25

56.6K 2.7K 371
                                    

Bölüm kısa evet. Lütfen ask tanelerim yazmayın böyle yorumlar. Her gün bölüm atıyorum, oturup uzun bölümler yazmaya da vaktim yok. Bu bölümleri en uzun yarım saatte yazıyorum. ilk bölümlerde de demiştim. Bölümler kısa olacak, en uzun bölüm 1000 kelime diye. Çerezlik bir hikaye 'İnci'.

Teşekkür ederim 🧚🏼‍♂️🧚🧚🏼‍♀️

🥵İNCİ🥵

Bir dilim pizza alıp konuşmaya devam ettim. "Okula gitmeyi hiç sevmiyordum. Her gün ağlayıp kendimi zorla kusturuyordum." deyip güldüm.

Anlattıklarımı dikkatle dinleyip çok tatlı tepkiler veriyordu.

Ağzını yüzünü yerdim bu adamın.

"Alıştın mı sonra okula?" dediğinde kafamı iki yana salladım. "Ben biraz dışlanan kişiydim okulda, bir keresinde grup ödevi vermişti öğretmenimiz. Ama kurduğu grupta ben hariç bütün kızlar vardı."

Üzülmüştüm işte yine.

"Beni almamıştı gruba ben evde abilerimle yapmıştım. En güzel ödev benimki oluyordu ama mutlu değildim hiç. Kendi ödevimi bitirip kızların yanına gitmiştim belki beni de alırlar aralarına diye."

Elimdeki pizzayı geri bıraktım.

"Kapıyı açtıklarında hepsi o kadar çok eğleniyordu ki beni görünce sevinirler sanmıştım, sevinmemişti hiçbiri ama geldim diye de içeriye davet etmişlerdi mecburen."

O zaman o kadar üzülmüştüm ki, eve gidip ağlamak istemiştim ben neden onlarla eğlenemiyorum diye. Beni neden istemiyorlar diye.

"Neyse işte yardım lazımsa ederim falan demiştim de bana yazı yazdırmışlardı orospular, kendileri de içeride şarkı açıp dans etmişti. Çok sinirleniyorum kendime ya, mal gibi ne diye gidiyorsun?" dediğimde karşımda otururken ayağa kalkıp yanıma geldi.

"Hepsinin adını soy adını söyle, 2 saate tıkalım içeri." diyerek boynumdan öptü.

"Gerçekten yapalım mı Ahmet Emir? Çok üzülmüştüm o zaman, beni almamışlardı aralarına." İyice ona sokulup çocuk gibi şımardım.

Arkamızda koltuk olduğu için yaslanmıştı, beni de neredeyse kucağına çekmişti.

"Seni üzenin ebesine kayarız, merak etme." dediğinde kendimi tutamayıp sesli güldüm.

"Sen neden polis oldun?" diye sordum merakıma daha fazla dayanamayıp. Derin bir nefes verdi.  "Aslında amacım asker olmaktı, çocukluğumdan beri asker olmak istiyordum." Eliyle ensesini kaşıdı.

"Lise sonun başlarında annemin kanser olduğunu öğrendik, her şey zorlaştı. Ben o zamana kadar hep asker olmanın hayalini kuruyordum." Kafamı yukarı kaldırıp onun bana yaptığı gibi boyun girintisinden öptüm, 'yanındayım bebişim benim' dermiş gibi.

"Annem tedavi görmeye başladı, kemoterapi falan işte. Ben ilgileniyordum onunla son zamanlarımız olduğunu hissediyordum çünkü. Konuşmak için bol bol zamanımız oluyordu. Ve bana asker olmanı istemiyorum demişti. Ama benim en çok istediğim şey oydu. İkna etmeye çalıştım ama "Öleceğim ben" dedi bana. Asker olma, ne olursan ol dedi."

Annesinin öldüğünü bilmiyordum ki.

"Bir şeylerden vaz geçtim ama her şeyden vaz geçemedim. Kendimi hep suçlu hissettim. Mesleğe ilk başladığımda annem rüyalarıma giriyordu hep, kızıyordu bana. 'Ben sana asker olma dedim, gitmiş polis olmuşsun Ahmet Emir' diyerek dövüyordu beni. Konuşmama da izin vermiyordu hiç." dedi ve güldü ama bu gülüşü diğerleri gibi değildi.

İNCİHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin