10

77K 2.9K 518
                                    

🪄İNCİ🪄

İnci:

İnci: Nasılsın?

Polis Ahmet Emir'cim: İyiyim sen?

İnci: İyi

Polis Ahmet Emir'cim: sevindim iyi olmana.

Polis Ahmet Emir'cim: Çok müsait değilim şimdi, sonra yazarım sana. Tamam?

İnci: tamam

Telefonumu masamın üzerine bırakıp kendi aralarında oynayan çocuklara baktım. Ayağa kalkıp hepsini sıralarına oturttuktan sonra oyun hamuru saati geldiği için sırayla dolaplarından hamurlarını aldılar.

Sakin sakin oynuyorlardı ne ben yoruluyordum ne de stajyerler.

Kahve fincanımı alıp kızlara bahçeye çıktığımı söyledikten sonra beyaz önlüğümü üzerime giymiştim. Aslında sabahtan giymem gerekiyordu ama sınıfın içinde kimse görmediği için giymiyordum.

Banklardan birine oturup öylece etrafı izlerken yanıma küçük bir kedi geldi. Kucağıma yattığında karnını sevmeye başladım. Küçücüktü ve muhtemelen annesi buralarda bir yerlerdeydi.

Biraz daha onu sevdikten sonra üzerimi silkeleyip içeriye girdim. Keyif yapacak bi saat diliminde değildim nasılsa, çalışıyordum.

Sınıfa girip çocuklarla birlikte vakit geçirirken zamanın nasıl geçtiğini anlamamıştım. 5'e geliyordu neredeyse.

Veliler yavaş yavaş gelmeye başlamıştı. Genelde stajyerler ilgileniyordu ama ben bir öğrencimin velisiyle konuşmak istediğim için kapının önüne çıkmış, bekliyordum. Gelen velilere de yardımcı olup çocuklarını veriyordum.

Benim ilgilendiğim yeter siz ilgilenin biraz da dermiş gibi. 

İçimden diyordum da.

Karşıdan gelen sarı saçlı kadını görünce içeriye seslenip çocuğu hazırlamalarını söyledim. "Hoş geldiniz Mehtap Hanım'cım, nasılsınız?" dediğimde gülümseyerek karşılık verdi. "İyiyim İnci Hanım, siz nasılsınız?" Aynı şekilde karşılık verdiğimde içeriden çantasıyla birlikte Kumsal gelmişti.

"Pazartesi görüşürüz Kumsal, iyi bak kendine." deyip el salladıktan sonra bacağıma sarılmasıyla bende ona sarıldım. "Görüşürüz öğretmenim." demişti. Arkadan veliler gelmeye başladığında biraz yoğunluk olmuştu.

Hepsiyle birden vedalaşmak zor oluyordu.

İçeriden su içerek çıkan Melih'i görünce sahte bir kızgınlıkla ona baktım. "Melih, oturup içiyorduk ya suyumuzu." dediğimde suluğunun ağzını kapatıp, "Bitti zaten öğretmenim." demişti. Bir şey diyememiştim çünkü annesini görüp ayakkabılarını giymişti direkt.

İNCİHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin