§4§

18.2K 1.9K 1K
                                    

"Karanlığı yenersen korkusuz olursun."

***

Jungkook, elinde tuttuğu büyük fenerle mutfakta bulduğu gizli kapıdan içeriye girdi.

İçerisi zifiri karanlıktı ve tozludyu. İki kez hapşırdıktan sonra elini havaya doğru sallayıp feneri karşısına doğru tuttu. Uzun ahşap merdivenler aşağıya doğru yöneliyordu. Jungkook oradan çıkıp mutfak masasında duran telefonunu aldı. Her ne kadar söylentilere inanmasa da, merdivenlerin ardındaki dipsiz karanlık onu ürkütmüştü. Fakat oraya biriyle konuşarak girerse yalnız hissetmezdi. Telefonundan rehbere girdi ve birini seçip aramaya bastı. Arama onaylandığı anda konuşan karşı hattaki kişi olmuştu.

"Jeon Jungkookie~"

"Hyung, n'aber?" Dedi Jungkook temkinle kapının ardındaki karanlığa bakarken.

"Beni araman çok tuhaf. Söyle bakalım neler oluyor?"

"İlla bir şey mi olması gerekiyor?" dedi Jungkook göz devirerek.

Karşı hattaki ses güldü. "Beni ne zaman sadece nasıl olduğumu sormak için aradın ki?"

"Yah, Jimin hyung! Niye öyle diyorsun?"

"Çünkü öyle. Ee, anlat bakalım ne işler çeviriyorsun?"

Jungkook derin bir nefes verdi. "Dalga geçmeyeceğine söz ver."

Jimin kıkırdardı. "Pekâlâ, söz."

"Yeni taşındığım evin mutfağında, dolabın ve duvar kağıdının arkasında gizli bir kapı buldum. Normal kapılardan biraz daha kısa. Üzerindeki kilit kırılmış. Kapıyı açtığında karşına merdivenler çıkıyor ve direkt aşağıya yöneliyor. Sanırım altta kiler gibi bir şey var, fakat tamamen karanlık."

"Woah! Orada olmak isterdim."

"Ürkütücü göründüğü için, karanlıkta ilerlerken seninle konuşursam daha iyi hissedebileceğimi düşündüm."

"Aslında seninle dalga geçerdim ama bahsettiğimiz şey karanlık bir oda değil, bir kiler. Bu durumda korkman gayet normal."

"Yah! Korkmadım. Sadece yalnız hissetmek istemiyorum."

"Ve bu da yalnızlık korkusuna giriyor."

Jungkook, kapının ardından kapanmaması için araya bir vazo koydu. "Aish... Namjoon hyung'u aramalıydım. Her neyse, şimdi içeri giriyorum."

"Sen beni beğenmiyor musun?"

"Merdivenlerden inmeye başladım." dedi Jungkook yavaş adımlarla feneri karşısına tutarak ilerlerken. Merdivenler sonlandığında hayretle etrafına baktı.

"Vay canına... Burası bir kiler için fazla büyük. Ve bir sürü eşyayla donatılmış. Sanki herhangi bir evdeki büyük bir salon gibi, ama buradaki şeylere yıllardır dokunulmamış gibi görünüyor." fenerin ışığı üzerinde heykel süslemeleri olan bir tezgahı aydınlarırken Jungkook oraya doğru yaklaştı.

"Hey hey," dedi Jimin. "Yanında sadece fener mi var? "

"Ben önlemini alan biriyim hyung. Yedek fener, ip ve acil durum telsizi ve sopam bile var." dedi Jungkook gururla kemerine taktığı şeylere bakarak.

"Woah, ne maceracı ama."

"Hyung, burda çok para edecek eşyalar var." dedi Jungkook elini kristalden yapılma bir gece lambasında gezdirirken. Eline gelen tozu pantolonuna sildi.

"Bu ev hakkında ne biliyorsun?" diye sordu Jimin.

"Bana buraya taşınmamamı, çünkü hayaletli olduğunu söylediler. Ama ben hayalet falan görmedim. En azından şimdilik." dedi ve kıkırdadı Jungkook.

"YAH JEON JUNGKOOK! Sen aklını mı kaçırdın?! Nasıl hayaletli bir eve taşınabilirsin? Eğer insanlar öyle diyorsa bir bildikleri vardır!"

"Veya," dedi Jungkook yerde bulduğu orta boylu ahşap sandığın kapağını açarken. "Aslında tesadüfen bulduğum yerde bir hazine vardır ve insanlar da burada bir hazine olduğunu bildikleri, fakat nerede olduğunu bilmedikleri ve onu benim bulmamı istemedikleri için, böyle saçma bir hikaye uydurmuşlardır."

Jungkook gözlerini altın ve mücevherlerde gezdirirken sırıttı.

"Ne? Ne demek istiyorsun?" dedi Jimin.

"Hyung," dedi Jungkook etrafında gezdirirken. "Anlaşılan burada benden önce oturan kişiler, oldukça varlıklı insanlarmış. Buradaki şeylerle kendine bir ada satın alıp elektrik santrali bile yaptırabilirsin."

"Ciddi misin?" dedi Jimin hayretle. "Peki ne yapacaksın?"

"Şimdilik bilmiyorum. Biraz daha araş-" Jungkook'un gözü dolap yığınlarının ardında kalan koridora takılmıştı.

"Hey? Neden sözün yarıda kesildi?"

Jungkook çömeldiği yerden ayağa kalktı ve ilerledi. "Hyung." Dedi heyecanla dudağını ısırıp bırakarak. "Sanırım burası basit bir kiler değil."

Fenerini aldı ve karanlık koridora doğru ilerledi.

• The Carpet Π Jeon Jungkook •Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin