32-Gökyüzü

408 28 8

Multimedya: Asel ve Devrim :)

Keyifli okumalar...

-

Hayatınız da bazen asla kaybetmek istemeyeceğiniz insanlar olur. Bir gün Tanrının onu sizden alacağınızı bilerek yaşarsınız. Kaybetmek istemezsiniz ama bir gün gideceğini bilirsiniz.

Belki bencillik ediyordum ama ben daha bu dünyaya alışamadan beni bırakıp gidemezdi. Buna inanmıyordum. Gittiğine inanamıyordum.

Gözlerimi yavaşça aralamaya çalıştığım da keskin flöresan gözlerimi zar zor açmama sebep oldu. Etrafımı incelediğimde, Devrimin yanımda duran gri koltukta oturduğunu gördüm. Başını ellerinin arasına saklamıştı ve yüzünü göremiyordum.

Bir yandan Devrimle aramız da ki tartışma aklıma geliyordu. Onun ihanetiyle tüm kalbim sarsılmıştı adeta. Sevdiğim adamın bana bunu nasıl yapabileceği düşünüyordum.

Devrim kafasını kaldırdı ve göz göze geldik. Soğuk bakışlarımı üzerinde gezdirdim.

Ruhumun yaralı olduğunu biliyordum. Kalbimin sarsıldığını ve binlerce parçalara ayrıldığını biliyorum. Onunla neden her şey güzel gitmiyordu? Neden hiç bir şey rayına oturmuyordu?

"Uyanmışsın ufaklık." dedi endişeli bir ses tonuyla. "İyi misin?"

Ona cevap vermedim ve bakışlarımı ondan çektim. Yatakta doğrulduğum an Devrim hızla ayaklandı. "Ne yapıyorsun?"

"Anneannemi görmem lazım." dedim kısık sesimle.

Devrim omzumdan tuttu ve beni yatağa geri yatırdı. "Hayır Asel, dinlenmelisin." dedi sert sesiyle.

Kaşlarımı çattım. "Seni dinleyecek değilim!" dedim.

"Dinleyeceksin."

"Dinlemeyeceğim." diye bağırdım. "Anneanneme gideceğim diyorsam, gideceğim."

"Asel onu götürdüler." dediğinde bir an olsun affaladım. "Nere-nereye?" sesimin titremesine engel olamamıştım.

"Cenazesi bu sabahtı Asel." dedi ve elini saçlarıma geçirdi. "Çok üzgünüm."

"Ben ne kadardır uyuyorum?"

"İki gün ufaklık." dedi.

Cenazesini kaçırmış mıydım? Onu son kez göremeyecek miydim? Onu bir daha göremeyecek miydim?

Göz yaşlarım yanaklarımdan akmaya başladığında "Eve gitmek istiyorum!" dedim. "Beni eve götür."

-

Kafamı yastığa daha fazla gömdüm ve göz yaşlarımın akmasına izin verdim.

Anneannemi son kez görememiştim. Çocukluğumdan beri en yakın dostumu görememiştim. Hayatım da bir babama bir de anneanneme fazla bağlı bir çocuk olmuştum.

Babam benim kahramanımdı.

Anneannem ise en yakın dostum.

Birinci sınıfa giderken, sınıfımdan bir çocuk beni sevdiğini söylemişti. O gün eve kafamdan bir milyon tane soruyla gelmiştim. Anneme gitmek yerine anneanneme gitmiştim. 'Sevmek' kelimesinin tam olarak ne anlama geldiğini bilmeyen bir çocuktum. O gün anneannem bana 'sevmek' kelimesini anlattı. Nasıl sevildiğini, nasıl sevdiğini anlattı. Aslında brinci sınıfa giden bir çocuk ne anlardı ki bu anlattıklarından? Ama ben anlamıştım. Öyle güzel anlamıştım ki.

Şimdi anneannem burada olsaydı ona ilk soracağım şey 'aşk' olurdu. Sahiden onun canını da bu kadar yakmış mıydı bu aşk?

Bu aşk, onu kavurmuş muydu alevler içinde?

OLANAKSIZ  #wattys2019Read this story for FREE!