18

61.6K 2.5K 325
                                    

🧚🏼‍♂️İNCİ🧚🏼‍♂️

Yemek yedikten sonra Ahmet Emir dediği gibi beni izlemiş, bende onun için ıspanaklı börek yapmıştım. Tabi yaparken her şeye karışmıştı.

Kavga ederek yaptığımız böreği şimdi fırından çıkarmış soğumasını bekliyorduk. "Çok fazla yapmadın mı?" diye sorduğunda işaret parmağımı havaya kaldırıp susturdum. "Her şeye çok karıştın, susacak mısın artık?" diyerek elimdeki tepsiyi tezgahın üzerine koydum.

Oturduğu sandalyeden kalkıp yanıma geldi, böreğe baktı. "Güzel görünüyor." dediğinde gülümsedim. "Biliyoruz zaten." diyerek kendimi övdüm azıcık.

Çekmeceden bıçağı alıp börekten bir parça kestim. Peçeteyle tutup arkamda duran Ahmet Emir'ciğime uzattım. Sol eli belimi sararken sağ eliyle elini tutup börekten ısırdı, geri kalan böreği de bana uzatıp ısırmamı bekledi.

Isırdıktan sonra kalan kısmını da kendi ağzına atıp gözlerini kapattı. "Boş ver sen okulu gel sana bir dükkan açalım, sabah akşam yemek yap."

"Olur canım açalım." diyerek böreğin üzerine bez örttüm. Hala arkamda duruyordu. Saçlarımı öptü, derin bir nefes aldım.

Ani ani öpüyordu böyle malak gibi kalıyor, ne yapacağımı bilemiyordum.

"Kahve ister misin? Ya da çay demleyeyim?" Elimden tutup salona doğru yürümeye başladı. Kendi koltuğa oturdu ve beni de kendiyle birlikte oturttu. "Yeter artık, yapma bir şey." Kolunu omuzuma atıp beni kendine doğru çekti. "Oturalım bu şekilde." dediğinde kafamı göğsüne yasladım.

Ne istiyorsa yapardık, misafirimizdi sonuçta.

"Tamam." dedim, "Televizyonu da mı açmayalım?" Kaşlarını havaya kaldırdı. "Açmayalım, sen konuş." dedi. Kafamı koyduğum yerden kaldırıp yüzüne baktım. "Ne konuşayım ?" diye sordum ama yüzlerimiz o kadar yakındı ki!

Ölüyorum sandım.

"Öyle konuş işte, anlat bir şeyler." dedi sonra tekrar konuştu. "Dur dur, şu sik kafalı Murat'ı nereden tanıdığını anlat."

2 saniye içinde sinirlenmişti gerçekten.

"Tanımıyorum, o kim?" diyerek kolunun altından uzaklaşmaya çalıştım izin vermedi. "Dur şurada nereye gidiyorsun?" diyerek kızdı hatta. "Buraya geldiğimizde öğretmen hanım dedi sana mal herif." Omuz silktim. "Tanımıyorum, sadece arkadaşın olduğunu sanıyordum. Zaten terslemişti beni köpek." diyerek Murat'ı kötüledim.

Tanımıyordum ama Ahmet Emir'ciğimiz sevmiyorsa biz nefret ediyorduk.

"İyi tamam." dedi. "Belli olmaz onlardan, dikkatli ol." diye de uyardı.

Bebişim senin olduğun yerde kim bize ne yapabilir?

Kafamı salladım. "Sen anlat, nasıl bir şey polis olmak?" diye sordum.

O kadar uzun bir süre koltuğumda sarılmış bir şekilde oturmuştuk ki, uykum gelmişti. Kafamı yumuşak göğsüne iyice yaslayıp gözlerimi yumduğumu hatırlıyordum da, ikimiz nasıl koltuğa devrilip uyumuştuk onu hatırlamıyordum.

Üzerimiz de örtülüydü. Ahmet Emir bebişkomuz örtmüştü sanırım. Yattığım yerden kalkıp mutfağa girdim. Bir bardak su içip içeriye geri döndüm. Işığı kapatıp tekrar eski yerime girdim. Ahmet Emir'in de gözleri açılmıştı. "Saat kaç?" diye sorduğunda "İki buçuk." diye yanıt verdim. "İnci," dedi "Gideyim ben." Kollarımı sardım. "Gitme, uyuyalım burada lütfen." diyerek kedi gibi sokuldum. "Uyuyalım işte Ahmet Emir'cim lütfen."

Yarım ağız güldü. Benim gibi kollarını bana sardı. "Uyuyalım dünya güzelim." diyerek saçlarımı öptü.

Mutluluktan ağlamak istedim. Ahmet Emir'ciğim ile sarılıp uyuduk diye ağlamak istedim. Beni artık gördüğü için, benimle konuştuğu için ve kalbini doldurduğum için.

^^
BENDE AĞLAMAK İSTEDİM, AHMET EMİR'CİĞİM OLMADIĞI İÇİN!

^^BENDE AĞLAMAK İSTEDİM, AHMET EMİR'CİĞİM OLMADIĞI İÇİN!

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

neyse şunların güzelliğine bakın✍🏻

instagram: asin1lnm
beklendiğinizi biliyorsunuz zaten🧚🏼‍♂️

İNCİHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin