11.BÖLÜM

23.4K 1.3K 28
                                    

11. BÖLÜM

Bazı anlar vardır. Bir saniyenin bile yıllar geldiği anlar... Geçmek bilmeyen ne yapacağını bilmediğin anlar...

Atilla ve Bahar işte şimdi birbirlerine bakarken böyle bir an dalardı. Tam kavuştuk derken kızlarını tekrar kaybetme ihtimali bile kalplerini durdurmaya yeterdi.

Kendine ilk gelen Atilla oldu ve karısının koluna dokunarak "Hadi gidelim." Dedi.

Hızlı adımlarla odadan çıkarak yürümeye başladılar. Birbirleriyle konuşmuyorlardı. Zihinlerinde  sadece kızlarının nasıl olduğuyla alakalı sorular vardı.

Revirin bulunduğu koridora geldiklerinde Bahar daha fazla dayanamayarak tempsunu daha da arttırdı.

Revirin kapısının önüne geldiğinde içeriye baktı hemen. Asker üniformasında olan arkaları dönük Egemen ve Kerim'i hemen tanıdı.

"Mehir." Diye bağırdı acı bir sesle."Mehir nerde?"

Annelerinin sesini duyan Egemen ve Kerim hızla sesin sahibine baktılar. Kerim yanına giderek "Anne senin ne işin var burda?" Dedi şaşkınlıkla.

Bahar oğluna cevap bile vermeden sedyede oturan kızıyla göz göze geldi.

"Kızım." Diyerek sarıldı Mehir'e. "İyi misin yavrum?"

Mehir ne olduğunu anlamamıştı. Egemen'e ve Kerim'e baktığında onların da Bahar'ın burda olmasından haberleri olmadığını anladı.

"İyiyim." Diye mırıldandı şaşkınla. Bahar birkaç saniye sonra geri çekildiğinde kızının kolundaki sargıyı görünce telaşı daha da arttı.

"Hastahaneye gidelim hemen!"

"Gerek yok gerçekten zaten gerekeni yaptılar." Dedi inanması için kolunu göstererek. Ama Bahar kızının kolunu görünce daha da fenalaşıyordu.

Atilla daha soğukkanlı durmaya çalışsa da duyguları izin vermiyordu. O bir askerdi. Duygularını askeriye içerisinde gizlemesi gerekiyordu. Böyle düşünmüştü yıllarca ama kızı şimdi söz konusu iken duygusuz davranamıyordu.

Sarılmaya çekinsede Mehir'in yaralı olmayan koluna şefkatle dokundu. "İyi misin kızım?"

"İyiyim." Dedi tekrardan Mehir. "Küçük önemsiz bir yara. Hastahaneye gitmeye gerek bile kalmadı."

Atilla yanlarında duran revirde görevli olan doktora baktı. Doktor ilk defa telaşlı gördüğü Atilla komutanının bakışlarından çekinerek "Tabi hastaneye görünse daha da iyi olur." Dedi.

Mehir doktorun az önce hastahaneye gitmesine gerek olmadığını söylediği cümleyi doktora yedirmek istese de susarak Atilla'ya baktı. "İyiyim bir sorun yok." Dedi.

Ama bir koluna bir kendisine kararsız gözlerle bakmaya devam eden Atilla'yı görünce "Gerçekten." Dedi inandırmak için.

"Pekala. O zaman benim odama gidelim."

Atilla'nın cümlesiyle Mehir de oturduğu sedyeden kalmak için hareketlendi. O hareketlenince Bahar yardımcı olmak için belinden tuttu.
Egemen de diğer tarafından tutarken içten içe gülse mi sinirlense mi karar veremedi. Öyle davranıyorlardı ki gören günlerce komadan kaldıktan sonra kalkıyor zannederdi.

"Mehir hanım dikişlerinizi bir hafta sonra aldırmayı unutmayın!"

Doktora onaylarak kafasını salladı sadece Mehir. Ve şuanlık bir kişi eksik olarak Bayraktar ailesi askeriye içerisinde yürümeye başladılar.

"Ne zaman yaralandın Mehir?" Diye sordu Atilla ilgili bir ses tonuyla.

"Gelmeden hemen önce. Ufak birşey önemi yok."

HİCRAN (Aile+ Askeri Hikaye)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin