"Terbiyesizler!"

9.1K 481 48
                                    

Selam civcivleriim! Evet, bugün moralim bir hayli bozuldu. 4N1K'nın hevesiyle üç tane D&R gezdik ve sonuç hüsran. Evet, o kadar video çekeriz, çok eğleneceğiz diye yaptığımız planların hepsi elimiz de patladı. Ve zaten okul saatlerimizden dolayı baya uykumuz vardı. Üstüne bir de çantamız ağırdı. Neyse, sonuç olarak bugün hüsranla sonuçlandı. Ama o 4N1K'yı alacağım kararlıyım!

Bugün ki bölüme gelirsek eğer, çok tatlış oldu. Yani bence. Buğra biraz akıllanmaya başlıyor, Gökçe'yle Murat gene terbiyesiz, Gece'yle Tunç gene çok sevimli falan. Sonra, Gökhan gene kıskanç.

Bir de uzun zamandır aramız da bulunmayan Umay birazcık ortaya çıktı :D Bir sonra ki bölüm de Umay'a daha fazla yer ayırmayı planlıyorum hadi hayırlısı :D

Medya: Gökçe'yle Murat temsili. (Berk'in çektiği fotoğraf.)

-Üzüntülü yazarınız.


GÖKSU

"Sarı civcivim valla çok yorgunum." Dedi Gökcan Abim. Gökhan Abime baktığımdaysa o çoktan uyumuştu. Bir ümit Giray Abime baktım o da ortalıklar da yoktu.

"Ya Gökcan Abi, Buğra Abim var bak. Murat, Tunç, Aras ve Berk var." Dediğim de Buğra'nın kaşları çatıldı. Niye triplere girdi bu lanet?

"Abi?" dedi Buğra hala kaşları çatıkken. Gökcan Abim oturduğu yer de dikleşti ve,

"Abi tabii ki Buğra. Ne bekliyordun?" dedi. Eğer, Buğra'yla bir gün aramız da bir şeyler olursa bunlar yüzünden hemen bitecek. Buna eminim.

"Neyse, gidin bari. Zaten birkaç gün sonra döneceğiz. Son günlerinizin tadını çıkarın. Buğra, Göksu sana emanet. Dikkatli bak kardeşine." Dedi Gökcan Abim. Buğra kafasını salladı.

"Tunç, Gece sana. Murat, Gökçe de sana. Aras sen de aralarında ki en ufak yakınlaşma da tekme tokat dalıyorsun." Dedi Gökcan Abim. Gözlerimi devirmeden edemedim. Bir şey demeden hazırlanmaya çıktım. Odama çıktıktan sonra üstüme hemen normal bir tayt ve üstüne kırmızı tişört giydim. Hunharca zıplayarak aşağıya indim. Kızlar da hazırdı ve bizi bekliyorlardı.

"Gene hızlı geldi." Dedi Gökçe gülerekten. Ben de kahkaha attım ve içeriye gittim. Gökcan Abim koltukta uyumuştu ve muhtemelen Gökçe üzerine battaniye örtmüştü. Neyse ne. Telefonumu aldıktan sonra terliklerimi giydim. Kapıya çıktıktan sonra sahile gittik. Altı kişi vardı.

Gidip yanlarına oturduk. Didem'in de orada olduğunu görünce moralim bozulmadan edemedim. Çünkü, Buğra'ya bakıp öyle bir gülümsedi ki. Hala aşık gibiydi. Bilmiyorum. Buğra'nın suratına baktığım da o da hafifçe Didem'e bakıp gülümsemişti. Yutkundum ve kenara oturdum.

Daha sonra orda ki kızların bizimkilere baktığını görünce suratımı buruşturdum. Muhtemelen, kızlar kavga çıkaracaktı gecenin sonun da.

"Ben Sude, şu Seda kardeşim, bu Önder ve Ceyhun." Dedi adının yeni öğrendiğim Sude. Suratına bakıp kusma isteğim geldi. Çünkü saçını sarıya boyamış ve dip boyası gelmişti. Hani baya baya.

"Şişe çevirmece oynayalım!" dedi ve güldü Seda.

"Ateş?" dediğim de yapmacık bir şekilde sırıttı ve,

"Şu kenara geçeriz." Dedi. Daha sonra fikri onaylanınca oflaya puflaya kenara geçtik. Daha sonra şişeyi çevirdiğin de Önder ve Murat arasın da takıldı.

"Doğruluk mu cesaretlilik mi?" dedi Önder. Murat sırıttı ve,

"Cesaret." Dedi. Ne yaptıracaklar cidden çok merak ediyorum ya.

3GHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin