Bölüm 2

8.7K 892 379
                                    

Medya Özel Moneta için.
........


Görüntüm değiştiğinde Chen'in bu kararlı hali bende merak duygusunu uyandırmıştı. Devamında ne olmuştu peki? Bunu nasıl öğrenebilirdim ki?

Hava henüz yeni aydınlanırken Şaya ve Chen yalnız başlarına bir tepedeydiler. Chen bir şeyler söylerken Şaya gülüyordu. Onlara doğru ilerlediğimde Şaya Chen'e sarıldı. İkisi de çok mutlu görünüyorlardı. Aralarında yaşanılan bu yanlış anlaşılmanın düzelmesini o kadar çok istiyordum ki. Bu ikisi için de büyük bir haksızlıktı.

Şaya Chenden ayrıldığında Chen Şayayı eğilerek öptü. O sırada Mindy kanatlarını çırparak yere indi. Şaya hızla Mindye döndüğünde biraz endişeli haliyle 'bir sorun mu var Mindy' diye sordu. Mindy bir şeyler söylediğinde Chen ne söylediğini sormuştu.

"Esya'nın yardıma ihtiyacı varmış."

"Ne yardımı?"

Mindy bir şeyler söylediğinde Şaya derin bir nefes alarak 'gitmeliyim' dedi. Mindy'e doğru ilerlediğinde sırtına bindi.

"Esya yine bir şeyler yapmadan gitmeliyim. Yine Louis'in bir parmağı olmalı."

Chen biraz sinirli ve fazlasıyla huzursuz haliyle nefesini sesli bir şekilde dışarı verdi. Şaya 'yine görüşürüz' diyerek Mindy'nin sırtında gökyüzüne yükseldi. Mindy kanatlarını çırparak yükseldiğinde Chen elleri belinde onların gidişini izlemişti. Kolle burada değildi. Anlaşılan baş başa kalmak istemişlerdi. Bu durumu yine Esya bozmuştu tabii ki.

Chen elini başını vururken 'yine olmadı işte' dedi kızgınlıkla. Cebinden çıkardığı bilekliğe uzunca bakarken 'yine benimle evlenmesini söyleyemedim' dedi. Bu beni şaşırtmamıştı ancak geçmişte hiçbir özel evlenmediği için Chen'in söylemine karşılık afallamıştım. Şaya bu izlediklerimi izliyor olsaydı ne halde olurdu acaba? Chen gerçekten de Şayayı çok seviyordu ve çoğu özel gibi değildi. Daha saf ve temiz görünüyordu. Onu öldürmem gerektiği düşüncesi içerisinde olduğum için kendimden utanıyordum. Bunu asla yapamazdım. Kimin ölüp kimin yaşayacağına ben karar veremezdim. Kendimde bu hakkı nasıl bulurdum?

Görüntüm tekrar değiştiğinde Abel'in haykırışına karşılık korkuyla geri adım attım. Bir yöne doğru hızla koştuğunda korkuyla peşine takıldım. O kadar hızlı koşuyordu ki bu durum kalbimin kulaklarımda atmasına sebep olmuştu. Abel okyanusa yaklaştığında hızla yere çöktü. Orada biri hareketsizce yatıyordu.

Daha hızlı koşarak nefes nefese yanlarına vardığımda bunun Azelya olduğunu gördüm. Nefes nefese bir halde korkuyla olanları izlerken Abel Azelyayı sertçe sarstı.

"Azelya!"

Azelyayı sarsmaya devam ederken bağırdı. Bir yandan ağlıyordu ancak neler olduğunu anlayamıyordum. Nefesini ve nabzını kontrol ettikten sonra onu sarsmaya devam etti.

"Kalen!"

Azelyayı kucağına alırken tekrar haykırdı.

"Kalen!"

Yardımcısını çağırıyordu. Bakışları telaşla bir yöne çevrildiğinde gözyaşlarının arasında konuştu.

"Atalanteye git hemen!"

Yardımcısı buradaydı ancak onu göremiyordum. Gölgenin türünden olduğu için onun gibi görünmezdi. Kalen gitmiş olmalıydı. Abel Azelyayı kucağında kaldırdığında bir yöne doğru koşmaya başladı. Azelya neden bu haldeydi? Bu kalbimin sıkışmasına sebep olmuştu. Onu nasıl koruyacaktım? Kesitler her zaman yaşanıyordu.

ATALANTE 3 [TAMAMLANDI] Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin