Acı.
İlk hissettiğim acı oldu.
Sonrasında da etraf netliğini yitirmeye başladı.
Olayın ilk şokuyla, Daisy’nin korkuyla benim adımı söylediğini ve Dexter’ın dizlerimin bağı çözülmeden önce beni tuttuğunu zar zor anlıyordum çünkü acı bütün hislerden daha baskın geliyordu.
Ellerime bulaşan ıslaklığın yağmur değil, benim kanım olduğunu anlamam da fazla uzun sürmedi. Konuşulanları ve yapılanları algılamam için kendimi epey bir zorlamam gerekti çünkü uyanık kalmam gerekiyordu. Uyanık ve bilinçli kalmaya ne kadar çabalarsam acı da o kadar artıyordu.
Sözcükler.
Beni bilinçli tutacak olan şey konuşmak olurdu hiç şüphesiz. Dudaklarımı aralayıp bir şeyler söylemeye çalıştım ama bunun yerine acı dolu bir inleme çıktı.
“Clara.” Diyen sesini duydum Dexter’ın. “Sevgilim, bana bak. Benimle kal.”
“Dexter,” diye inledim. “Acı. Acıyor.”
Gerçeği saklamanın bir gereği yoktu.
Dexter ne yapacağını şaşırmış bir hâlde etrafına baktıktan sonra Daisy’ye döndü.
“Ne? Ne yapacağız Daisy?” dedi telaşla. “Bir şey söyle.”
Daisy önce gözlerinde parlayan yaşları sildi, sonra da bana yaklaştı.
“Beni duyabiliyor musun Clara?” dedi sesi titrerken. Ağlamamak için kendini zor tutuyormuş gibi bir hâli vardı.
Tekrar yere yığılacak gibi olduğumda Dexter yine sırtımdan destek verdi.
“Evet.” Dedim kesik bir nefes alırken.
“Böyle yürüyemez.” Dedi Daisy, Dexter’a. “Hançeri hareket ettirmeden onu taşıyabilir misin?”
“Taşırım.” Dedi Dexter hemen. “Nereye gideceğiz?”
“Şu ileride bir şey gördüm.” Dedi Daisy. “Kulübe sanırım.”
Dexter kısaca başıyla onayladıktan sonra bana döndü. Bir eli sıkıca omzumu sararken diğer elini de dizlerimin arkasına götürdü ve başımı göğsüne yaslayarak beni kucağına aldı.
Hançerin yaptığı baskı bu ani hareketle birlikte artınca acıyla dişlerimi sıktım.
“Özür dilerim.” Dedi Dexter kısık bir sesle. “Çok özür dilerim.”
Ona karşılık verecek gücü kendimde bulamadığım için göğsüne yaslanıp gözlerimi kapattım.
“Clara,” dedi Dexter ilerlerken. “Clara, uyuma. Lütfen. Konuş benimle.”
Ona cevap vermeyi çok isterdim ama acıdan başka hiçbir şeyi düşünemiyordum. Her nefes alıp vermemde karnımdaki hançer varlığını daha da belli ederken sadece uyumak istiyordum. Uyuyup, tüm bu acının dinmesini istiyordum.
“Clara?” dedi Daisy önden yürürken. Ben cevap vermeyince başka bir şey söyledi. “Uyanık kalsın, Dexter. Uyumasına izin verme.”
“Clara.” Adımı söyleyen Dexter’dı bu sefer. “Clara lütfen aç gözlerini. Benimle kal, hadi güzelim.”
Ne olduğunu bilmiyorum ama karanlıkta beni çeken bir şey vardı. Bir yanım o karanlığa direnmeye çalışırken, diğer yanım kendimi bırakmamı söylüyordu. Kendimi bırakmamı söyleyen yanım, eğer karanlığa teslim olursam acının geçeceğini, rahatlayacağımı da söylüyordu.
YOU ARE READING
Sakin Ol Clara.
FantasyYalnızca seçkin kişilerin alındığı bir okul. Elementlere hükmedebilenler. Burada gelişen arkadaşlıklar ve daha fazlası. Clara'nın gizemli okuluna adım atın! Fantastik aşk sevenleri buraya alalım.
