•Final-Part 1•

8.4K 366 64
                                    

Meral

Hıçkırıklarım şiddetlenirken yüzümü yastığıma gömdüm.Sessizce ağlamaya çalışıyordum ama pek mümkün olduğu söylenemezdi.Ailece uyudu mu deprem olsa bile uyanmayan insanlar olduğumuzdan kimsenin benim ağladığımı duyacağını sanmıyordum.Fakat refleksti işte.

Kimsenin ağladığımı duymasını istemiyordum.Sadece yalnız kalmak istiyordum.

Hıçkırıklarım yerini burun çekmelere bırakınca yüzümü yastıktan kaldırıp nefes aldım.Yüzümü tavana dönüp aklımı boşaltmaya çalıştım.Olanlar yeniden beynimi ele geçirince gözlerim doldu.Bu nasıl olabilirdi?Bunu bana nasıl söyleyebilirdi?Ona içimi açıyorum ve bana…Şiddetli bir hıçkırıkla sarsıldım yeniden.Ellerimle yüzümü kapayıp derin bir nefes aldığımda ellerim yüzüme yapıştı.Hemen nefesimi bırakıp ellerimi yüzümden çektim.Ağlarken ölecektim.Yalnız başıma.Ah.

    Sesli bir şekilde ağlamaya devam ederken bugün olanlar aklımdan çıkmıyordu.

Birkaç saat önce

‘’Nereye gidiyorsun Meral?’’diyen Yeşim’e baktım.Sınıfta doğum günümü kutluyorduk. Bana sürpriz doğum günü partisi yapmışlardı.Feci şaşırmıştım.Çokta mutlu olmuştum.Ta ki Onur’u çağırmayı unuttuklarını söyleyene kadar.Kaç aydır ben bugünü bekliyorum.Tamam geçen hafta tesadüfen tarihe baktığımda bu hafta doğum günüm olduğunu öğrenmiştim.Ama sonuçta bir haftadır bugünü bekliyorum değil mi?Siz nasıl Onur’u unutursunuz?Onur’suz bir doğum günü partisi?Şaka gibi.

Gerçi çağırsalardı gelir miydi o bile bir muamma ama…En azından deneselerdi.Belki de çağırdılar ve o gelmedi,kalbimi kırmamak içinde unuttuklarını söylüyorlar?Ah hayır.Olabilir mi?Olabilir.Ben Onur’dan her şeyi beklerim.

  Yeşim’e baktım.Pastayı nazik bir şekilde yerken yanında ki İrem pastasını bitirmiş onunkisin den çatallıyordu.Bu kız hiç doymayacak.Gülümseyip sesli bir şekilde bağırdım:

‘’Onur’un evine gidiyorum!’’

Bir yandan saçma sapalak danslar eden bir yandan da yanıma gelen Ömer’e baktım.Elimi tutup beni etrafımda döndürünce kahkaha attım.Başım dönmüştü.Durduğumda bana sarılıp,

‘’Yeniden doğum günün kutlu olsun.Seni çok seviyorum.’’dedi.Şaşkınlıkla ona baktım.Ömer ile genellikle konuşmuyorduk.Konuştuğumuzda da çok sıkıcı bir konuşma oluyordu.Onun yanında kendimi kasıyordum sanırım.Ne bileyim,komik olmak zorundaymışım gibi hissediyordum.

‘’Bende seni seviyorum Ömer.Teşekkürler.’’dedim ve gülümseyip askılıklardan hırkamı aldım.Hırkayı giyip saçlarımı dışarı çıkardım.Hızla sınıftan çıktım.Okuldan nasıl kaçacağım  hiçbir fikrim yok.Hele ki yalnız başıma.Hayatta kaçamam.İdris abiye yalvarsam?Bir umut belki izin verir.

Merdivenlerden ikişer ikişer inerken ayağım burkulunca küçük bir çığlık kaçtı ağzımdan.Kendimi yerde bulunca inledim.Götüm çok acımıştı.Sinirle ayağa kalktım.Bir yandan götümü ovuştururken bir yandan da homurdanıyordum.Hayır bir kere ben niye koşuyorum ki?Koşmayı beceremediğimi bildiğim halde her defasında koşuyorum abi.Yok böyle bir salaklık.

   Bahçeye çıktığımda bekçi kulübesinde ayaklarını masanın üzerine koymuş, çay içen İdris abi dikkatimi çekti.Yavaşça kulübeye doğru yürürken İdris abi de  beni fark etmiş ayaklarını masadan indirmişti.Bir zahmet yani!

Kulübenin kapısına geldiğimde İdris abi, çayından kocaman bir yudum alıp elime beklentiyle baktı.İzin kağıdı bekliyordu sanırım.Hırkamın kollarını çekiştirip ellerimi sakladım.

Aşk Kapıyı KırıncaHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin