Bölüm 31

5.8K 735 304
                                    

Dikkat bölümde Azrail için konulan gif vardır. Azrail karakterine bakmayanlar o gifi atlasınlar. 2. sıradaki giftir!

......

Gizli bölgeyi büyülü öge ile kapattığımda derin bir nefes almıştım. İki gün beklemek zor olmayacaktı. Hem güvendeydim hem de Rolo elimdeydi. Onu zincirlerle bağladığımız odaya ilerlediğimde burnundan akan kan yüzünde kurumuştu. Bana öyle kötü bakıyordu ki bir an aniden zincirleri çözecek ve bana saldıracak gibi hissetmiştim. Odadaki oturağa oturduğumda 'iki gün yalnız olacağız' dedim sakince.

"Sonra senin hakkındaki kararımı belirleyeceğim. Ancak artık kimse iyi niyetimi kullanamayacak, serbest kalmayacak."

Rolo olduğu yerde çırpınırken ayağı kalkmış ve kapıya doğru ilerlemiştim. Kapıyı örtmeden önce tekrar söze girdim.

"Yemeğini getirmek için tekrar geleceğim."

Kapıyı kapatarak arkadan kilitlediğimde derin bir nefes almıştım. Üstüm leş gibiydi. Ayrıca odaları gezerken yemeklerin depolandığı bir oda gözüme çarpmıştı. Etrafı sakince tekrar gezmeye başlamıştım. Birinden kaçmak ya da birini saklamak için muazzam bir yerdi. Ne zaman kurulmuştu ki burası?

İsmini hala bilmediğim o adama canımı borçluydum. Benimle işbirliği yapmasaydı bunları yapamazdım. Rolo'nun tek olduğunu söylemesi bile yetmişti. Her şeyi düzeltecektim.

Odaları gezerken yatak odalarından birkaç kıyafet almış ve banyoyu da bulduğumda suyun altına girerek temizlenmiştim. Özel kıyafetim pislik içindeydi. Su ile temizleyebildiğim kadar temizledikten sonra kuruması için bırakmıştım. Banyodan çıkarken derin bir nefes almış ve mutfağa ilerleyerek paketlenmiş yiyeceklerden açmış ve birkaç lokma tüketmiştim. Bu ıssız ve kapalı yer altında bunaldığımı hissetsem de tutsak olmadığım için daha rahat hissediyordum.

Rolo için de bir şeyler ayarladığımda yemeklerin yanına ıslak bir bez almış ve zincirlendiği odaya ilerlemiştim. Kapıyı açarak içeri girdiğimde hafif uyuklamış gibiydi. Sesten ötürü hemen gözlerini açmış ve o sert bakışlarını sunmaya devam etmişti. Bakışlarına aldanmayarak yanına yaklaştığımda ıslak bezle sertçe yüzünü temizlemiştim. Kan yüzünde kurulduğu için berbat görünüyordu ve bu şekilde yemek yemesi mide bulandırıcı olurdu.

Buna her ne kadar direnmeye çalışsa da ve bana kötü sözler sarf etse de yüzünü temizlemiştim. Burnuna aldığı hasardan ötürü dokunurken inlediğini duymuştum. Azrail'in öğrettiği büyü yolu ile acısını biraz azaltırken bunu bile hak etmediğini biliyordum. Yine de akıl sağlığı yerinde değildi ve yine sanırım merhamet ediyordum. Olmayan biriyle konuşması çok ürkütücüydü. Kate öldükten sonra nasıl yaşamıştı, neler yapmıştı bilmiyordum. Belki de o zamanlardan akıl sağlığı yitmişti ve ölürken de böyleydi. Sonra dirildiğinde bu şekilde devam etmişti. Bu şekilde olabileceğini düşünmüştüm.

Yemekten bir kaşık alarak ağzına uzattığımda dik dik bakıyordu. Ellerini çözecek ve ona yemesi için kaşığı tutturacak değildim. Bu büyük bir risk olurdu.

"Yemeğini ye yoksa iki güne açlıktan baygın düşersin."

Rolo çenesini sanki kıracakmışçasına sıkarken 'Kate ve ben bu yaptığının hesabını sana soracağız' demişti. Yine Kate'den bahsetmesi beni gererken başımı sallamıştım.

"Kate seni kullandıklarını söylemişti. Ayrıca sana bir şey yapmıyorum. Bana zarar vermemen için kilitledim seni. Kendimi koruyorum."

ATALANTE 3 [TAMAMLANDI] Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin