§15§

15.1K 1.6K 503
                                    

"Bul beni. "


***


Jungkook, aldığı kalın kitabı masasına koydu ve yavaşça sayfaları karıştırmaya başladı.

Hayaleyetler, periler, mitolojik yaratıklar, melekler, iblisler.

Heilin'den önce, Ell'in kim -veya ne- olduğunu öğrenmeliydi.

Jungkook, dikkatini çeken başlıkta dalgınca gözlerini gezdirdi.

Hayaletler Hakkında Bilgiler.

Bu kez göz devirip geçmek yerine, okumaya karar verdi.

"1- Hayaletler sizi gittiğiniz her yerde takip edemez, belli bir mekan veya alana sıkışmış durumdadırlar. Orayı terk etmeleri mümkün olsaydı zaten bu boyuttan ayrılmış olurlardı."

Jungkook kaşlarını çattı. Ell, alt kattaki odaya, en fazla bu eve sıkışmış olmalıydı.

İlk kez arkadaşlarını çağırdığı gün o odanın dışına çıkmıştı. Elliot'la bir hayli uğraştıktan sonra Elliot bağırarak evden çıkmış ve bir daha bu eve adım atmayacağına yemin etmişti. Diğerleri ise onun saçmaladığını ve ödlekçe davrandığını düşünüyordı.
Ne zaman okulda Jungkook ile karlılaşsa yönünü değiştiriyor ve onunla aynı ortamda birkaç dakikadan fazla bulunmuyordu.

Jungkook bundan oldukça memnundu tabii, asıl istediğide buydu. Ayrıca Elliot'u o halde görmek onu keyiflendiriyordu.

O geceden sonra Ell odadan çıkmaya alışmış ve evde dolanmaya başlamıştı. Bazen Jungkook eve geldiğinde bıraktığı dağınıklığın toplanmış ve düzenlenmiş olduğunu, kimi zamanda akşam yemeğinin ya da kahvaltısının masada hazır beklediğini görüyordu.

Hatta bir keresinde eve hırsız girmeye çalışmış ve Ell onu korkutup kaçırmıştı. Muhtemelen buraya yabancı bir hırsızdı.

Fakat daha önce Ell'in evin dışına çıktığını hiç görmemişti, parti gününe dek.

Bir hafta geçmişti.

Ell'in, Jungkook'u parti binasına kadar kokusuyla takip ederek yanına gelmesinin ardından geçen bir hafta.

Jungkook'un sinirlenip onu orada bırakıp gitmesi ve her sabah olanın aksine kahvaltıdan sonra alt kata inerek onu ziyaret etmediği bir hafta.

Heilin ile hiç görüşmediği bir hafta.

Ell'in ne yaptığını merak ettiği uzun bir hafta.

Kimsenin yemek hazırlayıp etrafı toparlamadığı bir hafta.

Hayaletler başkasını takip edemediğine göre, bu durumda Ell hayalet olmuyor muydu?

Jungkook, gözlerini alt satırlarda gezdirdi.

"3- Hayaletler sizi lanetleyemez, siz izin vermedikçe düşüncelerinize giremez. istemediğiniz şeyleri yaptıramaz. Hayatta sahip oldukları güçlerinden daha fazlasına sahip değildirler. Eşyaları hareket ettirecek enerjileri olsa bile sizin bilinçaltınıza inemezler."

"6- Hayalet, aslında bu dünyada olmaması gerektiği halde bir sebepten buraya takılıp kalmış bir varlıktır."

Jungkook yumruğunu yanağının altına koyarak düşündü. Ell'in hayalet oldup olmadığı karmaşık bir bulmaca gibiydi. Görünüşte sıradan bir insana benziyordu. Normalden farklı olan ten rengi sayılmazsa. O daha beyaz ve solgundu.

Ama ona dokunabiliyordu ve filmlerdeki hayaletlerin aksine şeffaf görünümlü değildi. Jungkook'a daha çok bir animasyon karakterini anımsatıyordu.

Fakat bir anda gözden kaybolması ve başka bir yerde belirmesi, bazen sesinin yankı yapar gibi veya gürce çıkması, bulunduğu bölgeye rüzgar estirebilmesi tarzı şeyler, onu bir hayalet yapıyordu.

Yarı hayalet, yarı insan gibi bir şey olabilir miydi? Saçmalık.

Arafta kalmış bir ruh? İki boyut arasında sıkışmış olmak? Belki.

Jungkook, birden gözüne çarpan yazıyla fark etmeden nefesini tuttu.

"12- Bütün hayaletler er veya geç bu dünyadan giderler."

Eğer Ell bir hayaletse, bu onunda gideceği anlamına mı geliyordu?

Jungkook tuttuğunu yeni fark ettiği nefesini bıraktı ve derince soluklandı.

İlk başta istediği şey zaten buydu. Onun gitmesi. Fakat zamanla bu his ortadan kalkmıştı. Hiç görüşmediklerinden beri daha bir hafta olmasına rağmen onu özlediğini hissediyordu. Birden karşısında belirip onu korkutmasına bile razıydı. Hatta çikolata parçacıklı kurabiyeler pişirip ona göstermesine ve 'tıpkı sana benziyorlar' diyerek dalga geçmesine bile.

Jungkook başını sağa sola salladı ve kitapta biraz daha göz gezdirdi.

"Eğer çevrenizde bir hayaletin var olduğuna inanıyorsanız, cesaretiniz varsa mekanı araştırın. Eğer korkutucu buluyorsanız bu işe hiç girişmeyin ve o mekanı terk edin.
Araştırma yapacaksanız, öncelikle bulunduğunuz mekanın veya hayalet olduğunu tahmin ettiğiniz kişinin geçmişini iyice öğrenin. Yapabilirseniz o kişiyle iletişime geçin ve ona gerekli durumu açıklayıp artık buradan ayrılması gerektiğini söyleyin. Eğer bir çözüme ulaşamıyorsanız, parapsikologlara (paranormal olaylarla ilgilenen profesörler) başvurun. Onlarında yardımı işe yaramıyorsa, yine o mekanı terk etmekten başka çareniz yok."

Eh, bu Jungkook için geçerli bir sebep değildi. O 'hayaleti' ile birlikte yaşamaktan oldukça memnundu. Ve bir haftadır evde yaşanan aşırı sessizlik onu yalnız hissettirmişti.

Açıkçası, bir hayaletle arkadaş kalarak yaşamayı, tamamen yalnız olarak yaşamaya tercih ederdi.

Kore'den California'ya gelirken yalnız olmanın onun için en iyisi olacağını düşünüyordu ama Ell'in varlığına öyle alışmıştı ki onsuz yaşama düşüncesi canını sıkıyordu.

Fakat satırın başında yazan şeyler doğruydu.

Onun geçmişini araştırmalı ve kim olduğunu öğrenmeliydi. Kendisine sorarak öğrenemeyeceğini biliyordu, çünkü eskilerden bahsetmek onun canını yakıyordu.

Bu yüzden araştırmaya ilk yaşlı komşulardan başlayacaktı.

Frank ailesi kimdi?

• The Carpet Π Jeon Jungkook •Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin