Bölüm 15

6.9K 759 459
                                    

Şaşkın bakışlarım Khan'ın üzerindeyken aniden 'burada ne işin var' diye sormuştum.

Khan içeri geçmemizi işaret ettiğinde hızla içeri girdim. Esya yüzü gözü yaralı bir şekilde yatarken Azelya yanında oturuyor ve elini tutuyordu. Hızla yanına ilerlediğimde 'bu hal ne' demiştim aniden.

"Sen iyi misin?"

Esya baygın bakışlarıyla 'tabii ki iyiyim' dedi.

"Ölmedim daha."

Bakışlarım Khan'a döndüğünde bir şey söylemesi için bekliyordum. Yardımcısı Filia burada değildi.

"Uçurumdan düştü. Evine getirdim."

Kısa ve öz anlatış biçiminden sonra 'nasıl oldu' diye sordum.

"Maesle takışmışlar."

Kaşlarımı çatarken Esyaya döndüm.

"Seni uçurumdan mı attı? Kanatlarını niye kullanmadın?"

Esya göz devirdiğinde 'teki yaralandı' dedi.

"Düzgün uçamadım. Uçmaya çalıştıkça da oradan oraya savruldum."

Kaşlarımı çattığımda 'bu kanatlar çelik kadar kuvvetli demiştiniz' dedim. Birçok özel kanada güç uygulamıştı ancak kimse etki edememişti. Böyle söylendiğini hatırlıyordum.

"Öyle. Aptal Maes kurnazlık yaptı. Yanlışlıkla kendim yaraladım. Kanat başkasına karşı güçlü."

Derin bir nefes aldığımda 'neden kavga ettiniz' diye sordum.

"Sana bir şey mi yapmaya çalıştı? Onu gerçekten öldürmeliydim."

Esya şaşkınlıkla bakarken 'cidden Atalante' dedi.

"Benim için ağlayacak mısın?"

Bu alay dolu tavrıyla birlikte dayanamayarak güldüğünde göz devirdim. Benim de komiğime gitmişti ancak şu an ciddi bir şey konuşuyorduk. Ayrıca gülerken de zorlanıyordu. Biraz acı çektiği belliydi.

Azelya Esya'nın elini tutmaya devam ederken 'o adamı fena hırpalayacağım görürsün' dedi. Bakışlarımı onun üzerine diktiğimde bunu yapmayacağını vurguluyordum.

Tekrar Esyaya odaklandığımda 'kavga sebebi neydi' diye sordum. Hani herkesle barış yapıyordu bu adam? Esya ile yapmak istememiş miydi yani?

Esya anlamaz bir tavırla söze girdiğinde kollarımı bağladım.

"Geldi yanıma barış yapalım falan gibi şeyler söyledi. Ben de defolmasını söyledim. Aptal mıdır nedir ne barışı yapacaksam. Bana asılıyormuş gibi gelince de..."

Esya duraksadığında düşünüyor gibi başını kaldırdı.

"Saldırmış olabilirim."

Bıkkınlıkla nefesimi dışarı verdiğimde 'sana niye asılsın' dedim.

"Herkesle barış yapmak için konuşuyor."

Esya tek kaşını kaldırdığında 'niye asılmasın' dedi.

"Güzel ve kudretliyim."

Kaşlarım havalandığında Khan alayla güldü. Esya sert bakışlarını Khan'a çevirdiğinde 'neden gülüyorsun' diye sordu tehdit eder bir tavırla. Khan dudaklarını büzerek 'hiç' dediğinde Esya yattığı yerden doğruldu. Doğrulurken yüzünü buruşturmuştu.

ATALANTE 3 [TAMAMLANDI] Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin