on beşinci bölüm

44.8K 2.4K 175
                                    

Karşımda oturmuş telefonuyla ilgilenen Müge'yi izlerken sıkıldığımı hissediyordum. Yapacak hiçbir şey yoktu. Annem pazara diye çıkmış, muhtemelen şu an karşılaştığı biriyle yol ortasında konuşuyordu. Asaf çalışıyordu ve babam da işteydi.

Kardeşim vardı. Evde durmayan, mahallede top peşinde koşturan bir kardeşim.

"Sen buraya telefonla oynamaya mı geldin?" dedim Müge'ye ters ters bakmaya başladığımda. "Dizi bile açmıyorsun... Normalde saniye kaçırmazdın?"

Bakışları beni bulduğunda omuz silkti. "Şu an daha ilgi çekici bir konu var."

"Neymiş?" dedim meraksız bir halde. Belki onu dinlersem sıkıntım bir nebze olsun dinerdi.

Daha hava bile kararmamıştı, yapacak bir şey de olmayınca Müge bize gelmişti ve saatlerdir oturuyorduk.

"Bir oyuncuyla başka bir oyuncu dün gece bir mekandan çıkarken basılmış. Cidden basılmış bu arada çünkü kamerayı görünce şaşkına dönmüşler. Twitterda yazılanları okuyorum, olay cidden ya." Gülerek telefona baktı ama konuşmaya devam etti. "Adam başrol, kız da dizideki bir figüran. Öyle yanrollerden biri yani. Çok şaşırdım, hiç beklemezdim. Haber çıkmıştı bir ara ama yalandılar falan... Doğruymuş demek ki."

Burnum kırıştı anlattıklarından sonra. "Arkadaş olamazlar mı?"

"Değiller Işık, değiller." Üzüntüyle oflayıp kendi kendine konuşmaya başlamadan önce onu gülerek dinliyordum. "Asaf'ım ya, salak Asaf'ım. O Esra'da tam bir sinsi tipi var, ne diyeyim, geçmiş olsun eski kocama."

Gözlerimi kısıp kaşlarımı çattım. "Asaf?" dedim sorarcasına. "Asaf kim?"

"Kim olacak?" Telefonu koltuğa fırlattı. "Asaf Erdem. Ama bitti, sevmeyeceğim artık. Sevgilisi olana da yürüyemem, bana ters canım, yok yapamam."

"Asaf Erdem mi?" dedim alayla gülerken. "Saçmalama Müge."

O da kaşlarını çattı. "Saçmalıyor muyum ki?"

"Asaf'ın sevgilisi yok."

"E var demek ki," dedi tekrar telefonu aldığında. "Hem acaba sen Asaf Erdem'i nereden tanıyorsun da bilmiş bilmiş sevgilisi yok diyorsun?" Bir şeyler yaptı ve telefonunu benim oturduğum koltuğa fırlattı. "Al bak, dün geceden."

Neyime güveniyordum, bilmiyordum ama şüphesiz bir şekilde telefonu elime alıp açık olan ekrana baktım. Anlık olarak anlayamadım ama bir kadınla beraber kapıdan çıkan kişi kesinlikle, günlerdir fotoğraflarına aşina olduğum Asaf'tı. Yanında da daha önce sevgili olduklarına dair haberler gördüğüm Esra Yelkolan vardı. Asaf'ın eli, kadının belindeydi ve Asaf'ın değil ama kadının yüzünde şaşkın bir ifade vardı.

"Nereden belli olmuş sevgili oldukları?" diyerek inkar etmeye devam ettim.

Müge gözlerini devirdi. "Yarama tuz basıyorsun. Esra'ya sormuşlar işte aranızda ne var diye, gülüp susmuş sadece. Olmasa yok derdi, bir şey var ki susuyor." Arkasına yaslandı. "Neyse, boş ver. Onur da yakışıklı zaten."

"Onur kim?" dedim dalgınlıkla.

"O da diziden. Çok yakışıklı, dur sana göstereyim." Yanıma gelip koltuğa atladı, internette bir şeyler aratırken cebimde olan kendi telefonum titredi.

Asaf'ın sevgilisi var.

Gelen mesaja bakarken duraksadım. Bana sevgilim yok demişti, seni arkadaşım olarak görmüyorum da demişti ve bir anda ortaya sevgilisi çıkmıştı.

Ülke dışında bile tanınan bir adamdan ne beklemiştim ki? Kim olsa ilgiye yenilirdi ve belli ki Asaf da kendi sevgilisiyle yetinememişti.

Tazminat Ortağı; Eve geçiyorum ben

Tazminat Ortağı; Sen ne yaptın, işte misin?

Yazmamak istedim, belki sormam gerekirdi ama ortada bir fotoğraf ve reddedilmeyen bir gerçek varken neden hala diretecektim?

Işık; Sevgilin de yanında mı bari?

Cevabı gecikmedi. Ben bacağımı sallarken Müge, yanımda oturmuş Onur dediği adamı övüyordu.

Tazminat Ortağı; Sana neden ismimi söyledim ki ben?

Tazminat Ortağı; Herkes gibi sormadan sorgulamadan yargılayacak mısın Işık?

Işık; İsmini de sen söylemedin ki Asaf, ben kendim öğrendim

Işık; Adına yazılan haberlere bakmamı istemiyorsun, diziyi izlememi istemiyorsun

Işık; Farkında mısın bilmiyorum ama sürekli kaçıyorsun

Işık; Arkadaşız diyoruz yine de sen böyle davranmıyorsun

Işık; İsteğini kabul etmemi istedin, gittim salak gibi sana fotoğrafımı attım ona bile görüldü attın

Işık; Sevgilinin olması da umurumda değil ama varsa var demeyi öğren

Işık; Birileriyle öpüşmenle de ilgilenmiyorum, tüm dünyaya sergilediğin şeyi benden sakınmanı gerektirecek bir şey yok ortada

Işık; Sevgilin olduğunu söyleseydin seninle konuşmayı kesecek kadar geri kafalı değildim

Işık; Bir şeyleri direkt söyleyemiyorsun, konunun etrafında dolanmakla kalıyorsun ama ben de oturup bunları sana açıklamak istemiyorum

Işık; İyi dinlen, görüşürüz

ışık çevrimdışı.

Görüldü.

tazminat ortağı çevrimdışı.

🪁

tühoy

Tazminat Ortağı | texting Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin