Bölüm 26

6.8K 830 302
                                    

Azrail, Elka ve ben Maes ve Paul'un sohbetini bölerek yanlarına yaklaşmıştık. Bizi gördüklerinde duraksamışlardı elbette. Paul tek kaşını kaldırarak beni baştan aşağıya süzdüğünde alayla gülmüştü. Köylerin yakılmasından ötürü fazlasıyla gergin ve sinirli olduğum için bu tavırlara şu an asla taviz veremezdim.

Azrail kaşlarını çattığında sert bir tonda konuştu.

"Köylerde çıkan yangından dolayı tüm özeller sorguya alınacak. Hükümet binasına geliyorsunuz."

Maes kaşlarını çattığında 'bizimle ne alakası var' demişti. Hepsi elbette aynı şeyi söyleyecekti.

Haberimiz yok. Bizimle ne alakası var.

Paul gülümseyerek ellerini birleştirdiğinde 'Atalante bu demek' demişti aşağılayıcı bir tonda. Özellikle bana bakarak 'bu' demesi sinirlerimi daha fazla germişti. Azrail'in de gerildiğini hissettiğimde hemen söze girdim. Paul'a iğrenirmiş gibi baktıktan sonra Elkaya döndüm.

"Paul bu mu?"

Onu elbette görmüştüm kesitlerimde. Ancak beni küçük düşürmeye çalışmasından hoşlanmamıştım. Elka tavrıma karşılık güldüğünde 'bu' demişti. Azrail de alayla gülerken 'fazla çelimsiz görünüyor' demişti.

Paul fazlasıyla sinirlendiğinde tek kaşımı kaldırarak ona doğru bir adım atmıştım.

"Tanışma faslını sonra gerçekleştiririz. Şimdi tüm özeller hükümet binasına gelecek."

Maes tekrar onunla bir ilgisi olmadığını söylediğinde son kez söze girdim. Zaten bakışlarını da Elkadan ayıramıyordu. Elka'nın bu durumdan rahatsızlığını görebiliyordum.

"Bir ilginiz olup olmadığını sormuyorum. Herkes hükümet binasında olacak diyorum. Şimdi kendi iradenizle mi gelirsiniz yoksa biz mi götürelim?"

Paul'un yardımcısı Yolande hırlamaya başladığında Azrail bakışlarını ona çevirerek 'sözlerine dikkat etsen iyi olur' demişti. Biz duyamasak da bir şey demiş olmalıydı. Paul ve Yolande buna şaşırdığında Azrail öne çıkarak Maes'i ve Paul'u aniden tuttu. Ortadan kaybolduklarında Yolande daha fazla şaşırdı. Atağa geçmeye hazırlandığında Elka elini kaldırdı.

"Deneme bile Yolande. Senin zararına olur. Kişisel bir durum yok. Herkes sorgu için alınıyor."

Yolande öfkeli tavrına devam etse de geri adım atmıştı. Madora'nın bakışları Elkada iken ondan hoşlanmadığını çok rahat görebiliyordum. Maes'in yardımcısı olduğu için bu durum beni şaşırtmıyordu.

Azrail kısa bir süre sonra geldiğinde Yolande ve Madoraya kendisine yaklaşmalarını söylemişti. İkisinin de yapabileceği bir şey yoktu. Özelleri oradayken gelmemeleri de saçma olurdu zaten. Azrail'e yaklaştıklarında Azrail tekrar kısa bir süre ortadan kayboldu.

Aklım bir yandan Azelyadaydı. Öyle aniden gitmekte haklıydı belki de. Azrail'in geçmişte nasıl biri olduğunu duyduğumda her ne kadar gitmek istesem de geçmişti. Geçmiş yüzünden ona bunu yapmak çok zalimce olurdu. Yine de anlatılanları sindirmekte zorlanıyordum. Bunu dışa ne kadar yansıtmıyor olsam da içten içe rahatsız olmuştum. Kendime sürekli geçmişi kurcalama diyordum. O seninle değişti ve önemli olan bu. Biz birdik. Başından beri bağlıydık. Kutudan çıktığı ilk vakitte bile aramızdaki bağı hissediyordum. Özeller ve yardımcıları ölene kadar birlikte kalırdı. Biz bundan çok daha fazlası olmuştuk. Geçmiş yüzünden bunu parçalayamazdım. Azrail'e de yapamazdım bunu. Ona büyük bir haksızlık olurdu.

Azrail kısa bir süre sonra geldiğinde 'tüm özeller toplandı' demişti. Başımı olumlu anlamda salladığımda 'gidelim' demiştim.

ATALANTE 3 [TAMAMLANDI] Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin