Bölüm 51

6.5K 820 401
                                    

Tam bir hafta.

Koskoca bir hafta boyunca evden gerekmedikçe çıkmamış ve Azrail'in yanında beklemiştim. Gücünü toplaması uzun sürecekti lakin ona elimden geldiğince yardım ediyordum. Lacey de yavaş yavaş toparlanıyordu ve Azelya asla yanından ayrılmıyordu. 

Tek hükümette birleşen halkın yönetimini bu süreçte Adras yönetmeye devam etmişti. Ön planda benim olduğum sanılsa da çoğu yük onun üzerindeydi. Önemli bir konu olmadığı sürece karar verme yetkisine sahip olduğunu hükümet binasına duyurmuştum. 

Sağlık binasının yönetiminde olan Jina'nın ölüm haberini de almıştım. Yaşından ötürü bazı sağlık sorunları olduğunu söylemişlerdi. Bu durum beni üzmüştü çünkü onu en son erkek özellerle olan savaşta görmüştüm. Hizmeti çok büyüktü ve bir vedayı da hak ediyordu lakin olmamıştı. Sağlık binasının yönetimi tek başına Shelley'e kaldığı için fazlasıyla zorlanıyordu. Adras'a tek başına idare edemediğini söylemişti bana söylenene göre. Bu yüzden Ecterine de yönetime katılmıştı. Shelley cerrahi bölümün eğitiminden ve yönetiminden sorumluyken Ecterine diğer tarafa bakacaktı. İdare edebileceklerini düşünüyordum çünkü Ecterine'nin bir geçmişi vardı zaten.

Adras ve ailesi kendi evine tamamen yerleşmiş olsalar da düzenli olarak bir şeye ihtiyacım var mı diye sormak için gelmişlerdi. Çoğu şeyi yapabilecek güce sahip olsam da desteklerini hiç çekmemişlerdi. Adonis ile olan soğuk bağım tamamen yerini sıcaklığa bırakmıştı. Onun artık bana karşı tamamen dost tavrında olduğundan emin ve rahattım. Azelya ile de samimiyeti kurmuştu ayrıca. Erastus ise tamamen soğuktu. Bunu kendime dahi söylemek istemesem de bana karşı olan hisleri geçmemişti. Bu durumun aramızı bozmasını istemiyordum ama fazlasıyla soğuk ve uzaktık çünkü o da ben de artık şundan tamamen emindik ki benim kalbim tamamen Azrail'e aitti.

Dimitri ailesinin dönmüş olmasının mutluluğuyla kabuğundan çıkmış gibiydi. Onu fazlasıyla mutlu ve neşeli görüyordum. Ordu komutanlığına da devam ediyordu. Orduyu ona emanet edecek kadar güveniyordum. Aksi bir durum olmayacaktı elbette ancak olsa bile artık hiçbiri karşımda duramazdı bunu biliyordum. 

Hermia istinasız her gün geliyordu. Değişen halime rağmen beni yalnız bırakmamış ve zor zamanımda yanımda olmuştu. Her gün geldiği gibi duyduğu olayları da anlatıyordu. Özelleri dönüşümden sonra bir kere görmüştüm. Bu yüzden ne yapıyorlardı Hermia sayesinde biliyordum. Hermia'nın söylediğinde göre Moneta zamanını ormanda Holt'un yanında geçiriyordu. Hermia ile karşılaştığı bir vakitte ise tüm özelleri davet edeceğini ancak Azrail ve Lacey'in toparlanmasını beklediğini söylemişti. Ayrıca Hermia bütün özellerin benimle görüşmekten çekindiğini düşünüyordu. Haklı olabilirdi. Bunu yadırgamıyordum.

Yaşadığım değişimden ötürü bu mu olmalıydı peki? 

Her zaman yanlarında olmuştum zaten. Bendeki eski samimiyeti tekrar görene kadar benden çekineceklerdi biliyordum. Zamanla her şey yoluna girecekti. Sadece biraz zamana ihtiyacımız vardı. 

Corentin, Adrasların gelişini biz gittikten sonra öğrenmişti. Hermia'nın söylediğine göre Erastus ile sarılmışlardı. Aralarındaki sorun zamanında ben olduğum için şu anda bir sorun olmaması normaldi çünkü artık aralarındaki sorun ben olamazdım. Fiona bebeği ile meşgul olurken Sayn halkı çoğu zaman onun yanına uğruyordu. Yine de Fiona bunun yanlış anlaşılmamasını istediği için Sayn halkına bir sorunları olduğunda hükümete bildirmelerini söylemişti. Bu tavrı elbette hoşuma gitmişti. Bu konudaki ciddiyetimin farkındalardı. Özeller tamamen kendi hayatlarına yönelmişlerdi. 

Gece bekçileri Esya ile olan bağını kopararak tamamen hükümete katılmışlardı. Hermia'nın anlattığına göre ise Khan ile hiç ayrılmıyorlardı. Şaya, Esya ile birlikte kaldığı evine de dönmüştü. Esya ve Chen'in arası da gayet iyi durumdaydı. Hermia'nın söylediğine göre dördü beraber de vakit geçiriyorlardı. Yine de Esya'nın her şeyi bozabileceğini de söylemişti.

ATALANTE 3 [TAMAMLANDI] Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin