32. Bölüm

1.5K 96 34

"Seni asla bırakmayacağım. Önce şu saçma düşünceyi kafandan at. Diğer konuya gelirsekte... Zeynep'im ben seni çocukluğundan beri tanıyorum. Bilirim senin nasıl yufka yürekli olduğunu. Karıncaya bile kıyamazsın sen Allah'ın verdiği cana da kıyamazdın. O zamanlar nasıl zor durumdaydın kim bilir. Keşke gitmene izin vermeseydim. Belki o zaman seninle tüm zorlukların üstesinden gelebilirdik. Bütün zorlukları yaşayan sen olmama rağmen ben aptal gibi sana ceza verdim, seni terk ettim. Biliyor musun sen çok güçlü bir kadınsın. Bunca şey yaşamana rağmen hâlâ dimdik ayaktasın. İçinde yaralı bir kız çocuğu var. Yaralı ve bir o kadar da güçlü bir kız. Zeynep sen beni terk ettiğin için sana kırıldım, bana yalan söylediğin için kızdım. Hataydı bunları yapman. Bende de hata var. Sana olan sevgime seni yeterince inandırmam gerekirdi, ne olursa olsun elini bırakmayacağıma inandırmam gerekirdi. İnandıramamışım. Sen hatalarını telafi etmek için hep çabaladın. Ben de hatalarını affettim. Peki ya benim hatam? Ben kendimi affettirmek için hiçbir şey yapmadım. Özür dilerim gökyüzüm. Affet beni. Affet beni ve artık geçmişe duvar örüp tertemiz bir sayfa açalım. Senin kadar temiz... Ve o sayfayı aşkımızla, mutluluğumuzla dolduralım."

"Sen affedilmesi gereken bir şey yapmadın. Asıl ben özür dilerim sana yaşattığım kötü-"

"Şşhh yok öyle bir şey." diyerek Zeynep'i kucağına alıp arabaya bindirdi. Kendisi de yanında bindi.

"Geçmişimizdeki tüm kötü anıları bırak uçurumdan aşağı. Gecenin karanlığında denizin sığ sularına karışıp derinlere gömülsün. Artık mutluluğumuzu gölgelemesin. Ben az önce öyle yaptım." dedi Kerem sevdiği kadının elini tutarak. "Unutalım her şeyi, gelecekteki güzel anılarımıza yer açalım."


"Bıraktım uçurumdan aşağı. Unuttum her şeyi diyelim. Güzel günler yaşayacak mıyız artık?"

"Yaşayacağız gökyüzüm."

*****

Eve geldiklerinde Zeynep duşa girmişti. Ateş gibi suyun altında vücudunda hâlâ kaldığını hissettiği geçmişin izlerini silmeye çalışırken Kerem'in yanına gelmesiyle o gece kendini sevdiği adama teslim etti, tüm benliğiyle.

2 ay sonra

*****

Z "Ne demek o gün hava yağmurlu olacakmış? Kerem bak erken yapalım düğünü dedin başımıza neler geliyor ya." diyerek sızlandı genç kadın.

K "Zeynep sen çok telaş yapıyorsun. Sakin ol hayatım. Bak Hayal hiç telaş yapıyor mu? O da seninle aynı gün evlenecek ama hiç telaş yapmıyor. Sen de yapma."

Z "Çünkü Hayal hamile ve Görkem elini sıcak sudan soğuk suya sokmuyor."

K "Allah'ım sen bana sabır ver. Kim dedi lan o günler hava yağmurlu olacak."

A "Ben."

K "Adar a- Adar defol git buradan yoksa çok pis küfür edece "

De "Ay yeter susun artık. Bak Zeynep her şey yolunda. O gün hava da gayet güzel olucak. Adar şaka yaptı. Üstelik Kerem de sana yardım ediyor. Evi tadilata soktunuz adam evini kendi boyadı, seninle ev alışverişine geldi. Biraz anlayışlı ol. Hem sen ne diyordun?"

Z "Güzel şeyler bizim tarafta."

De "Aynen."

Zeynep gülümseyip Kerem'in yanağına öpücük bıraktı.

Z "Sevgilim biliyorsun çok yoruluyorum. Bir sorun çıkacak diye korkuyorum. O yüzden böyleyim. Özür dilerim sana da hep kızıyorum."

K "Önemli değil. Anlıyorum seni. Sonuçta hayatında sadece bir kez evleniyorsun ve her şeyin çok güzel olmasını istiyorsun."

AŞK YARASI (TAMAMLANDI) Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!