19.BÖLÜM "GECE"

434K 17.8K 16.2K
                                    

Instagram: hikayelerindeyasar

Çok yorum+Çok oy= Salı yeni bölüüm

19.BÖLÜM "GECE"

Davet salonunun köşesinde sunulan canlı çello ve piyano düeti tüm salona hoş melodiler bırakırken ayaklarımı basmaya çalıştığım yer zemini sanki altımdan kayıyormuş gibi hissediyordum. Düşünceler insan beynini yiyip bitiren kurtçuklara benzer, şimdi buna yakından tanıklık ediyordum. Birbirinden ayrı sesler, fikirler, durumlar ve tarzlar beynime akın ederken sadece yürümeme rağmen koşuyormuşçasına nefes nefese kaldım.

Aman Allah'ım az önce ne yapmıştım ben?

Eliza. Ah, Eliza. Ona hiç acımadan bu evden bu gece gitmesine söylemiş miydim gerçekten? Bunu yapan ben miydim, yoksa içimde büyüyen nefret miydi?

Sorular, düşünceler... İyice alabora olurken pelte kıvamına gelmiş ayaklarım beni daha fazla taşıyamadı.

"İyi misiniz?" Bir genç kız kolumdan tutup herkesin gözü önünde yere düşmemi engellerken diğer eliyle de belimi destekledi. "Gelin lavaboya geçelim, bir elinizi yüzünüzü yıkayın, tansiyonunuz düştü sanırım ben size mutfak bölümünden tuzlu bir şeyler getireyim."

Ona karşı koyamazken yeniden dik durmaya çalışıp adımlarımı salonun çıkışına doğru hizaladım. Eliza'ya "Bu gece git," demiştim. Ne cesaretle? Ne hadle?

Tamam, çok kırgındım, hatta kırgın olmanın da ötesindeydim. O aşağılayıcı bakışlardan, olur olmadık bana bağırmasından, bir gün cebimde peş parasız kovulduğum için...

Ama bu, bu şekilde mi olmalıydı? Ona acımıyordum, benim gibi kimsesiz değildi en azından ve artık iyi bir dersi hak ediyordu ama ben ne hadle bunu yapabileceğimi düşünmüştüm...

İçimde hala güçlü durmaya çalışan bir taraf "Sen de insansın, işveren olsa bile kimsenin sana o şekilde davranmaya hakkı yoktu, iyi yaptın, dersini verdin," diyordu. Diğer taraf ise "Bu senin haddin mi, sen iyi kıyafet giydin, bir davete geldin diye kendini öyle bir insanla âşık atabilecek durumda mı gördün saf?" diye bas bas bağırıyordu.

Dağılmıştım...

"Şu suyu için lütfen." Beni buraya getiren kız lavabodaki koltuklara oturmamı sağlarken bir bardak su uzattı bana. Sudan bir yudum alıp kenara koyarken beni izleyen kişi tedirgince konuştu.

"Yüzünüzü yıkayın, ben de size tuzlu bir şeyler getireyim."

Ben avuçlarıma su doldurup enseme dokundurup biraz daha iyi hissederken kızın bileğini tuttum. Çantamdan çıkardığım telefonumun notlar bölümüne "Gerek yok, ben birazdan kendime gelirim, çok teşekkür ederim," yazıp ona verdim.

Kız gözlerimin içine bakıp ağzı açılıp kapanırken konuşamadığımı anlayıp bozuntuya vermedi. "Ne demek, iyi olduğunuzdan emin misiniz? Sizinle burada kalabilirim?"

Telefonumu geri alıp "Çok teşekkür ederim, hiç gerek yok," yazdım.

"Peki," dedi genç kız bir ağız dolusu gülümseyerek. "Bu arada ben Ceylin."

"Cemre. Çok memnun oldum."

Kızın gidişinin ardından lavaboda yalnız kalırken başımı ellerimin arasına alıp kara kara düşündüm. Artık yapacak bir şey yoktu, bir kere Eliza'ya gitmesini söylemiştim, şimdi arkasından gidip lütfen geri dön diyecek halim olmadığına göre bu bir anlık nefret dolu, içimi boşaltmak için yaptığım hareketimin tüm sonuçlarına katlanmam gerekecekti.

LALHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin