5. Bölüm

3.6K 180 13

Yatağa uzandım. Uykunun huzurlu kolarına bırkamak istiyordum kendimi. Ama bir türlü uyyamıyordum. Uykum sanki yok oldu. Ruhum ağzımdan çıkacak gibi saate bakıyorum gece 03:00 olmuş. Uyusam iyi olacak. Ama bırakmıyor Zeynep! Gözleri hep gözümde...

Lise yıllarımız geliyor aklıma. Okuldan kaçışlarımız. Sınavlarda çektiğimiz kopyalar. Uslu değildik. Hiç olmadık. Ne kadar çok ortak yanımız vardı onunla. Seviyorduk. Birbirimizdeki tek doğru için onlarca yanlışı görmezden gelebilecek kadar cesaretliydik. Lise yılları başkaydı. Çılgınlıların ve yılgınlıkların yıllarıydı.

Hiç unutmuyorum bir gün bir uçurum kenarında yürüken, ''İnsanlar nasıl atabiliyorlar kendini aşağı'' diye sormuştu. Sonra bana dönmüş ve ''Sen benim için kendini buradan atarmıydın'' demişti. Çok şaşırmıştım. '' Atabilirim tabii ki'' dedim. Ama bu cümle ağzımdan çıktıktan sonra inandım gerçekten atabileceğime. '' At öyleyse'' demişti kıkır kıkır gülerek.

Uçuruma yaklaşmıştım. Arkamdaydı. Sanırım ne kadar ileri gidebileceğimi test ediyordu. Kolarımı açıp, gözlerimi kapamıştım. Tam boşluğa bırakacakken bedenimi, tutmuştu beni. '' Bu kadar yeter'' demişti. ''İnandım sana'' Sonra sıkıca sarılmıştık birbirimizde. Başını göğsime bastırmış, öylece dakikalarca kalmıştık. Başını kaldırdı , alınlarımızı birbirine dayadı ve yüzümü avuçları içine aldı benim de ellerim hala belindeydi. Sonra ''Bazı uçurumlar atlamak için değil, vazgeçmek için vardır'' dedi. Ona bir kez daha âşık oldum. Ben de onun yüzünü avuçalarımın içine aldım ve '' Seni seviyorum'' dedim.

Lise bitince aynı üniversiteyi yazmış ve kazanmıştık. Ne güzel günlerdi. Bazen kavgayla ama daha çok mutluluk içinde geçen dört koca yıl. Okul bitince evlenecektik. Zeynep ilk aşkımdı, kimseyi öyle sevmemiştim. O da sevmemişti. Bende önce hayatında hiç kimse olmamamıştı. İkimiz de gözümüzü birbirimizde açmıştık. Aşk, bir keşif oyunu gibiydi bizim için. Hem öğreniyor hem yaşıyorduk.

Ne hiç bir şey eksik, ne de her şey tamdı. Her buluşmamız ilk gibiydi. Ama o hep geç kalırdı. Alışmıştım onu beklemeye. Geceleri saatlerce telefonda konuşurduk. Kapatırdık, mesajlaşmaya başlardık. Sabah okula geç kalırdık. Ama hiç suçluluk duymazdık. Biz suçluluk hissedecek kadar yalnız bırakmadık birbirimizi. Şimdi o kadar yalnızım ki...

Bugün ayrılığımızın ikinci yılı. Nasıl da unutmuşum, kahretsin! Suçlu hissediyorum kendimi. Yatağımdan fırladım gibi bilgisayarın başına geçtim. Cihazın açılmasını beklemek sanki saatlerimi aldı. Açıldı ve e-postalarıma baktım. Bugün de mesaj gelmemişti Zeynep'ten. Beni terk ettiği günden itibaren her gün yapıyordum bunu. İlk zamanlar ondan bir mesaj gelip gelmediğine bakmak için açıyordum. Şimdi öylesine açıyorum ama her seferinde o heyecan ve ardından hayal kırıklığını yine yaşıyorum. İçinde sönmemiş bir yanardağ taşımak böyle bir şey.

Üniversiteyi bitirdiğimizde, Zeynep hemen iş bulmuştu. Ben işsizdim o sıralar. Başvurularıma olumlu cevaplar gelmiyordu. Sıkıntıdaydım. Okul yıllarınıda neredeyse her günümüz birlikte geçmişti, özellikle üniversitedeyken. Zeynep işe başladıktan sonra eskisi kadar sık görüşemiyorduk. Onu özlüyordum. İlk zamanlar işini heyecanla anlatır, beni de ortak ederdi mutluluğuna. Fakat sonraları, işi onu benden uzaklaştırmaya başladı ve görüşmelerimiz seyreldi. Buluştuğumz nadir zamanlarda da işinden hiç söz etmez oldu. Aylarca sürdü bu durum. Bunu işsiz olduğum için beni üzmemek adına yaptığını düşünüyordum.

Öğrenciyken harçlıklarımızla kafeye, sinemaya giderdik. Zaman zaman anketörlük yapar, biraz para kazanır, gezmeye giderdik. Her şey çok kıymetliydi, her şeyin tadı vardı. Zeynep mezun olur olmaz bir iş bulunca, beni heyecan sardı. Çünkü okul bitince evlenmekti niyetimiz. Benim de hemen bir iş bulmam gerekiyordu. Bunca yıl evlilik hayali kurmuştuk, bundan sonra plan yapabilirdik. Zeynep artık ailesinden hiç para almıyordu. Artık hiç evlilkten söz etmiyordu ve ben bunu da henüz bir iş bulmadığım için özellikle açmadığını, benim incinmemden, sıkıntıya düşmemden çekindiği için yaptığını sanıyordum. Daha az görüşüyorduk ama hiç önemli değildi, ne de olsa evlenecektik, bir ömür boyu birlikte yaşayacaktık.

AŞK YARASI (TAMAMLANDI) Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!