73.BÖLÜM "MERİH"

147K 11.5K 9.8K
                                    

Ve altı ay sonra yeniden herkese merhaba! Sizi, yorumlarınızı, varlığınızı çok özledim <3 Varlığınızı belli eder misiniz yorumlarda, biraz hasret giderelim <3

73.BÖLÜM "MERİH"

Pencereden içeri süzülen rüzgarın esintisi ile gözlerimi açtığımda geceydi. Üzerimdeki gecelik sıyrılmış, artık hamileliğimin dördüncü ayına girdiğim için belirginleşen karnım açıkta kalmıştı. Üşüdüğümü hissettim.

İnce yorganı üzerime tamamen çektim. Soğuk yatakta tek başımaydım, ellerim karnımı buldu. Gece insanın yüreğine çöken o kasvetli hislerden birisi gelip oturdu içime. Daha çok üşüdüm sanki.

Yataktan kalktım, komodinin üzerinde jinekoloğumun verdiği ultrason görüntüsü duruyordu. Yarım bir gülümsemeyle küçük fasulyeme bakıp gülümsedim. Bu hayattaki her şeyimdi... Görüntüyü elime almak yerine hemen yanında duran örgü, uzun beyaz hırkama uzandım.

Hırkayı giyip beyaz geceliğimin açıkta bıraktığı üşümüş vücudumu ısıtmasını beklerken ellerim lambaya kaydı ve gecenin karanlığına inat tüm ışıklar yandı. Pencereyi kapamak yerine, üşümeme rağmen soğuk havayı içime çektim. Soğuk bana yaşadığımı, içinde olduğum anı hissettiriyordu.

Bakışlarım odamın hemen ucunda duran boy aynasına kaydı. Örgü, uzun, beyaz hırkanın altındaki saten geceliğimin sardığı şişik, bir top gibi duran karnıma hâlâ inanamıyordum. Ellerim şefkatle karışık bir hüzünle karnımı buldu.

"Güzel bebeğim," dedim sessizce. "Annen sana kavuşmak için günleri sayıyor."

Bebeğim sesime tepki verirken gözlerimin kenarında yaşlar birikti. Hâlâ her konuştuğumda kendime inanamıyordum. Bir ömür harcamıştım sanki. Birkaç ay önceki kadın ve şimdiki ben farklı insanlardık.

Üç ay önce tüm hayatım değişmişti, şimdi aynada gördüğüm bu kadın acı dolu bir geçmişi omuzlarında yük olarak taşısa da, o geçmişin izlerini taşımıyordu.

Rüzgar esti, soğuk üzerimdeki örgü hırkaya rağmen tenime nüfuz ederken aynadaki gözlerimin içine baktım.

Ben Cemre Erdem, başardım.

***

3 ay önce

Hayatın size ne getireceğini bilmenize rağmen yine aynı yolu yürür müydünüz? Aynı hataları yapar, aynı kişi olmaya devam eder miydiniz?

Ben aynı yolu yürür, aynı kişilerle tanışır, aynı hataları yapar ve yine aynı kişi olmaya devam ederdim. Çünkü biliyorum ki, hayat acıttığı yerden toparladı da, kanattığı yerden yaralarımı sardı da ve kaybettiğimden çok kazandım. Hani derler ya, bir an için ömür bile feda edilir diye, bu an için yaşayabileceğim tüm ömürleri feda ederdim.

Yaşlı gözlerimle İstanbul Havalimanı'nın ortasında karşımdaki bir çift yeşil gözün içerisine baktım. Şaşkınlık, hüzün, mutluluk tüm duygular sanki yarışa girmiş gibi öne çıkmaya çalışırken yüreğim ağzımda, elim dudaklarımın tam üstünde kendime inanamaz bir şekilde öylece durdum.

Sessizlik, kendimi bildiğimden beri içimde taşıdığım koca bir buz kütlesi gibiydi bir zamanlar; hiç erimez, hep benimle olmaya devam ederdi, hep üşürdüm. Kuvars hayatıma girdiğinden beri, ellerimi tutmuş, sevgisiyle içimdeki soğuğu ısıtmıştı. Hatalarım vardı, kaçmaya çalıştıkça daha çok içine düşmüştüm çoğu zaman. Bazen bir kuyunun dibinden kendi hayatıma bakıyor gibi hissederdim, kendimi yerin yedi kat altında görür, hiç yukarılara layık hissetmezdim. Hepsini tek tek aşmıştım. Kendi çabamla kazanmaya başladıkça kendimi daha güçlü, daha özgür hissetmiştim. İlerlediğim aşamalara o kadar inanamıyordum ki, önce tıp fakültesini kazanmış, kendi paramla eğitimimi karşılamaya başlamış, işe girmiş, kendi kiramı, faturalarımı kendim öder olmuştum. İyileşmiştim, sadece fiziksel olarak değil mental sağlığım iyileşmişti. Artık daha pozitif, daha kendimle barışıktım. İyileştikten sonra aşkım için mücadele etmiştim. Arkadaşlar edinmiş, Reha gibi bir dost kazanmış, onunla dil terapilerime ağırlık vermiştim ve artık mücadelemin sonundaydım. Artık lal değildim...

LALHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin