17. Bölüm

2.7K 154 51


Boğaz manzarasına bakarak temiz havayı içine çekti Zeynep. Gözlerini manzaradan çekip sevdiği adama çevirdi. Kerem gözlerinde dört mevsimi yaşadığı sevdiği kadının gözlerine bakmasıyla konuşmaya başladı;

K "Ne güzel bir gün, değil mi?"

Z "Evet. Güneş artık tatlı sıcaklığını yakıcı sıcaklığa bıraktı. Ama ışığı hep aynı. Bazıları için ister tatlı ister yakıcı olsun hiç doğmuyor güneş. Bazıları için ise ışıltı hep sevdiği kişinin bakışlarındadır."

K "Senin için nasıl peki? Güneşin ışıltısı?"

Z "Bilmiyorum. Bazen ışıltısını üzerimden  çekiyor... Bazen de ışıltısı acılarımı, yaralarımı bile gün yüzüne çıkaracak kadar parlak oluyor... Ama bundan utanmıyorum. Çünkü insan eğer acısı,  yarası varsa insandır. "

Aşkın fısıltılarını mühürlü kalplerinden en masum hâliyle birbirlerine söylüyordu iki âşık. İki yaralı...

Kahvaltı boyunca süren bu konuşmalara Kerem'in dün akşam yalıda yaşadıklarını anlatması da dahil oldu. Zeynep dinliyordu... Kerem anlatıyordu...

Kerem dün akşam olanları anlattıktan sonra sessizlik oldu. Kahvaltılarını yapıp bakışlarıyla konuştular. Sessliği bozup ilk konuşan Kerem oldu.

K "Bu akşam işin yoksa eğer bir şeyler yapalım mı? "

Z "Olmaz. Annemler bu akşam Paris'e uçacak. 10 günlük tataile gidecekler. Ama yarın yapabiliriz."

K "Tamam. Iıı şey... sen evde tek mi kalacaksın? "

Z "Hayır yardımcımız da var. "

K "İyi olur. Tek kalmanı istemem. "

Z " :D "

Kahvaltı bittikten sonra kafeden çıktılar. Kerem'in arabasına binerek şirkete doğru yol aldılar.

Ama trafiğe yakalandıları için milim milim ilerliyorlardı. Havanın bunaltıcı sıcaklığı da üstüne eklenince trafik gerçekten çekilmez oliyordu. Zeynep camı sonuna kadar açarak eliyle kendine hava yaptı.

Zeynep camı açınca Kerem'in arabasının yanında duran arabada iki adam camdan Zeynep'e bakmaya başladı. Kerem bu durumu fark edince her iki camı da kapattı

Z "Kerem ne yapıyorsun ya? Zaten hava sıcak neden camları kapatıyorsun?"

K "Klimayı açarım ben. Öyle daha serin olur. Cam açık olunca daha sıcak oluyordu."

Z "Tamam. "

Kerem klimayı ve radyoyu açarak geriye yaslandı. Başına Zeynep'e çevirince onun da geriye yaslanarak kendisine baktığını gördü.

Radyodan çıkan müzik sesini duyunca Zeynep'in gözlerinin içine  bakarak şarkıyı söylemeye başladı.

"Yaralandığımı görmüyor musun?
Düşmanız gibi davranıyorsun.
Bir yanlışım kaç doğru mu götürüyor?
Gururun arkasına saklanıyorsun

Ardına kadar açık gönülden sevene bu gönül.
Bize bir adım gelene biz koşarız bir ömür.

Bir anlık öfkeyle karar verme ne olur?
Hatasız kul olmaz. Bir hata ettim kabul.
Sana imkansız bir şey vaad ettim mi? Söyle.
Benim aşkım sensin. İnan artık, ne olur?"

AŞK YARASI (TAMAMLANDI) Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!