48

27.3K 1.8K 218
                                    

🥵İNCİ🥵

Ailem ve hayatımın anlamı olan beyin tanışma faslı istediğim gibi geçtiği için mutluluktan neredeyse havalara uçacaktım.

Ahmet Emir tutmuştu, saçmalama bir tanem demişti. Onu çok sevdiğimden kendime gelip ona yapışmıştım.

Saat 10'u geçmişken bizim evden ayrılmıştık. Artık İstanbul'a dönecek olmak beni mutlu ediyordu. Babam evden çıkmadan akıllı olmam gerektiğini söylemişti. Bunu tam olarak ne için demişti anlamamıştım ama yine de tamam demiştim.

"Arkada biraz uyumak ister misin?" sorusunu duyduğumda kafamı camdan çekip Ahmet Emir'e çevirdim. "Benimle uyuyacak mısın?" dediğimde kafasını iki yana salladı. "Arabayı kullanacağım, daha çok yolumuz var. Geç arkaya uyu biraz." Gerçekten çok uykum olduğu için onu onaylayıp arabayı sağa çekmesini söyledim. Benimle beraber arabadan indi, kapıyı açtı. Bagajdan çıkardığı yastığı arka koltuğa koyup uzanmamı söyledi. Kafamı yastığa koyunca Ahmet Emir'in kokusunu alıp gülümsedim. Mis gibi kokuyordu.

Üzerime eğilip yanaklarıman öptükten sonra kapıyı kapatıp şoför koltuğuna geçti.

Dikiz aynasından bana bakıp gülümsedikten sonra arabayı çalıştırdı. "Çişin gelirse söyle." dedi ve yola çıktı. Öyle dediği için gülmem gelmişti. "Gerçekten 5 yaşında sanıyorsun beni değil mi?" dediğimde kafasını salladı. "Öyle sanıyordum da, babanın yanına niyetimiz ciddi deyince vaz geçtim fikrimden."  dedi ve tekrar aynadan bana baktı. "Niyetinin ciddi olduğunu ben niye o zaman öğreniyorum?"

Birden gelmişti o cümle. Aniden.

"Sürpriz yaptım işte hayatımın anlamı, hoşuna gitmedi mi?" 

"Bayıldım." dedi bana bakmayı bırakıp. "Beni kalpten götürecek sürprizlere bayılırım." Benimle birlikte boş yapmasına gülerken biraz insanların neler paylaştığına bakayım sonra uyurum diyerek telefonu elime aldım. Gözüm saatin altındaki tarihe takıldığında gözlerimi Ahmet Emir'ciğime çevirdim. "Sevgilim." dediğimde aynadan baktı. "Efendim bir tanem?"

"8 gün sonra." dedim ve bir daha saydım. "Evet, 8 gün sonra 29 yaşında biri olacaksın." dedim ve yattığım yerden kalkıp ona doğru yaklaştım. "Maalesef." dedi. "Niye hatırlattın şimdi bunu?" Omuzlarımı indirip kaldırdım. "Sana aşık olduğum için aklıma geldi." diyerek moralini düzeltmeye çalıştım. "Keşke sen de büyüsen biraz." dedi ve resmen bana saçma bir şekilde tavır aldı. "Nasıl yapalım onu?" dedim ve geriye yaslandım. "24 falan olsaydın iyi olurdu." dediğinde kaşlarım çatıldı.

"21 yaşında olduğum için özür dilerim." dedim ve durmadan ekledim. "29 yaşında kocaman bir adama aşık olduğum için de özür dilerim." Gülerek eliyle 'gel gel' dermiş gibi yaptı. Yaklaştığımda yanağımı sıktı. "Ben özür dilerim 29 yaşına gireceğim için, istersen doğum tarihimi değiştireyim?"

Bu teklifinin ciddiyet seviyesini hissettiğim an kendimi geri çektim. Yapılabiliyor muydu bilmiyordum ama Ahmet Emir bunu isteseydim bir şekilde yapardı.

"Uyuyayım biraz, yaklaşınca uyandır beni tamam mı?" dediğimde kafasını salladı.

Gözlerimi açmama neden olan şey Ahmet Emir'in kolu olmasa daha mutlu uyanabilirdim. "Ahmet Emir!" diyerek uyandırmaya çalıştım ama başarılı olamadım. Kolu belimden böbreğime ulaşmıştı resmen. Kendimi ondan kurtarmaya çalıştıkça daha çok sıkıyordu beni. "Uyansana ya." diyerek koluna vurdum yavaşça. "Kızım." dedi sakince. "Sussana, uyu biraz daha." Ben de aynı sakinlikle "Emir." dediğimde gözlerini açtı.

"Kolun belime battı, nasıl uyuyayım." dediğimde toparlanıp oturdu. "Öyle desene, Emir diyorsun."

"Niye arabadayız?" diye sordum etrafa bakarak. "Neredeyiz ayrıca." Yarım ağız gülüp "Sürpriz." dedi. Kolumdan tutup beni kendine doğru çektiğinde "İzinimi kullandım, tatil yapacağız beraber." dedikleri hoşuma giderken kollarının arasında iyice serbest bıraktım kendimi. "Sen biliyorsun he bu işi." dedim ve kafamı kaldırıp çenesinden öptüm. "Aferin diyorsun yani?" diye sorunca öğrencilerime yapıştırdığım yıldızlı aferin stickerı geldi aklıma.

İNCİHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin