenlere yöneldi. Odaya girince gidip yatağın ayak ucuna oturdu ve bağdaş kurdu. Bu sorun büyük demek!

"Sorun ne?"

Ben böyle söyleyince derin bir nefes çekti. Bende gidip oturdum yanına.

"Senin büyümenin bizim sorumluluğumuzu arttıracağını biliyordum. Bunu Tolga ile birlikte yapacağımız için rahattım da ama sen abinden bunu saklayarak hem onu huzursuz ediyorsun hemde beni daha büyük bir sorumluluk altında bırakıyorsun. En yakın arkadaşıma kardeşime senin yüzünden sürekli yalanlar söylüyorum! Ama sen ortalıkta Leyla gibi dolanmaktan başka birşey yapmıyorsun! Abine yalan söylemekten hiçte rahatsız değilsin! Tuğba artık kendine gel ve iyi düşünüp birşeyler yap yoksa ben konuşmak zorunda kalacağım Tolga ile!"

Onun söylediği her söz benim içimi yaktı. Ben neler yaptım böyle! Abime yalan söylerken utanmıyorum bile artık! Lanet olsun! Ama ben sadece abim bu durumdayken onu üzmek istemedim kendi dertlerimle yormak istemedim.

"Be..beni ya..yanlış anlama abi. Ben son olaylar..olaylar yüzünden biraz e..ertelemek istedim ü..üzül..üzülmesin di..diye!"

Dedim hıçkırıklarım arasında. Başımı kaldırıp yüzüne bakamadım parmaklarımla oynadım bende. Kendimi sıcak bir göğüse yaslanmış hissettim birkaç saniye içinde. Saçlarımı okşayıp öpücükler koyuyor yakışıklım.

"Şittt. Ağlama tamam. Bir çaresine bakıcaz."

Ben onları ne kadar üzersem üzeyim kıyamıyorlar bana. Abi olmak böyle bir şey galiba. Eminim ki abimde kıyamaz bana. O zaman söylemek en iyisi hemen, bu sabah. Kendimi çekip gözyaşlarımı sildim usulca. Sonra boncuk boncuk baktım Buğra'ya.

"Yarın söyleyelim o zaman."

"Emin misin?"

"Hıhı. Ama yanımda olacaksın."

"Ne zaman yalnız bıraktım seni?"

Deyip gülümsedi yakışıklım. Gülümsemek çok yakışıyor ona. Boşa yakışıklım demiyorum ben.

"Kızları nasıl tavladığını şimdi çözdüm."

Dedim sırıtırken. Tek kaşını kaldırdı "Nasıl?" dercesine. Evet bir taktiğide bu olmalı. Böylede çok yakışıklı.

"Yakışıklılığını kullanıyorsun."

"Ben bir şey yapmıyorum onlar geliyor."

Deyip kahkaha attı. Pislik!

*

Heyecandan ve korkudan yerimde duramıyorum. Her sabah olduğu gibi balımın mesajıyla uyandım. Cevap verir vermezde kahvaltı hazırladım. Buğra gitmeden söylemeliyim. Yanımda durmalı ki destek alayım.

Derin bir nefes alıp yukarı kata yöneldim. İlk Buğra'yı uyandırmayı planlıyorum. Yatışırım biraz belki. Kapıyı tıklatıp odaya girdiğimde çoktan uyanmış olduğunu gördüm. Polis çocuk seni.

"Günaydın amirim."

Dedim sırıtırken. Başını kaldırıp bir bakış attı bana. Alay dolu bir bakış...

CAN SUYU'M (Tamamlandı)Where stories live. Discover now