34- Sabırsız

342 24 6




Selam!

Size güzel ve yeni haberlerim var. Wattys 2019 'a "Genç yetişkin" kategorisinde girmiş bulunmaktayız. Olanaksızın bu kadar okunması ve sizler tarafından sevilmesi beni gerçekten çok mutlu ediyor.

Yeni bir hikaye yazmaya başladım. Onu da yakında yayına alacağım. Aslında yakında dediğime bakmayın Olanaksızı Final yaptığımda yeni hikayeyi yayınlama gibi bir düşüncem var. Belli de olmaz...

Keyifli Okumalar :)

-

ASEL AKINER


Güneş yüzüme vururken huzurla gözlerimi kapattım. Rüzgarın hırçınlığıyla saçlarım havada uçuşuyordu.

Dün akşam eve gelince kendimizi direk yatağa atmıştık. Sabah ise erkenden kalkarak bavul hazırlamış ve koyulmuştuk. Devrim hala nereye gittiğimizi söylememekte oldukça ısrarcıydı.

"Devrim çok merak ediyorum."

"Sürpriz." dedi binince kez.

"Sürekli aynı kelimeyi tekrarlamaktan sıkılmadın mı?"

Kafasını keyifle iki yana salladı. Gözlerimi devirdim ve kollarımı göğsümde birleştirdim.

Devrimle aramızın düzelmesine ve şuanlık evliliğimizin sakin gitmesinden dolayı mutluydum fakat her an bir olumsuzlukla karşılaşacağız gibi geliyordu. İçimde büyük bir huzursuzluk vardı. Aramız da ki sorunları çözmüşken kavga etmek istemiyorum. Kavga etmeye artık gücüm kalmamıştı.

Anneannemin ölümü zaten yeterince güçsüz düşmeme sebep olmuştu.

Telefonum çalmaya başladığında Devrimin bakışları bana kaydı. "Önüne bak!" dedim. "Kaza yapacağız."

Telefonumu çantamdan hızlıca çıkartarak arayan kişiye baktım. Telefon çok çalmadan ise yanıtladım.

"Merhaba Asel." Erdemin sesi kulaklarımı doldurduğunda gülümsedim.

"Merhaba Erdem."

Devrimin boynunda ki damarlar belirginleşti. "Nasılsın? Senin için oldukça endişelendim."

"İyiyim. Toparlamaya çalışıyorum. Sen nasılsın?"

"İyiyim." dedi ve derin bir nefes aldı. "Dün akşam Erdal amcaların yanına gittim ve seni göremedim. Göremeyince de merak ettim."

"İzmire döndüm. Burada yapılması gereken işlerim vardı ve biliyorsun ben hala üniversiteden mezun olmadım."

"Erdal amca son senen olduğunu söylemişti." dedi. "Okulun başlıyor galiba."

"Evet, önümüzde ki ay."

"Neyse ben seni çok fazla tutmayayım. Sadece seni merak etmiştim."

"Teşekkür ederim Erdem." dedim. "İzmire geldiğinde bir kahve içeriz olur mu?"

"Olur, tabi ki." dedi. "Görüşürüz."

"Görüşürüz." diyerek telefonu kapattım.

"Erdem kim?" diye sordu huzursuz sesiyle. Konuşma boyunca gözlerini yola kitlemiş ve can kulağıyla beni dinlemişti.

"Babamın yakın arkadaşının oğlu." dedim telefonumu çantama geri koyarken. "Aynı zaman da anneannemin doktoruydu."

"Sikicem Erdemini." diyerek kendi kendine mırıldanmaya başladı.

"Küfür etme Devrim!" dedim. "Hem Erdem benden üç yaş büyük. Daha düne kadar 'bey' diye hitap ediyordum."

"Şimdi de öyle hitap et o zaman!" dedi. "Sikerim Erdemini. Bir de herif üç yaş büyük. İzmire dönünce onunla görüşmeyi aklından bile geçirme Asel!

OLANAKSIZ  #wattys2019Read this story for FREE!