34. Bölüm

1.6K 95 22

“Senden hiçbir şey saklamıyorum Kerem. Öylesinde dedim. Güven bana".

“Güveniyorum sana gökyüzüm.” Dedi Kerem Zeynep’in alnını öperek. Artık sevdiği kadına güveni sonsuzdu. Sadece Zeynep öyle konuşunca endişelenmişti. Ama kendisinden saklanan bir şşey olmadığı için endişelenecek bir şey de yoktu.

*****

Güzel kadın boy aynasından kendine baktı beğeni dolu bakışlarla. Kendini ilk defa bu kadar çok güzel hissediyordu. Gelinlik giydiği için böyle hissediyor olmalıydı.

Sabah kalktığından beri kalbinin kıpırtısı hiç dinmemişti

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Sabah kalktığından beri kalbinin kıpırtısı hiç dinmemişti. Kalktıktan sonra kahvaltı yapmışlardı. Hayal de dün kendisiyle kalmıştı. Beyler davulla zurnayla onları almaya geleceğini, bu yüzden aynı evde kalmaları gerektiğini söylemişti. Kahvaltılarını yaptıktan sonra hazırlanmaya başladılar. Derin ve Duru da aralarına katılınca çok keyifli zaman geçirerek hazırlanmışlardı. Eve gelen makyöz ve kuaför ekibi herkesi düğün için hazırlamak için canla başla Öylesine heyecanlıydı. Şimdi Kerem kendini gelinlikle göreceği için daha çok heyecanlanmıştı. Kalbi yerinde duramıyor, hızla atıyordu.

Odasının kapısı tıklatılınca Kerem geldi sandı ama babasının siluetini görünce yanıldığını anladı. Cihan kafasını içeri uzatıp “Gelebilir miyiz?” deyince gülümseyip “Tabii babacım gel.” Dedi.

“Kerem’i bekliyordun herhalde. Beni görünce pek sevinmedin.”

“Evet Kerem’i bekliyordum. Ama senin gelmene de çok sevindim.”

“Çok güzel olmuşsun kızım.” Deyip Zeynep’in alnını öptü Cihan. Kızının ellerini tutup yaşlı gözlerle gözlerine baktı. Babasının gözlerinin ne ara dolduğunu anlamayan Zeynep’in de gözleri dolmuştu, babasını öyle görünce.

“Sen benim bu hayattaki en değerli varlığımsın. Geç anladım bunu. Özür dilerim.”

“Ba-“

“Şşhh. Önce ben konuşacağım meleğim. Annenin hamile olduğunu öğrendiğimde çok sevinmiştim. Bir kızım olacağımı öğrenince daha çok sevinmiştim. Annen bana dünyaları verdi. İlk doğduğun zamanlar nasıl mutluyduk anlatamam. Aslında biz hep çok mutluyduk. Ama sonra İzmir’den İstanbul’a gelince maddi sıkıntılar yaşamaya başladık. Ben kumar oynamaya başladım. Kötü işlere bulaştım. İşten atıldım, alkole sardım. Her geçen gün daha da kötü biri oldum. O zamanlar en büyük kötülüğü de sana, kendi öz kızıma. Sen beni affetsen bile ben kendimi affetmeyecem. Ben seni mutlu edemedim ama Kerem seni çok mutlu etti. Umarım ikiniz de bir ömür mutlu olursunuz. Umarım bu yüzündeki gülümseme hiç yok olmaz. Hep mutlu ol, çok mutlu ol kızım. Seni çok seviyorum
Zeynep “Bende seni çok seviyorum babacığım.” Dedi çatallaşmış sesiyle.  Dolan gözlerinden yaş akmaması için gözlerini kırpıştırıyordu. Babasına sarıldı sımsıkı. Ne olursa olsun babasını çok seviyordu.

AŞK YARASI (TAMAMLANDI) Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!