Bölüm 17

6.4K 767 305
                                    

MEDYA LOUİS.
......


Lohga kapıda bizi beklerken Azrail'i kolundan tutarak durdurdum.

"Lohgaya kesiti soracağım. Kesitlerimle ilgili başka bir şey daha hatırladım. Kaçırıldığım vakit yaptığım bir büyü vardı. Hug diyordum büyüde. O büyüyü bugün bana Denver öğretmeye çalıştı."

Azrail kaşlarını çattığında konuşmama devam ettim.

"Ayrıca sen kendine, bir bağ kurmamız için uyarı yolluyordun."

Azrail yerinde kıpırdandığında başını olumlu anlamda salladı.

"Bağı kurduk."

Kaşlarımı çatılırken 'kurduk mu' diye sordum anlamamış bir şekilde.

"Nasıl kurduk?"

Azrail bir süre beklediğinde 'evlendik' dedi. Hayretle kaşlarım havalandığında sözlerine devam etti.

"Ayrıca evlilik bilekliğin de seni bulmamda yardımcı olacak."

Uzun bir süre sessizce bekleyerek Azrail'e baktığımda yanaklarımın içini ısırıyordum.

"Bu yüzden mi evlendik? Kaybolacağım diye."

Bu söylediğim gerçekten çok saçmaydı ama yine de aniden aklımdan bu düşünce geçmişti ve dilime dökülmüştü. Evlenmemiz için bir sebep de buydu sonuçta ve ben bunu bilmiyordum. Azrail ise bana bunu söylememişti. Belki de bu yüzden bozulmuştum.

Azrail şaşkınlıkla beklerken ne diyeceğini bilmiyor gibiydi. Sıkıntıyla nefesimi verdiğimde 'öyle olmadığını biliyorsun' dedi. Uzun bir süre daha Azrail'e baktığımda bir şey söylemeden 'her neyse' dedim fazla bozulmuş bir halde. Fazlasıyla canım sıkılmıştı. Bana söylemeliydi. Alınmam çok saçma olabilirdi ama alınmıştım işte. Duygularımı da her seferinde yönetemiyordum ya.

Binaya doğru ilerlerken Azrail kısa bir süre peşimden gelmedi. Şaşkınlıkla olduğu yere çivilenmişti sanki. Böyle bir tepki vereceğimi bilmiyordu elbette ama başında bana söylemeliydi. Üzerinde uzun bir zaman geçti, Azelya doğdu ve bunu ben yeni öğreniyordum. Canımı sıkan buydu.

Binaya vardığımda Azrail yanımda belirdi. Lohga gülümseyerek bana baktığında gülümsemesine karşılık verdim. Ona zıt davranarak bir şey kazanamazdım. Konumu önemliydi.

Lohga odayı değiştirmek için elini kaldırdığında onu durdurdum.

"Sormam gereken bir şey var."

Lohga başını yavaş bir şekilde salladığında 'dinliyorum Atalante' dedi.

"Kesitler izliyorum biliyorsun. Bu kesitlerde seninle konuşmam normal mi? Yani daha doğrusu seninle değil eski Lohga ile."

Lohga'nın aniden kaşları çatıldığında ki aniden olduğu için yüzüm düşmüştü başını tuhaf bir hareketle yana yatırdı.

"Eski Lohga mı?"

Normalde Lohga benim söylemlerine başlarken Lohga aniden eski Lohgayı kabul etmişti. Başımı olumlu anlamda salladığımda Lohga'nın bakışları uzun bir süre yere takılı kaldı. Fazlasıyla uzun bir süre geçtiği için ona seslendim. Elini kaldırarak susmamı işaret etti. Bu şekilde beklerken biriyle mi konuşuyordu? Tavırları bazen beni ürkütüyordu çünkü belirsizdi.

Lohga aniden başını bana çevirdiğinde yüzü ifadesizleşti.

"Sana ne söyledi?"

Kaşlarımı çatarak Lohgaya uzun bir süre baktığımda söylediğim için aniden pişman olmuş gibiydim. Çünkü bundan hiç hoşlanmamıştı.

ATALANTE 3 [TAMAMLANDI] Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin