Bölüm 8

7.3K 777 182
                                    

Azrail'e tutunduğumda Elkaların evinin önüne geldik. Derin bir nefes aldığımda kapıyı tıklattım. Hareketlenme sesleri duyulduğunda kapıyı Abel açtı.

"Atalante? Hoş geldiniz."

Abel gülümseyerek içeri buyur ettiğinde gözü Azelyayı arıyordu. Onu soracağına adım kadar emindim.

"Azelya yok mu?"

Bingo!

Azrail nefesini dışarı sesli bir şekilde verdiğinde 'yok' dedi. Biraz sesi yüksek çıkmıştı. Abel başını eğdiğinde Azrail'e gözlerimi büyüterek baktım.

"Azelya, Esya ile birlikte Abel. Başka zaman onunla birlikte geliriz."

Abel gülümseyerek teşekkür ettiğinde Azrail gözlerini devirdi. O sırada Elka göründü.

"Atalante?"

Benza da göründüğünde içeri geçmemiz için işaret ettiler. Elkaya dönerek 'önce özel mi konuşsak Elka' diye sordum. Kaşlarını çattığında bir şeyler olduğunu anlamıştı. Benza ve Abel de anlık olarak kaşlarını çatmıştı.

"Tabii özel konuşalım."

Elka bana başka bir odayı işaret ettiğinde Azrail; Abel ve Benza ile birlikte oturma odasına ilerlemişlerdi. Elka ile odaya girdiğimizde kapıyı kapatmış ve derin bir nefes aldıktan sonra sessizce konuşmuştum.

"Binadan geliyorum. Yarın dirilecek olan özeli öğrendim."

Elka'nın suratı düşerken aniden telaşlanmıştı.

"Lütfen bana Maes olmadığını söyle."

Başımı olumlu anlamda sallarken 'maalesef o' dedim. Elka 'kahretsin' derken sesi yüksek çıkmıştı.

"Neden bu kadar erken ki?"

Odada sağa sola dönerken onu durdurdum.

"Diğerlerinin yanında söylemek istemedim Elka ancak Maes geliyor ve seni uyarmak zorundayım."

Elka duraksadığında gözleri dolu bir şekilde baktı.

"Benzayı öldüren Maesti Atalante. Yine ona zarar verecek."

Şaşkınlıkla beklediğimde bunu bilmiyordum. Kalbim aniden ağzımda atmaya başlamıştı sanki. Elka derin bir nefes aldığında 'onu öldürmek zorundayım' dedi.

"Başka kimse onun dirileceğini biliyor mu?"

"Bilmiyorum Elka ancak Lohga söylemiş olabilir. Sadece nerede ve ne zaman dirileceğini söylemiyor."

Elka kaşlarını çattığında 'ne demek söylemiyor' dedi.

"Ne alaka?"

Dudaklarımı büzerken 'bilmiyorum' dedim.

"Lohga eski Lohga değil. Tuhaf davranışları var. Savunmasız dirildikleri için onları koruyormuş."

Elka yerinde kıpırdandığında 'sana söylüyor ama değil mi' diye sordu. Başımı olumlu anlamda sallarken 'evet' dedim.

"Bana zamanı haber etmelisin. Maes'in yaşamasına izin veremem. Kimsenin ruhu duymadan bu işi hallederim. Sen, ben ve Azrail arasında bir sır olarak kalsın. Olur mu Atalante? Lütfen."

Elka'nın telaşlı ve kararlı hali beni de çok telaşlandırmıştı. Başımı olumlu anlamda salladığımda 'sakin ol' dedim.

"Buraya gelirken sakindim. Beni çok telaşlandırıyorsun."

ATALANTE 3 [TAMAMLANDI] Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin