25•Son kez

512 24 2




ASEL AKINER

Sonunda İzmire dönmüştük. Buraya bir an önce gelmeyi o kadar çok istemiştim ki. Tatilim zehir olmuştu. Mutlulukla geldiğim, Devrimle baş başa kalabileceğim için umutla bu balayının gelmesini beklediğim tatil benim için kabus gibi geçmişti. Serhanla o konuşmamızdan sonra Devrimden uzak durmaya çalışmıştım. İyi hoş, oda benden uzak durmuştu. Gerekmediği taktirde birbirimizde konuşmamıştık.

Devrimle bu akşam konuşacaktım.

Serhanın dediği doğru olabililirdi. Ben onu sevdiğimi zannediyor olabilirdim. Kafam oldukça karışıktı ve çıkmaz bir sokakta kaybolmuştum.

Kendimi büyük yatak odasına attığımda arkamdan Devrimin geldiğini ayak seslerinden anlaya biliyordum. Arkamı dönüp, ona bakmadım. Onuna göz temasından oldukça uzun bir süre kaçınmıştım. Çünkü gözlerine bakarsam ona karşı içimde ne varsa kusacağımı biliyordum.

"Asel konuşmamız gerekiyor." dedi ciddi ses tonuyla.

"Şuan olmaz." dedim. "Ben bir süre Burçinle birlikte kalacağım."

"Bu da nereden çıktı şimdi?"

"Öyle karar verdim."

Yanıma geldi ve sertçe kolumdan tutarak beni kendine doğru döndürdü. Gözlerine bakmak zorunda kaldım.

Gözlerinden anlayabiliyordum öfkeli olduğunu.

Gözlerinden görebiliyordum o ateşi.

"Hiç bir yere gidemezsin Asel!" dedi ve kolumu biraz daha sıktı. Hafifçe inledim. Canımı acıttığının farkında değildi. Hemen kendimi toparladım ve kolumu ondan kurtarmaya çalıştım.

"Seni bu denli öfkelendiren şey nedir Devrim?" dedim dişlerimin arasından.

"Neler oluyor sana Asel?" diye bağırdığında yerimde sıçradım. Bana ilk bu kadar sesini yükseltmişti. Gözlerimin yandığını hissettiğimde kendime içten içte küfürler savurmaya başladım. Onun karşısında ağlamak istemiyordum.

Ben cevap vermeyince Devrim bağırmaya devam etti. "Bu dengesiz tavırlarından o kadar sıkıldım ki. Sana yaklaşmaya, seni daha çok tanımaya, mutlu etmeye çalıştıkça bu her gün değişen tavırlarından çok sıkıldım."

Ben dengesiz miydim sahiden? Belki de bu son zamanlarda kafamın karışık olması ve arkadaşlarımın bana ihtiyacı olması  onun gözünde beni dengesiz yapmıştı.

Bir bilseydi kafamın nasıl karışık olduğunu...Bir bilseydi çıkmaz bir sokağa girdiğimi ve nasıl çıkacağımı bile bilmediğimi...

Aslında anlayabilirdi. Gözlerimin içine baktığında hissettiğim şeyleri anlayabilirdi. Anlamasını çok istiyordum. Beni anlamasını...

"De-Devrim..." dedim titrek sesimle. "Senin unutamadığın biri mi var?"

Devrimin sert yüz ifadesi aniden kaybolu verdi. Gözleri şaşkınlıkla açıldı. "Bu da ne-nereden çıktı?"

"Serhanla konuştum." dedim. "Geçmişte birini arkanda hala bırakamadığını ima etti."

Göz yaşlarım yanaklarımdan süzülmeye başladığında burnumu çektim. "Anlatmamı istiyor musun?"

Kafamı yavaşça salladım. Eğer onu dinlemeseydim aklım daha çok karışacaktı. Bu aramızda ki sorunu bir an önce çözmemiz lazımdı ve eğer Devrim benden boşanmak isterse bir iki ay dayanıp, ananeme yürütemediğimizi söyleyerek ayrılabilirdik.

Onun kalbi başkasına ait iken onunla evli kalamazdım ve benimde aklımda dönen ve bir an önce cevaplamam gereken sorular vardı.

Yatağın kenarına oturdum. Oda yavaş adımlarla ilerleyerek yanıma oturdu. İkimizde gözlerimizi karşımızda duran dolaba dikmiştik. Birbirimize bakamıyorduk. Belkide birbirimize baksak söyleyleyeceğimiz kelimeler boğazımıza dizilirdi. Belkide gözlerimiz ele verirdi her şeyi.

OLANAKSIZ  #wattys2019Read this story for FREE!