Bölüm 52

5.8K 741 355
                                    

Kisor aleminden ayrılmadan önce Adraslara uğramıştım. Hermia orada olduğumun duyumu aldığında da hemen Menos ile birlikte gelmişti. Kızıl başların bulunduğu aleme gideceğimi ve bir arkadaşımı göreceğimi söylediğimde fena bir tavır yemiştim. Hermia başka yakın arkadaşlar yaparsam ortalığı ayağa kaldıracağını söylerken dayanamayarak gülüyordum. Bana yardımcı olduğunu ve kesitlerimde gördüğüm için merak ettiğimi söylemiştim. Azrail döndüğünden beri onlarla çok sık görüşememiştim. Sadece Hermia her gün evimize baskın düzenliyordu. 

Azrail'in Erastus'a ara sıra olan bakışlarını görsem de ilgilenmeyerek onlara ailemi buraya getireceğimi ve onlarla tanıştırmak istediğimi söylemiştim. Ecterine ve Adras çok heyecanlanırken bunun mükemmel olacağını söylemişlerdi. İki ailemin de birbirini artık tanıma vakti gelmişti. O anı görmek için sabırsızlanıyordum. 

Azrail ile birlikte oradan da ayrıldığımızda Azrail bizi benim götürmemi istedi. Başımı olumlu anlamda sallayarak derin bir nefes aldığımda 'hala daha kontrol edilmesi gereken bir güç' dedim.

"Alışacağımı biliyorum. Sadece değişimden hoşlanmıyorum."

"Değişimi gücü çok yoğun kullandığın için yaşıyorsun. Kontrol ettiğinde bu olmayacaktır."

Başımı tekrar salladığımda gözlerimi kapatarak Azrail'i tuttum. Kulağıma fısıltılar tekrar dolarken işe yaradığını biliyordum. Gitmek istediğim yeri düşünmek yetiyordu. Gözlerimi açarak Azrail'e baktığımda beni dikkatli bir şekilde inceliyordu. Değişim yaşadığımı biliyordum. Bulunduğumuz yer de değişmişti. Ayaklarım yere tekrar basarken tekrar derin bir nefes aldım. Eski halime dönüyor olmalıydım. Bakışlarımı sağa çevirdiğimde Hedyaların evi görünmüştü. Gülümseyerek 'burası' dediğimde Azrail'in elini tutarak o eve yöneldim. Çevredekiler bizi fark ettiklerinde garip bakışlar sergiliyorlardı. Çünkü görünüşümüzle buraya ait değildik. Yabancıydık.

Evin önüne geldiğimde kapıyı birkaç kez tıklatarak geriye doğru çekildim. Bir süre sonra Hedya kapıyı açtığında bana baktı. Kaşları çatık bir halde baştan aşağıya süzdüğünde 'buyrun kim için geldiniz' demişti. Başta şaşırsam da sonradan anlamıştım.

Hedya benim insan halimi görmüştü. Kisor halimi değil.

Bunu hatırlamamla birlikte güldüğümde 'benim Despina' dedim.

"Kisor bedenimle geldiğimi unuttum. Tanımaman normal."

Hedya şaşkınlıkla bana baktığında bakışları da yumuşamıştı. İnanmayarak 'Despina' dediğinde hızla sarıldı. Sarılmasına karşılık verdiğimde 'bu kadar geç geldiğim için üzgünüm' dedim.

"Çok şey yaşandı."

Hedya başını olumlu anlamda sallarken sarılmaya devam etmişti. Geriye çekildiğinde beni tekrar süzdü.

"Kisor halin daha sert görünüyor. "

Buna güldüğümde Hedya bakışlarını Azrail'e çevirdi.

"Yoksa o.."

Başımı olumlu anlamda salladığımda gülerek 'tanıştıracağımı söylemiştim' dedim. Hedya elini uzatarak Azrail ile tanıştığında beni gördüğü için çok mutluydu ancak gülümsemesi bile durgundu. Bir şeyler olmuş gibiydi.

"Annen nerede? Onu da görmek ve teşekkür etmek istiyorum. Zor anımda beni kolladınız."

Hedya'nın suratı aniden solduğunda gülümsemesi soldu. Derin bir şekilde yutkundu ve bakışları bende takılı kaldı.

ATALANTE 3 [TAMAMLANDI] Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin