Three Minutes

637 89 17
                                    

Bu gerçekten çok, şok ediciydi." Michael ıslak vücuduna kıyafetlerini geçirirken titrek sesiyle mırıldandı. Luke gülümsüyordu. "Ben orada siktiğimin yirmi dakikası kaldım, Mikey. Dört dakika için şikayet etme."

Michael ıslak elini Luke'un yüzüne sürüp ağaçlığa doğru koşmaya başladı. Luke suratındaki ıslaklığı tişörtün eteğine sildi ve Michael'ın arkasından koştu. "Geri zekalı."

Ağaçlığa oturdular ve sırtlarını kalın gövdesine yasladılar. "Pekala Lukey, eğlencenin son perdesinde ne oynatmayı planlıyorsun?"

Luke tekrar o müstehcen bakışı ve gülüşü suratına yaydırdı. "Önümde boxerınla kal."

Michael kıkırdadı. "Önümde mastürbasyon mu yapacaksın?"

Luke'u taklit ettiğinde Luke da ona güldü. "Belki."

Michael kahkaha attı ve tekrar kıyafetlerini çıkarıp nemli vücuduyla Luke'un karşısına oturdu.

Luke seslice yutkundu ve adem elması aşağı doğru kaydı.

Köprücük kemikleri çıkıktı, beli kıvrımlı kalçasını kavrıyordu. Omuzları geniş fakat düşüktü, bu yüzden kambur gibi gözüküyordu.

Luke tekrar ve tekrar, sadece yutkundu.

Michael'ın bedeni onu hipnotize etmişti. Çıplak teninden yayılan tanımsız koku başını biradan daha fazla döndürüyordu.

Üç dakika boyunca Luke gözünü kırpmadan Michael'ı gözleriyle taradı. Hafızasına kazıdı.

Tıpkı Michael gibi.

Luke bu kadar beyaz olan tene dokunmak, her hücresinde hissetmek istedi.

Aklına gelen kirli düşünceye kızdı. O düzdü.

Düz olmak zorundaydı.

Üç dakika jet hızıyla gittiğinde, Michael Luke'un surat ifadesine gülüp tişörtünü üstüne geçirdi, pantolonunu tekrar giydi ve saate baktı. "Siktir, geç kalıyoruz."

Luke'un bileğini kavradı ve çantasını sırtlanıp koşmaya başladı. "Bekle! Nereye?"

"İkinci göreve!" diye söyledi Michael, nefes nefese. "Gün doğumunu kaçırıyoruz."

17 Minutes | mukeHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin