(38) Gözlerime Ağlamayı Öğretti.

241K 17.5K 25.9K
                                    

Medya Kadem ve Bige'yi temsil ediyor.

Duha

Cenazelerden hoşlanmama rağmen Bige Efil Saka'nın cenazesinin her şeyiyle yakından ilgilenmiştim. Cenazeye düşündüğümden daha fazla insan gelmişti. Çoğu Bige için değil Karun için buradaydı. Boşandıklarını bizden başka kimse bilmediği için yeraltının tüm kodamanları uzun bir konvoyla Karun Kalender'in karısının cenazesine gelmişti. Herkes buradaydı hem de herkes. Tüm mafya liderleri korumalarıyla burada olduğu için mezarlık takım elbiseli adamlarla dolmuştu.

Aralık ayının kasvetli havasından mı, bilemem ama gökyüzü bile griydi. Hava bulutlu ve hafif yağışlıydı. Çoğunun gözlerinde güneş gözlüğü vardı. Ben bile bir tane takıyordum. Onların bu havada neden güneş gözlüğü taktığını bilmiyorum ama benim gözlük takmaktaki amacım uykusuzluğumu gizlemekti. İki gündür doğru düzgün uyuyamıyorum. Son yaşananlar insanda uyku namına bir şey bırakmıyordu.

Yanımda siyahlar içinde duran Elay, "Sence daha inandırıcı olması için ağlamam gerekiyor mu?" diye mırıldandı. "Burada çok fazla kamera ve basın mensubu var." Kızıl saçlarının üzerine attığı siyah şalı düzeltti. "Lazım olur diye yanımda göz yaşartıcı sprey getirdim."

Kısık bir sesle, "Doktor?" dedim. "Bu kimin cenazesi?"

"Bige'nin."

"Peki, Bige senin neyin oluyor?"

"Eski kocamın sevgilisi?"

"Böyle bir durumda ne yaparsan daha çok dikkat çeker?"

"Nereden bileyim ben? Her gün eski kocamın eski sevgilisinin cenazesine katılmıyorum." Bu kadın bir erkeği çıldırtacak her şeye sahipti.

"Sen o güzel kafanı bunlarla yorma ben senin yerine de düşünüyorum. Ağlama ama gülme de. Böyle durmaya devam et."

Ona aptal muamelesi yapmam onu kızdırdığı için kaşlarını çattı. "Beni salak bir kadın olarak mı görüyorsun?"

Gülmemek için yanaklarımın içini ısırdım. "Seni güzel bir kadın olarak görüyorum." Öylesine bir şeyden bahseder gibi omuz silktim. "Gözlerim bir tek seni güzel görüyor."

Kirpikleri titreştiğinde sinirli yüzü tam gevşemişti ki aklına ne geldiyse, "Aman ne büyük lütuf," diyerek önüne döndü. "Sayende başım göğe eğdi." Ne söylesek suç.

Taziyeleri kabul eden Kalender'lere baktım. Karun karısının cenazesine katılmayınca Gurur aile reisi olarak buraya gelmişti. Kaldığı akıl hastanesinden çıkıp jilet gibi bir takım elbiseyle buradaki yerini almıştı. Yanında Çağıl ve Levent'te vardı. Melek ise diğer kadınlarla biraz ilerideydi.

Çok kuvvetli bir ihtimalle Karun cenazeye katılmayacaktı. Zaten onun cenazeye katılmayacağını düşündüğüm için karısını ölü göstermiştim. Umarım Karun beni yanıltmazdı. Onu tanıdığım kadarıyla cenazeye katılacak bir adam değildi. Bige'nin öldüğünü bile kabullenememişken onun cenazesine katılacak gücü kendinde bulamazdı.

Bige'nin ameliyatına giren kişilerden biri de Elay'dı. Elay sonradan ameliyata dahil olmuştu. Benim isteğim doğrultusunda içeriden çıkıp Bige'nin ölüm haberini vermişti. O esnada koridorda Bige'nin babası ve Karun'un adamları vardı. Babası kriz geçirip fenalaşmıştı. Şu anda yoğun bakımdaydı ve cenaze töreni bitene kadar onu uyutmaya devam edeceklerdi. Uyanırsa kızını son kez görmek isteyecekti, bu yüzden cenaze merasimi bitene kadar uyanmamalıydı.

Bir cesedi görmek isteyecek biri de Karun'du. O da Defne'den sonra başka bir ölümle yüzleşemediği için şimdilik sorun yoktu. Şu ana kadar her şey planladığım gibi gidiyordu.

SAKA VE SANRIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin