54

15.6K 1K 106
                                    

🦋İNCİ 🦋

İstanbul'a döner dönmez benim evimdeki eşyaları aldırmıştı Ahmet Emir. Kendi evi de boştu.

Her zamanki Ahmet Emir aniliğiyle karşı karşıya kalmıştım ben de. "Sevgilim. Birazdan dolapları sökmeye gelecekler, sen istersen durma burada." dediğinde kaşlarım çatıldı. "Neden aniden yapıyoruz bunları Ahmet Emir? Acelemiz ne?" Bir adım atıp bana yaklaştı. Eliyle saçımı düzelttikten sonra "Ahmet Emir deme bir daha." dedi ve öptü. "Acelemiz var evet, evleniyoruz ya." Gülerek elini tuttum. "Hayatım." dedim onun istediği gibi. "Evleneceğiz evet ama buna daha uzun bir süre var. Ev değiştirmeyi nişandan sonra halledebilirdik." 

Çalan kapıyı açmak için uzaklaşırken "Halledemezdik, yanlış biliyorsun." dedi ve kapıyı açtı. "Hoş geldin ustam, geç şöyle soldan 2. kapı." diyerek adama odayı gösterdi. Tekrar yanıma gelip kolundaki saatte bakıp, "3 gibi yeni evimize gideceğiz, sen de evden alacağın şeyleri hazırla. Almaya geleceğim seni." diyerek göz kırptıktan sonra gelen adamın yanına gitti.

Rodi'nin tasmasını takıp evden çıkarken karşı apartmanın kapısı açıldı. İçeriden Murat'ın çıkacağını düşünsem de elinde tepsiyle bir kadın çıkmıştı.

Bir şey demeden tasmanın ucunu bileğime geçirip ayakkabılarımı giydim. Kadın hâlâ kapının önünde duruyordu. "Merhaba." dedi boş elini bana doğru uzatıp. "Murat'ın eşiyim ben, sen de Ahmet Emir komiserin mi eşisin?" Kafamı salladım yavaşça ama o kadar şok olmuştum ki.

"Henüz evli değiliz." dedim şokla. "Siz evli misiniz?" Kafasını salladı. "2 Yıldır hem de." Elini kulak memesine götürüp "Nazar değmesin." dedikten sonra kapının kenarına vurdu. "Amin."  Tam konuşacağı sırada bizim evin kapısı açıldı. Ahmet Emir öksürüp yavaşça başını eğdi. Selam vermişti yani.

Bu kadının Murat'ın karısı olduğunu biliyordu ve bana söylememiş miydi yani? Gönül koyacaktık bir kere. 

"Nasılsınız komiserim?" diye sordu kadın.

Nereden komiseri oluyordu?

Ay bu adama karakolda da komiserim diyordu bir sürü insan. Herkesin komiseriydi, bayılsam da yeriydi. Sadece benim hayatımın aşkı olduğu gibi sadece benim komiserim olması gerekiyordu.

"İyiyim çok şükür." dedikten sonra kolumu kavrayıp arabasının anahtarını verdi. "Sen de dursun, geleceğim." dedi ve içeriye geri girdi. 

"Taşınıyor musunuz?" sorusuna "Evet." diyerek yanıt verdim. Rodi'yi gösterip "Apartman pek uygun değil bize." dediğimde yüzünü ekşitti. "Sizin mi?"

"Evet." dedim yüzünü ekşitmesinden hoşlanmayarak. Neydi yani bu? "Ben gideyim artık, çok işimiz var daha." Elimi uzatıp "Tanıştığımıza memnun oldum." dediğimde o da elini uzattı. "Ben de öyle." dedi. "Yeni evinize de geliriz Murat ile."

"Tabii." Aynen Ahmet Emir, Murat'ı kesin alır eve. "Bekleriz." dedikten sonra merdivenlere yönelip Rodi'nin tasmasını uzattım.

Apartmandan çıkıp karşıya, kendi evime girdiğimde mırıldandığım şarkıyı biraz daha yüksek sesle söylemeye başladım.

"Bir kere olsun nolur nolur,
Göz göze gelsek senle sonra
Dursa bi anda tüm yalanlar
Unutsak neymiş dünya hali."

Son kelimeyi uzatarak söylerken ses tonumu ayarlayamamış, biraz yüksek çıkarmıştım.
Bunu fark edip kendine kendime güldükten sonra cebimdeki anahtarı alıp kapının deliğine soktum.

İNCİHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin