22•Sevmiştim

548 26 2

Multimedya:BURÇİN MERCAN

KEYİFLİ OKUMALAR

-

BURÇİN MERCAN

"Keşke sende burada olsaydın Burçin." dedi Asel. "Keşke..."

Beren bana öpücük attı ve "Biz şimdi kapatıyoruz. Kahvaltıya ineceğiz." dedi. Kafamı salladım. 'görüşürüz' dedikten sonra telefonu kapattık.

Onları çok özlemiştim. Neden benim gitmeme izin vermediklerini anlayamıyordum. Babam ve annem daha önce böyle bir huysuzluk yapmamıştı. Sonuç da ben yetişkin biriydim. Şuan onların yanında olmak için neler vermezdim.

Annem aniden odama dalınca sakin bir tavırla annemi inceledim. "Burçin sana bir haberim var. Senin mutlu olacağın bir şey."

Heyecanlanmaya başlıyordum. "Söyle anne."

"Yarın sabah erkenden Asellerin yanına gitmene izin vereceğiz."

Hızla ayağa kalktım ve sevinçle ellerimi çırptım. "Gerçekten mi?"

Annem gülümsedi. "Evet." dedi. "Ama bir şartımız var. Bu akşam babanın iş yemeğine bizimle geleceksin."

Yüzümü buruşturdum. "Ama iş yemeklerinden nefret ettiğimi biliyorsun."

Babam Mercan Holdingin sahibiydi ve yakın zamanda şirketin başına beni geçirmek istiyordu fakat ben bunda hala kararsızdım. Koskocaman şirketi nasıl yönetebilirdim ki ben?"

"Biliyorum fakat bu çok önemli bir iş yemeği olacak."

Kaşlarımı çatarak "Nasıl önemli?" diye sordum.

Annem yatağıma oturduktan sonra beni de kendi yanına çekti. "Yakında şirketin başına sen geçeceksin ve tek başına kocaman bir şirketi yönetmek istemediğinin farkındayız." dediğinde pür dikkat annemi dinliyordum. "Ve baban düşündü ki başarılı bir şirketle ortak olursak sen-" sözünü hızla kestim. "Anne bizim bir ortağa ihtiyacımız yok."

"Bu akşam o yemeğe geleceksin Burçin." dedi sinirli bakışlarından birini bana atarken. Bu bakışı 'itiraz edersen ölürsün' bakışıydı. Bu nedenle itiraz edemedim. Bir ortağa ihtiyacımız yoktu. Zaten babam şirketi mükemmel bir şekilde yönetiyordu. Annem odadan çıktıktan sonra huysuzca kendimi yatağa attım.

Of baba ne yaptın sen?

-

Şık restauranta girerken kendimi oldukça gergin hissediyordum. Annem sayesin de de oldukça şık giyinmiştim. Askılı, kısa ve oldukça güzel kırmızı bir elbise almıştı annem bana ve bunu giymem için fazlasıyla itiraz etmişti. Saçlarımı dalgalar halinde serbest bırakmıştım. Dudağıma koyu bir kırmızı ruj sürmüştüm. Göz makyajım ise sadeydi. Zaten çok makyaj yapmayı seven biri değildim.

"İnşallah çok iyi geçer." dedi annem heyecanla. "İnşallah karıcığım."

"Baba bu ortaklığa ne gerek vardı ki?"

Babam sinirle bana döndü ve "Sus, konuşma Burçin." dedi. Ben ise dediğini yaparak masaya gidene kadar ağzımı açmadım.

Hayatım boyunca hiç şımarık bir kız olmamıştım. Bakıcılarla büyümüş, özel okullara gitmiştim fakat hiç bir zaman şımarık bir kız olmamıştım. Ailem bana gözlerini açtığında olduğum yere sinen bir kızdım.

Bize rezerve edilen masaya ilerlediğimizde görüş açıma iki adam ve yanlarında bir kadın girdi. Masada oturmuş, kendi aralarında sohbet ediyorlardı. Babamın ortak olacağı aile bu olmalıydı.

OLANAKSIZ  #wattys2019Read this story for FREE!