Başa geç gelen akıl 2

107 5 0

Kai'den

Aylardır bir bitki edasıyla yaşayan Lamia, Huanın geleceğini duyunca birden canlanmiştı. Daha önce benim için böyle giyinmemişti, böyle makyaj yapmamiştı, böyle yemekler yapmamıştı. Beni hiç kapıda karşılamamıştı. Ah ne demişti Huan 'Lamia çok güzel yemek yapar.' demekki Lamia onun için bir kaç kez yemek yapmiştı.

Öğrendiği Çincesini de onun için saklamiştı. Peki Jack ya da benim çalışanlarım bana neden bundan bahsetmemişti. Sonucta kendi kendine çince öğrenmiş olamazdı ayrıca çalışanlarım yasak olduğu halde onu mutfağa sokmuşlardı. Evimde hüküm süremiyor muydum artık? Lamia ben de dahil herkesi mi ele geçirdi? Hayır hayır beni ele geçirmeyi başaramazdı.

Kapıda onu öyle görünce şoka girdim. O elbisenin içinde o makyajla, o sırtından bize bakan dövmesiyle harika görünüyordu. Zaten kapıyı onun açması ve bu hali yeterince şaşırtıcıyken bir de o ölünecek gülümsemesiyle çince konuşması tamamen soluğumu kesti. Neden birden gözlerim Huana kaydı. Keyifle gülümsüyordu. Gülümser tabi herşey onun için! Bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de yemek yapmiştı Huan için! Evet Lamia tamamen Huan için hazırlanmiştı! O an da Huanı öldürmek yerine Lamiayı paramparça etmeye karar verdim. Bana itaat etmeyi öğrenmeliydi. Ah tamam kabul ediyorum Ben dururken Huanı tercih etmemeliydi! Hayır ona aşık değildim ama birini tercih edecekse o ben olmalıydım.

Kalbini kırıp parçalarını eline koymuştum ve yetmemişti ellerini avuçlarıma alıp var gücümle sıkmıştım. Herşeye rağmen o kadar güclü görünüyordu ki... Başka bir kız olsa kesinlikle ağlardı ya da bağırıp çığırıp etrafı dağıtırdı . O ise kibar bir şekilde iyi akşamlar dileyip odasına çıkmaya çaliştı. Öfkemi alamadım. Bana arkasını dönüp gidemezdi. Çok adice davrandım ve onu Huan gibi kemerle dövmekle tehdit ettim. Merdivenin başında duraksadı 'işte şimdi dönüp ağlayarak bağırıp çığıracak' dedim içimden. Lamianın kendini yere koyvermesiyle Huanın yerinden uçup onu düşmeden yakalaması bir oldu. Resmen donup kaldım. Herkes Lamianın etrafına toplanmıştı uyanması için bir şeyler yaptılar ama uyanmadi.

"Feng, Kainin evine bir doktor gönder acil! Çok acil!" Kenzhinin bağırmasıyla kendime geldim. Hemen Lamianın yanına gittim. Huanın kucağındaydı ve solmuş bir yaprak misali dokunsam parçalara ayrılacak gibiydi. Ne yapacağımı bilmiyordum. Elim ayağım birbirine dolanmıştı. Onu odasına çıkaran Huana 'benim odama götür' dedim. Sorgulayan gözlerle bakınca açıklama gereği duydum.' Yatak daha geniş daha rahat eder.' 

Odasını onun zevkine göre döşemiştik. Benim getirdiğim katologlardan beğenmişti herşeyi. Asla lükse kaçmamıştı ve bu yüzden de yatağı da tek kişilikti. Diğer kadınlardan çok farklıydı. Sigara dışında benden hiçbirşey istememişti. Şimdi benim yatağımda kendinden habersiz yatıyordu. Öyle masum görünüyordu ki... Makyajini temizlemek için bir şeyler istedim ıslak mendili yüzüne sürdükçe hareketlenmeye başladı.

"Lamia. Lamia.. Lamia... beni duyuyor musun?" sesim titrek çıkıyordu. Yüzü aci içinde buruştu. Herkes pür dikkat onu izliyordu.

"Lamia bana bak iyi misin? Bir yerin mi acıyor?" diye sordum telaşla. Sesimi duymuyor gibiydi.

"Kai sakin ol kızı endişelendirme." dedi Kenzhi. Bir süre sonra

"Hepiniz dışarı çıkın." dedi sesi son derece cılız ve titrek çıkmıştı.

"Dışarı çıkın mı dedin?!" Alaycı bir öfkeyle bağırdım. Ben onun yüzünden bu kadar üzülmüşken en kötüsü de bunu dışa vurmuşken o beni odamdan mı kovuyordu? Kapının açılmasıyla Feng doktorla birlikte içeri girdi.

"Dışarı çıkın cümlemdeki hangi kelimeyi anlamadınız?" canının yandıgı çok belliydi.

"Siz çıkın ben burdayım. Hadi!" cümlemi bitirdiğim an titrek sesiyle bağırmaya basladı.

ACİZBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!