9.BÖLÜM "DUDAKLARI DUDAKLARIMDA"

482K 21.8K 23.3K
                                    

 500 oy demiştim 600 oy olmuş ve hikaye 70K OLMUŞ yemin ediyorum siz bir harikasınız. Aşığım her birinize! 

Çok yorum+ Çok oy= Çok uzun bir yeni bölüm :) 

9.BÖLÜM "DUDAKLARI DUDAKLARIMDA"

Şaşkınlıkla karşımdaki adamın hiddetle büyümüş gözbebeklerine bakarken üzerine sis çökmüş yeşil gözlerini izledim. Ne demek istediğini, sorduğu sorunun anlamını kavrayamamıştım, benim için her şey çok basitti aslında. Herkes durması gerektiği noktadaydı, sınırlar kalın kalemlerle çizilmişti.

"Neden bahsettiğinizi anlamıyorum, Yiğit benim yeni tanıştığım çalışma arkadaşım, şu anda da sadece evdeki fazla kekten veriyorum ona, kimse için özel bir şey yaptığım yok!" ellerim beni anlaması için yavaşladı ama içimdeki hiddeti dindiremedi. "Benim amacım kimseyle hiçbir şey yapmak değil, dün uyuyakaldığım ve rahatsızlık verdiğim için sabah apar topar gittim. Artı zaten benim yapmamam gereken bir hataydı."

"Ne hatasından bahsediyorsun sen?" diye sordu yeniden, sesi sakin ama bağırsa daha az etkili olacak bir tondaydı.

"Sanırım ben işime dönsem daha iyi olacak."

Duraksadı, beni saran kolları çözülmek yerine daha çok sıkılaştı. "Sana bir soru sordum."

Bana böyle bakarken öylesine utanıyordum ki, elimden gelse şimdi kovulmayacağımı bilsem cevap vermeyip kaçar giderdim.

"Ben sadece çok özür dilerim, evet özür dilememe kızıyorsunuz ama başınıza dert açıp rahatsızlık olmaktan başka bir şey yapmıyorum, sizi ailemle muhatap ettiğim hatta dün gece öylece uyuyakaldığım için çok özür dilerim."

Bakışları karardı, kolumu tutan eli geri çekilirken yüzünde mimik oynamadı.

"Dün gece için özür diliyorsun?" Sözde soru cümlesi.

Yaşadığım utançtan dolayı yanaklarım alev alırken bileklerimi tutan elleri benden ayrılıp yüzümü kavradı. Kan tüm yüzüme hücum ettiği için yanan yanaklarım bu dokunuşla iyice alev almaya başladılar.

Zar zor o sözde soru cümlesi sarf etmesine rağmen başımı salladım, bir cevap vermem gerektiğini düşünüyordum.

Bu yaptığım hamle aramızdaki mesafeyi yine en aza indirdi. Ben bir adım geri gitmek için hareket ederken elleri bileğimi tuttu ve beni kendine doğru çekti yeniden.

"Kuvars Bey bırakır mısınız beni, lütfen?"

Homurdandı. "Hayır." İyice dudaklarımın üzerine eğildi. "Benden özür dilemenden nefret ediyorum. Duyuyor musun, dün seni ben kendim bizzat isteyerek odama taşıdım, yatağıma yatırdım ve sana sarılarak uyudum! Ben! Kokunu seviyorum, gözlerini seviyorum, seni izlemeyi seviyorum! Sana o zamanda söyledim, o orospu çocuklarından oluşan ailen benim sikimde bile değil! Duyuyor musun, özellikle onların yaptığı hiçbir şey için özür dileyerek kendi zamanını boşa harcama!"

Duraksadı. Ben şaşkınlıktan ne hissedeceğimi bilmezken ayaklarım yerden kesilir gibi oldu.

"O her fırsatta yanına gelen piçi de kovacağım!"

O beni tuttuğu için yere yığılmayan bedenim baştan aşağı titredi, karşımdaki bu adam, iki yıldır her gece bir giz gibi içimde büyüttüğüm adam az önce kokumu, gözlerimi ve beni izlemeyi sevdiğini söylemişti, beni. Küçük dünyasında hiçbir özelliği olmayan bir sürü negatiflikler yaratan, yeşerten beni.

LALHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin