59.BÖLÜM "YENİ BAŞLANGIÇLAR"

149K 11.5K 22.8K
                                    

Merhaba, oy vermeyi ve yorum yapmayı lütfen unutmayın, satır içi yorumlarınıza aşığım<3 Sabırsızlıkla onları bekliyorum <3 Ne kadar çok yorum ve yıldız gelirse o kadar motive oluyorum ve daha hızlı yeni bölüm yazıyorum <3


59.BÖLÜM "YENİ BAŞLANGIÇLAR"

Belki de geçmişimizdeki tüm acılara bizi olduğumuz kişi haline getirdiği için şükretmeliyiz...

Belkide canımızı yakan, bizi bitirip tüketen hiçbir şey sebepsiz değildir, her şey kendi içinde bir anlam taşır ve geçmişimiz geleceğimizi inşa eder.

Konuşuyor olsam belki hayata sıkı sıkıya bu denli tutunmazdım, tıp kazanmak için çabalamaz, okumayı hayatımın merkezi haline getirmezdim. Belki ateşlerde yanmam ve hatta  uğradığım şiddet bile hayata karşı dimdik durmamı sağlamıştır, insanların bu denli bencilliği bana da bencil olmayı öğretmiştir.

Artık tamamen hissiz olmayı öğretmiştir hayat bana, kanata kanata da olsa, eski Cemre insanları üzmemek için kendini feda ederdi, şimdiki Cemre ise sadece geçip gidiyor onların yanından, tıpkı ondan geçip gittikleri gibi...

İşte yeni bir sabah, yeni bir başlangıç, hemen yanımda konuşan Öykü'yü dinlerken bile gülümsemekle yetiniyorum. Yeni umutlarım vardı artık ama hayatın bana öğrettikleri de hemen  o umutların ardında beni bekliyordu sanki.

Hayalkırıklığı hayattaki en acı duyguymuş, bunu öğrenmiştim, bunu yaşamamak için kendime çizdiğim duvarları ilk defa fark ediyordum.

"Okullar açılalı haftalar geçti, zaman ne kadar hızlı akıyor değil mi, neredeyse aralık geldi."

Başımı salladım, kasım nasıl geçmişti anlayamamıştım bile, öyle uykum vardı ki gözlerim neredeyse kapanacak gibi oluyordu, Öykü elindeki kahveyi elime tutuşturdu. "Al senin daha çok ihtiyacın var gibi görünüyor."

Minnettar gözlerle ona bakarken Öykü tükenmiş bir ifadeyle bana baktı. "Vizeler geldi çattı, ölmek üzereyim, iki buçuk hafta sınava mı girilir ya?" Hemen yanında Kaan oturuyordu. Kaan gülümseyerek eğildi ve Öykü'nün omzunun üstünü öptü. "Olsun hallederiz bir şekilde."  Son zamanlarda iyice yakınlaşmışlardı.

Öykü yine de mutsuzdu. "Vize sınavları ölüm gibi geçtiğinde göreceğim seni, yemin ederim Cemre böyle bir şey olamaz. Çarşaf kağıt diye bir şey var, A4 kağıdın ağası yani, neredeyse iki A4 kağıt uzunluğunda dört sayfa düşün, Allah sana başka dert vermesin o derece, en son geçen sene uluslararası hukuk sınavında üç çarşaf kağıt dolusu şey yazdım. Toplam yirmi dört sayfa yani. 100 üzerinden 14 aldım."

Kıkırdadım.

"Gülme, bak, insan utanır yirmi dört sayfaya on dört vermeye."

Kaan da güldü. "Sayfa başı bir puan bile etmiyor o ya."

Öykü gözlerini devirdi. "Sen kaç aldın sanki?"

"Sıfır. Ama ben hakkımla, hiç uğraşmadan çarşaf kağıdı görünce gidip sınavı teslim edip çıktım."

Öykü'nün dudakları kıvrıldı. "Keşke bende öyle yapsaymışım, boşu boşuna yazdım o kadar."

"Sen ne yapıyorsun Cemre?" dedi Kaan bana yönelerek. "Sizin sınavlar nasıl oluyor?"

İç geçirdim. "Bizde komite sistemi var, vizelerin birleşmiş hali gibi, iki gün altı oturum şeklinde yapılacak sınavlar. Ama tüm derslerin soruları bir kitapçıkta olacak. Test usulü. Bu hafta sonu sınavlarım var benimde, çalıştım ama bakalım. Yapabilirim umarım."

LALHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin