39. Bölüm

1.8K 85 37


Bu bölümü canım kankime gunesibekliyor a ithaf ediyorum. Umarım beğenirsin... ^^

*******

Kerem evden çıkar çıkmaz Ufuk'u aradı ve yalıya gelmesini söyledi. Ufuk'tan sonra Görkem'i aradı ve aynı şekilde yalıya gelmesini söyledi. Arabasına binerek hızla yalıya sürdü. Sessizde olan telefonunu o sırada arabaya bırakmıştı. Arabadaki peçetelerden bir kaç tanesini alıp elinin üstüne bastırdı yolda giderken. Canı acıyordu ama kalbi daha çok acıyordu. Bu yüzden canının acısını hissetmiyordu.

Zeynep'e ondan nefret ettiğini söylemişti. Bir anlık sinirle söylemişti. Gerçek değildi o söylediği. Canı çok yanmıştı aynı şekilde Zeynep'in de canı yansın istemişti. Çünkü sevdiği kadın ona yine yalan söylemişti. Hem de bu öyle basit bir konu değildi. Şimdi sevdiği kadını kaybetmekten o kadar çok korkuyordu ki. Arabayı uçuruma sürüp Zeynep'in acı çekerek öldüğünü görmeden ölmek istiyordu. Ama yapmayacaktı. Yarım kalan bir hikayesi vardı. Onu tamamlayacaktı.

Yalıya geldiğinde henüz kimsenin uyumadığını görmüştü. Salonda oturuyordu hâlâ herkes. Kerem kızarmış gözleriyle salona girince birden herkes telaşlanıp ne olduğunu sormaya başladı. Kimseye cevap vermeden bir koltuğa oturup derin bir nefes alarak söyleyeceklerini düşünmeye başladı. Buraya yardım istemeye gelmişti. Ne yapacağını bilmiyordu. Zeynep'in hemen tedavisi başlayacaktı. Bu yüzden Dünya'daki en iyi hastanede en iyi doktor gözetiminde olacaktı. Gerekirse hemen yarın yurt dışına gideceklerdi.

Görkem ve Ufuk da gelince herkes sessizce oturup Kerem'in ne diyeceğini dinlemeye başladı.

"Zeynep kansermiş. Beyninde kötü huylu tümör varmış. Hastalığı ilerlemiş. Tedavi olsa bile yaşama ihtimali aşmış. Bunun için bebeği aldırıp tedavi olmak istemiyormuş. Hastane köşelerinde sürünmek istemiyormuş. Kimseye bir şey söylememiş. Ben ne yapacağımı bilmiyorum." Dedi Kerem.  İlk cümlesinden sonra herkes şok olmuştu. "Ne?" Demişti şaşkınca. Kollarını dizine yaslayıp başını elleri arasına aldı.

"Kerem sen ciddi misin?" Dedi Görkem.

Kerem başını kaldırarak  "ŞAKA YAPAR GİBİ BİR HALİM Mİ VAR?" diye bağırdı.

"Hayır ama ne zaman nasıl öğrendin?"

"Bunun bir önemi yok. Hemen bir şeyler yapmamız lazım. Ben Zeynep'i kaybedemem."

G "Ufuk sen hemen en iyi doktorları hastaneleri araştır."

U "Peki efendim." Diyerek salondan çıktı Ufuk.

H "Bak oğlum öncelikle sakin ve güçlü olman lazım. Özellikle de senin. Allah'tan ümit kesilmez. İyileşecek  Zeynep kızım."

"İyileşecek değil mi dede?"

A "İyileşecek oğlum. Ama sen böyle olursan kim Zeynep'e moral verecek. Elinden tutup destek olacak. Zeynep'in en çok sana ihtiyacı olacak. O yüzden ona iyi şeyler söylemen yanında olman lazım."

S "Baban haklı Kerem. Bak ben gerçekten çok üzüldüm. Ne diyeceğimi bilmiyorum. Ama iyileşecek Zeynep."

M "O çok güçlü bir kadın. Bunun da üstesinden gelecek elbet."

G "Biz hepimiz sizin yanınızda olacaz. Hep birlikte atlatacaz."

Ufuk gelip Kerem'e telefondan bazı şeyler gösterdi. Kerem Ufuk'un elinden telefonu alıp incelemeye gösterdiği şeye dikkatlice baktı.

Amerika da MD Anderson Kanser Merkezi varmış. Dünyadaki en iyi kanser tedavi merkeziymiş. Renato Lenzi en iyi doktorlarından biriymiş.

"Ufuk hemen bu hastaneden randevu alıyorsun bir şey yapıyorsun iki güne Amerika'ya gidiyoruz Zeynep ile. Şirketteki sekreterimden yardım al. Böyle işlerden anlıyor."

AŞK YARASI (TAMAMLANDI) Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!