35-Birinci Ay

446 27 5


Multimedya: Devrim Cantekin

Selam:)

Bu kadar hızlı bölüm geleceğini tahmin ediyor muydunuz? Artık yaz tatiline gireceğimize göre sık sık bölüm atacağım.

Size sormak istediğim bir kaç durum var.

Sizce Beste pes etti mi?

Serhanla Berenin arasında sizce ne olacak?

Burçin karnında ki çocuğu doğuracak mı?

Tahminlerinizi oldukça merak ediyorum.

Keyifli okumalar...

-

ASEL AKINER

Mutlu olmaktan korkuyordum.

Şuan ki mutluluğumun bozulmasından korkuyordum.

Önümüze tekrar engellerin çıkmasından ve bu engelleri aşarken aramızda ki her şeyin bitmesinden korkuyordum.

Korkak bir kız çocuğu olmak yerine cesur olmam lazımdı.

Devrim, arabayı durdurduğunda başımı kaldırdım ve Devrime baktım. Hevesle "Geldik mi?" diye sordum.

"Çok az kaldı." dedi. "Yolculuğumuzun geri kalanına arabasız devam edeceğiz."

Kafamı salladım. Şimdi nereye gideceğimiİ daha fazla merak etmeye başlamıştım.

Arabadan indikten sonra arabanın bagajından bavullarımızı aldık. Sırt çantamı sırtıma geçirdim. Devrimi elini uzattığında hiç düşünmeden elini tuttum.

Parmaklarını, parmaklarımın arasına geçirdi. Kendi kendime gülümsedim.

"Burası neresi?" diye sordum.

"Bostancı." dedi. "Daha önce hiç gelmedin mi?"

"Hayır, sadece Taksimi ve Bebeği gezmiştim."

"Ben bir kaç ay İstanbulda yaşamıştım."

"Bilmiyordum."

Omuz silkti ve dudaklarını yukarıya doğru kıvırdı. "Nereden bileceksin ki? Berenin bile bildiğini sanmıyorum."

Gülümsedim. Ben onun hakkında neden bir şey bilmiyordum? Bu kendimi kötü hissetmeme sebep oldu.

"Artık sana nereye gideceğimizi söylesem iyi olacak." dedi. Bostancı da vapurların kalktığı yere geldiğimizde az çok nereye gideceğimizi anlamıştım. "Büyükadaya gidiyoruz."

Heyecanla "Gerçekten mi?" dedim ve Devrimin boynuna atladım. "Çok teşekkür ederim. Adaları çok merak ediyordum."

Devrimin elini belimde hissetim. Sarılmamız bittikten sonra Büyükadaya iki tane bilet aldık. Vapura bindik ve en yukarı da ki banklara yerleştik.

Annem ve babam gençliklerinde ada maceralarını bana anlatıp dururlardı. Adaları o kadar çok görmek isterdim ki fakat bir türlü İstanbula gelmeye fırsat bulamamıştım.

Kırk dakika sessiz bir yolculuğun ardından nihayet Büyükadaya varmıştık. Devrim oldukça yorgun gözüküyordu. Kaç saatirden beri arabaya kullanıyordu ve uykusu geldiğine emindim.

Bavullarımızla birlikte vapurdan indikten sonra Devrimin elini tuttum. "Birazdan güneş batacağı için bugün odaya yerleşelim ve güzel bir yemek yiyelim diyorum." dedi Devrim.

"Olur."

"Yarın da erkenden kalkar Büyükadayı dolaşırız." kafamı salladım.

Büyükadada kalacağımız otele geldiğimiz de duvara yaslandım ve derin nefesler almaya başladım.

OLANAKSIZ  #wattys2019Read this story for FREE!