23.BÖLÜM "KUZEY IŞIKLARI"

492K 17.7K 21.6K
                                    


23.BÖLÜM "KUZEY IŞIKLARI"

Aşk... Her zerremde hissettiğim tek duygu olurken Kuvars'ın yeşil gözlerini yakalayamadım. Artık durmanın mümkün olmadığı bir noktada bedenlerimiz birbirine dolanmıştı. Kuvars'ın dudakları dudaklarımın arasındaydı. 

"Her yerini her santimetrekareni öpeceğim, dudakların dudaklarımdan ayrılmasın istiyorum." Kuvars eğilip yeniden dudaklarıma sahip oldu. Dillerimiz birbirine değerken tir tir titremekten kendimi alıkoyamadım. Buradaydı, kokusu ciğerlerimden içeriye doluyordu ve tamamen onu hissediyordum.

Benimde ellerim yumuşacık saçlarına gitti, parmaklarım saç tutumlarının arasından geçerken Kuvars kendini benden koparıp üstten şişmiş dudaklarıma baktı. 

"Sen içtin mi?"

Sadece başımı sallarken onun alev alev yanan yeşil gözlerine bakabildim.  Büyük ihtimalle dudaklarımın arasında birkaç dakika önce içtiğim şarabın aroması hala vardı. Hızla dudakları dudaklarımı buldu yeniden. Dili tekrar dilimi bulduğunda, nitekim, kendi tadımı ondan alır oldum.

Beynim puslu bir ekrandan bana bakıyormuşçasına uzakken, sadece hisler vardı. Kuvars'ın varlığının hissettirdiği güç... Ona daha sıkı sarıldım. Ölmek için güzel bir andı. Mutlu, güzel bir ölüm... Ama Kuvars bunu yapmak yerine beni yaşatmaya devam etti. Boynuma ilerlediğinde homurdanarak kokumu içime çekti. "Çok güzel kokuyorsun."

Köprücük kemiklerime değen dudaklarıyla irkildim. Hassas noktamı bulmuş gibi o bölgeyi bırakmak yerine daha çok dudaklarıyla ısrar ederken titreyerek belimi büktüm. "Dur, lütfen dur."

Kuvars'ın dudakları yana kıvrıldı. "Kokun çok güzel. Cennetin bir kokusu olsaydı böyle olurdu."

Ona söyleyecek tek kelimem yokken sadece uzun uzun gözlerine baktım. Hayatımın en mutlu anındaydım ama bir soru geldi oturdu beynime. Ben onun neyiydim? Aramızda daha adı konulmuş hiçbir şey yoktu ve bütün bunlar yaşandıktan sonra tekrar onunla hizmetli patron ilişkisine devam edemeyecektim.

"Cemre'm..." Kuvars'ın dudakları köprücük kemiğime dokunurken sesi boğuk geliyordu. 

"O kadar güzelsin ki... Benim güzelim..."

Dudakları boynumda gezinip tekrar ağzımı sahiplendi. Dillerimiz birbirine savaş açarken bende istekle öptüm onu. Kendi cesaret sınırlarımı aşarken dudaklarımızın arasında kıyamet kopuyordu sanki. 

"Burası çok soğuk." Kuvars dudaklarımdan kendini koparıp beni yatağa yaslarken boynuma doğru giden yola öpücüklerini kondurmaya devam etti. "Üşüyor musun?"

Hayır anlamında zar zor başımı sallayabilirken aklımı, yolumu kaybettim. Kuvars her yerdeydi, aldığım nefeste, dudağıma konan dokunuşta, karnımı karıncalandıran histe... Her yerimdeydi... Her zerrem ona aşkla bakarken, bu sefer geri dönüşün olmadığı o yolun ucunda öylece durdum.

"Kuvars."

"Hm."

Tutkuyla vücutlarımız yanıp dururken, bir başka ülkede, kanımda alkol dibe vurmuşken şu soruyu sorabildim zar zor. Biz şimdi seninle neyiz?

LALHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin