Bölüm 43

5.7K 792 805
                                    

Medya Şaya için dövüş sahnesi olarak hayal edebilirsiniz. Aşırı aşırı iyi bir sahne. Mutlaka izleyin.

.......

Şaya'nın götürülmesiyle birlikte Chen'in bağırışı tüm alanı sarmış olsa da Louis buna son vererek Chen'i bayıltana kadar ona vurmuştu. O kadar hırslıydı ki Chen'in de onun elinde tekrar öldürüleceğini çok iyi anlamıştım. İkinci kez onun ellerinde ölecek gibiydi ve bu Chen için çok gurur kırıcı görünüyordu. Onun için üzüldüğümü hissetmiştim. Bakışlarım Esyaya döndüğünde Şaya'nın götürülmesiyle gözlerinde bu sefer gerçek korkuyu görmüştüm. Kendini gizleyen ve duygularının yansımasına asla izin vermeyen Esya bu sefer hiç bunu gizlemeden korkuyla gözümün içine bakıyordu. Herkes korkuyla gözümün içine bakıyordu. Başından beri onlara destekçi olmaya çalıştığım içindi bu belki de ama ne yapabilirdim ki? Ellerim, ayaklarım bağlı olmasa bile ne yapabilirdim ki? Bana bir şey yapmamı bekliyorlarmış gibi bakmalarını istemiyordum. Çünkü hiçbir şey yapamazdım. Umudumu da kesmiştim. Tek isteğim izden kastettikleri şeyin Azrail'e ait olmamasıydı ve buradan gitmiş olmalarıydı.

Chen yerde yüzü kan içinde yatarken bakışlarımı çoktan Esyadan da çekmiştim. Denver fısıltıyla tekrar konuştuğunda ona bakmamaya çalıştım. Fısıldaşmamız sorun çıkartabilirdi.

"Atalante ne yapacağız?" 

Başımı iki yana salladığımda 'bilmiyorum' dedim.

"Sanırım sadece öleceğiz."

Denver bir süre suratıma bakarken ona bakmamaya devam ediyordum.

"Özeller hakkında söylediklerin gerçek miydi?"

Başımı tekrar iki yana sallarken 'hayır' demiştim.

"Yine de doğru yanları var."

Denver önüne döndüğünde Elkada hareketlenme yaşanınca Maes onu sıkıca tutarak bakışlarını Louis'e çevirdi. Louis kaşlarını çatarak Elkaya baktığında Elka titreyen vücuduyla gözlerini açtı. Benza ve Abel hareketlenirken Louis, Rory'e Abel'i susturmasını söyledi. Rory mecburiyetten ötürü Abelin susması için ağzını kapattırdığında Abel kıpkırmızı kesilmişti. Azelya'nın ve Hector'ün burada olmaması iyiydi. Hector okyanusta olmalıydı. Javed bundan bahsetmemişti ancak onun da bizim tarafımızda olduğunu görebiliyordum. Onu korumaya çalışıyor olmalıydı. Bahsettikleri iz Hectorden olabilir miydi? O da aranıyordu.

Elka oturur pozisyona geçerken çok üşüyormuş gibi titriyordu. Bakışlarını etrafına çevirdiğinde Fiona ile göz göze geldi. Titreyerek ellerine baktığında yüzüne dokundu. Aniden ağlamaya başladığında etrafına tekrar bakındı. Maes onu sıkıca tutarken sakin olmasını söylüyordu. Sorun şuydu ki Elka tutsak olduğumuzu anlayamadan kendindeki değişimi fark etmişti ve sinir krizi geçirmeye başlamıştı. Moneta sakin olmasını söylerken Fiona korkuyla bakışlarını bana çevirdi. Gözleri dolu bir şekilde bakarken kendini suçladığını biliyordum ancak ne önemi vardı ki? Zaten ölecektik. Elka belki götürülecekti ama bu ölmekten de beter olacaktı onun için.

Elka ağladıkça vücudundaki ateş yarıkları büyürken aniden havalanmış ve ayakları yere basmazken bağırmıştı. Sanki içindeki ateş ona acı veriyor gibiydi. Dedikleri gibi özelliği ateşe karşı koyuyordu ancak onun da canını yakıyor gibiydi. 

Aniden Elka'nın bakışları herkeste dolaşırken nihayet durumu fark etmişti. Louis Elka'nın tutulması için ordudan birkaç kişiyi harekete geçirdiğinde Elka öfkeyle bağırmıştı. Büyük bir patlama yaşanmış gibi ateş Elkadan etrafa yayıldığında geriye doğru savrulmuş ve yerde sürüklenmiştim. Ellerim bağlı olduğu için doğrulmakta zorlanırken koluma değen ateşin bedenimde yanık oluşturması canımı yakmıştı. Acıyla inlerken koluma bakmıştım. Elka resmen etrafına ateş püskürtmüştü. 

ATALANTE 3 [TAMAMLANDI] Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin