24-Hindi Kapama

3.6K 376 180
                                    


"Yemin ederim ben bir şey yapmadım, evime gitmek istiyorum."

Jongin ağlayarak konuştuğunda karşısındaki memur derin bir nefes alarak şakaklarını ovdu.

"Japonca konuş kedi çocuk, ne dediğini anlamıyorum."

Japonca konuşmak kolay değildi. Jongin sabah apar topar önce hastahaneye daha sonra polis merkezine getirildiğinden beri ne yaşadığının ayırdına varamıyordu. Adını soran memurlara verecek cevap bile bulamamıştı. Her şeyi unutmuş gibi hissediyordu.

"Yemin ederim ben suçsuzum."

Esmer olan masaya yaslanmış ağlamaya devam ederken içeri Sana girdi, masaya bir bardak su bıraktı.

"Şunu iç Jongin ve ağlamayı bırak tamam mı? Kimse sana Mina'yı öldürdün falan demiyor, Tanrım! Sadece ifade vermeye geldik!"

Jongin ağlamayı bırakıp su içti birkaç yudum.

"Bizi hapise atacaklar. Orada öleceğiz!"

"Kes şunu, ifademizi verip gideceğiz. Biz bir şey yapmadık ki hapise girelim, değil mi? Sakin ol artık."

Memur masadan kalkıp geniş odanın arka taraflarına ilerlediğinde Sana arkadaşının kolunu tutup onu kendine doğru çekti.

"Böyle ağlayarak bir yere varamazsın Wu Jongin! Sehun'u ara, seni alsın."

Jongin duyduğu isimle dehşete düşüp kolunu geri çekti.

"Sehun hapisten daha mı iyi sanıyorsun? Bacaklarımı kıracak, mahvedecek beni. Bırak da rahatça ağlayayım!"

Sana gözlerini devirip sandalyesine yaslandı. Sabahtan beri o kadar çok duygu değişimi yaşamıştı ki, her an bir yere yığılacakmış gibi yorgundu.

"Sehun ne derse desin haklı. Gitmeyecektik oraya. Babamlara da söyler kesin."

"Söylemez, kur yap biraz. Kuyruğunu falan kullan ne bileyim."

Jongin aniden toparlanıp arkadaşına dik dik bakmaya başladı.

"Ne demek kuyruğunu kullan? Ne dediğinin farkında mısın sen?"

"Ne dediğimin de farkındayım, sizin ne haltlar yediğinizin de. Benden sevgilini saklamanın cezasını da buranın çıkışına saklıyorum."

"Yok öyle bir şey!"

"Bal gibi de var. Şimdi ara sevgilini çabuk!"

"Sen ne yapacaksın?"

"Hiçbir şey. Zaten reşitim. İfademi verip çıkacağım."

"Ben de reşitim, ben de çıkarım. Sehun'un bilmesine gerek yok!"

Sana gözlerini kısarak elindeki kağıdı parçalamaya çalıştı.

"Reşitsin ama yabancısın, aynı zamanda cesedi de sen buldun. Sehun gelse senin açından daha iyi olur."

Jongin yüzünü buruşturarak karnını tuttu. Kulakları geriye yatmış, gözlerinin tüm parlaklığı sönmüştü.

"Ceset deme, kaldıramıyorum ahh! Mina nasıl ölür?!"

Sana da olanlara hala inanamıyordu. Biraz da şokun etkisiyle soğukkanlı davranıyordu. İkisinin de asıl endişesi Taemin'di. Onun sorgusu hala devam ediyordu.

*******

"Aradın mı Sehun'u?"

"Aradım, yolda şu an."

Jongin oturduğu sandalyeye biraz daha sinip iç çekti. Ev arkadaşının nişanlısı ölmüştü ve onu bulan kendisiydi. Yetmemiş gibi sabahtan beri emniyetteydi ve sorgu sırası ne hikmetse bir türlü kendisine gelmiyordu. Sehun gelince her şeyin daha kötü bir hal alacağından tamamen emindi.

Hello Kitty//SekaiHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin