Bölüm 17

802 66 101
                                    

Bolca yorum istiyorum sessizlik olmasın tamam mı öptümm mwaaah

İyi okumalaaarr 😽

˚ ༘♡ ⋆。˚

Okuldan çıktıktan sonra direkt eve gelmiştik buna başta şaşırmış olsam da bana resmi bir yer olduğunu söyleyip ona göre giyinmem gerektiğini söyledi. Bunun üzerine odaya çıkar çıkmaz Seungmini aradım çünkü o benden daha zarif ve resmi giyinirdi ben ise... Biliyorsunuz.

"Evet, ben de şaşırdım ama resmi giyin dedi odaya çıkarken de beyaz sana yakışıyor gibi bir şey söyledi."

"Ay bu seni nikaha götürüyormuş düşünsene zaten karım diyor sana şaşırmam yani." Gözlerim fal taşı gibi açılırken sinirli bir ses tonuyla konuştum. "Saçmalama Seungmin, boş yapmayı kes de seç."

"Aman iyi be ağlama seçeriz. Şu geçen sene giydiğin beyaz gömleğin vardı ya omzu işlemeli onunla, beyaz deri pantolonunu giy işte."

"Tch, götüm çok çıkıyor onunla."

"Kanka seninki gurbetçi bavulu gibi olunca bol pantolon giysen de çıkar o tatava yapma da giy. Beni de oyalama randevum var." Şaşırmış bir şekilde ekrana bakarken omuz silkti. "Kocanla ve çocuğunla çok meşguldün."

"Senin boş yapma saatin gelmiş, kapat telefonu gerizekalı." Bana hareket çekip telefonu kapattıktan sonra dolaptan Seungmin'in seçtiği kıyafetleri alıp giymeye başladım. Gömleğin önümde sallanan kalın kemer tarzı kumaşların alıp belime sardım. Bu gömlek crop olduğu için zincirleri kelebekli olan bel zincirini taktım. Beyaz, uyluk kısmı açık olan deri pantolonu giyip, kıvırcık saçlarımı şöyle bir karıştırdım ve serbest bıraktım.

Hafif bir makyaj yaptıktan sonra bir kaç takı taktım ve hazırdım. Dibi düşmezse ben de adam değilim. Ben olsam yürürüm bana. Aynadan kendime göz kırpıp telefonumu alıp cebime koyduktan sonra dışarı çıkıp merdivenleri indim ve salonda oturup beni bekleyen cep boy'un yanına geldim. Tam önünde durup omzuna dokundum.

"Ben hazırım hadi çıkalım." Başını kaldırıp alttan bakarken yavaşça beni süzüp ayağa kalktı. Tam önünde durduğum için kalktığı zaman dibime kadar girmişti. Geri adım atacakken elini belime attı. "Böyle mi geleceksin?" dedi baş parmağı ile bel boşluğumu okşarken. Başımı salladım yavaşça.

"Neden olmamış mıyım?"

"Tch aksine çok güzel olmuşsun." Zaten biliyorum ki. Ona küçük bir tebessüm bahşettiğim an uzanıp dudağımın kenarından öptü. "Hadi çıkalım yoksa duramayabilirim." Yutkunup başımı salladım. Çıkalım diyor ama beni bırakmıyordu ki. "Bırakırsan çıkarız."

"Ha, evet." dedikten sonra ellerini belimden çekip geri çekildi ve koltuğun üstünden telefonunu alıp iç cebine koydu. "Önden buyrun bayım." Sırıtarak ondan önce dışarı çıkıp siyah arabaya doğru ilerledim. Beni gördüğü an kapıyı açan korumaya hafifçe gülümsedim.

"Sen buralarda takıl araba bugün ben de Chris öne geç."

"Peki efendim."

Of ne var şoförüm olsan ya. Geri inip ön koltuğa oturdum. "Sormayı unuttum sen yemek yemiş miydin?"

"Yedim ders çıkışında."

"Hah güzel, biraz uzun bir gece olacak ama çıkınca bir şeyler yeriz."

Set fire to the rain ChanchangHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin