8•Şımarık

636 35 5


Ben evi gezerken Devrim aşağılarda ne yapıyordu bilmiyordum. Son sözlerimden sonra onun yanına gitmek istemiyordum. Yüzüne bakmak, konuşmak asla istemiyordum.

Beni düşünüyormuş gibi yapmasına gerek yoktu. Sonuç da bizim aramızda ki bu şey zoraki bir evlilikten başka bir şey değildi. Besteyle bir gelecek hayal ediyorsa onunla evlenmemek için her şeyi yapardım.

Çağanla evlenebilirdim. Emindim ki o bunu çok isterdi ve anneannem de Çağana bayılırdı.

Aslında şu sıralar sorgulamadan kendimi alıkoyamıyordum. Neden Çağan yerine Devrimle evleniyordum?

Yatak odasına girdiğimde gözlerim hayranlıkla iri iri açıldı. Tamamen krem renginde olan bu koskocaman oda büyüleyici bir görüntüye sahipti.

Çift kişilik kocaman bir yatak vardı. Onun çaprazında bir ayna ve oturak.

Aynanın tam karşısında da küçük bir giyinme odası vardı. Küçük olsada Devrimle benim kıyafetlerimi alacak kadar büyüktü. Aynanın sağ tarafında bir tane ebeveyn banyosu vardı.

Bu oda gerçekten büyüleyiciydi. Krem rengi olmasıda ayrı bir güzeldi. Kendimi büyük bir sarayda yaşayacakmış gibi hissediyordum.

"Demek buradasın..."

Devrimin kokusu burun deliklerimi doldurduğunda mest olmuş bir ifadeyle gülümsedim ama ona son söylediğim sözler aklıma gelince hemen bu yüz ifadesini yüzümden silerken oldukça ciddi bir tavır takındım.

"Yatak odasını beğendin mi?" Dedi. "Peki ya evi?"

"Oldukça güzel ve fazla büyük."

Gözlerini devirdi."Bütün kızların hayalidir büyük evde yaşamak."

"Demekki ben diğer kızlardan değilmişim." Omuz silktim. "Küçük evleri her zaman sevmişimdir."

"İstersen başka bir ev bakabiliriz?"

"Hayır, gerek yok." Derin bir iç çektim. "Zaten yakın zamanda boşanacağız ve sen bu evde sevdiğin kadınla yaşayacaksın. Eminim o diğer kızlar gibi büyük evleri seviyordur." Dedim ve yatak odasından çıktım.

"Asel gerçekten sinirimi bozuyorsun." Dedi peşimden gelirken.

"Artık Bodruma geri dönebilir miyiz?"

"Babamlar uçak biletlerini yarın sabaha almışlar."

Sıkıntıyla ofladım. "Dün gece sana akşama doğru dönmek istediğimi söylemiştim."

"Her şey senin istediğin gibi yürümez Asel."

Tamamen doğru söylüyordu. Şuan kendimi şımarık bir kız çocuğuymuş gibi hissediyordum. Tabi bunu ona söylemedim.

Sinirle "Haklısın Devrim. Tamam mı? Her şeyde haklısın." Dedim ve merdivenlere yöneldim.

Merdivenlerden inerken onun arkamdan ayak seslerini duydum.

Salondaki koltuklardan birine oturdum. Oda çok geçmeden yanımdaki koltuğa oturdu. Sanki başka koltuk yokmuş gibi...

Benim telefonum çalmaya başladığında gözleri üzerimdeydi. Telefonu açarkende öyle...

"Efendim?"

"Asel , kapatmadan önce beni bir dinle lütfen..." dedi Çağan.

Hala vazgeçmemişti. Ağır konuşmama rağmen benden hala vazgeçmemişti.

"Çağan neden vazgeçmiyorsun?" Dedim tükenmişlikle.

"Çünkü sana deli gibi aşığım. Çünkü bunu durduramıyorum. Ben evlendiğine inanmıyorum en azından severek evlendiğine."

OLANAKSIZ  #wattys2019Read this story for FREE!