Bölüm 28

5.7K 769 230
                                    

Medya PAUL.
.....

Duyduklarım gerçek miydi? Azelyayı getirdiklerini söylüyordu. Moneta benim kadar şaşırırken 'hemen gidelim' demişti. Hükümet binasına doğru koşarken Azelya'nın getirilmiş olması şaşkınlığı içerisindeydim. Öylece kaçırıp bırakmışlar mıydı yani? Bunu neden yapmış olabilirlerdi ki? Başka bir şey vardı.

Nefes nefese kalırken koşmaya devam ediyordum. Hükümet binasına yaklaştığımızda çok kalabalık olduğunu görmüştüm. Özellerin çoğu buradaydı. Gece bekçileri ve hatta ordunun bir kısmı da buradaydı. Esya oluşturdukları dairenin üstünde kanat çırpıyordu. Dairenin içine girdiğimde Azelyayı ve onu zincirlere bağlamış olan maskeli adamları görmüştüm. Azelyayı görmemle ona doğru koşarken Azelya da beni görmüş ve başını iki yana sallamıştı. Aniden geri savrulurken yediğim darbeyle midem bulanmıştı. Son anda yere çakılmaktan Azrail kurtarmıştı beni. Sıkıca tutarken 'sakin olmalısın' demişti.

"Şu an Azelyaya yaklaşamayız."

Kaşlarımı çatarken hızla yerden kalkmıştım. Telaşlı ve öfkeli bir şekilde söze girdiğimde okyanusun arkadan yükseldiğini de çok net görebiliyordum.

"Maskelileri öldürelim ve Azelyayı alalım bu kadar basit."

Maskeli adamlara doğru kılıcımı çektiğimde herkesin neden onlara saldırmadığını da düşünüyordum bir yandan. Şaya hızla önüme geçerek beni tuttuğunda 'yapma' dedi.

"Azelya'nın ruhunu kendilerinden birine bağlamışlar. Biri ölürse Azelya ölür."

Bakışlarımı Azelyaya çevirdiğimde gözlerini büyüterek başını tekrar iki yana salladı. Dudağını oynatarak sakin olmamı söylediğinde derin derin nefes alıyordum. Maskeli adamlardan biri 'nihayet Atalante de geldiğine göre' dedi duraksayarak. Bakışlarını gökyüzüne çevirdiğinde halka çizerek kanat çırpan Esyaya baktı. 

"Bizi buraya hapsetmen durumu değiştirmez özel Esya."

Öfkeyle kükrediğinde Azelya acı çekerek yere diz üstü çöktü.

"Kanat çırpmayı kes."

Azelya acıyla yüzünü ekşittiğinde adamlardan kimsenin acı çekmemesi garipti. Esya Azelya'nın acı çekmemesi için yere inmişti. Öfkesinden ve büyüsünden ötürü gözleri kanlanmış ve dudakları siyahlaşmıştı. Fiona Lacey'i tutarken Elka Abel'in hata yapmasını engelliyordu. İkisinin de yapacağı bir hata Azelyaya zarar getirebilirdi.

"Hiçbiri acı çekmiyor. Yalan söylüyorlar."

Maskeli adamlar bana döndüğünde her zaman konuşan adam konuştu.

"Aptal mı sandınız bizi? Ruhunu bağladığımız kişiyi getirecek değildik herhalde. Buradan sağ sağlim çıkıp yarına kadar dönmezsek adam öldürülecek. Dolayısıyla Azelya da."

Öne doğu bir adım attığımda 'ne istiyorsunuz' diye sormuştum.

"Nihayet asıl meseleye geldik."

Azrail fısıltıyla 'sadece biri konuşuyor' dedi.

"Diğerleri tanıdık olmalı."

Bakışlarını kalabalıkta gezdirirken 'çoğu özel yok' dedi. Esya öfkeyle söze girdi. Konuşurken dudaklarından sıçrayan kanlar gerçekten de ürkütücüydü.

"Bu mesele hallolduğunda sizi bulacağım. Ölmek için yalvarışlarınızı dinleyeceğim."

Maskeli adam Esyaya döndüğünde 'öyle mi' dedi.

ATALANTE 3 [TAMAMLANDI] Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin