Bölüm 8

689 73 82
                                    

Sizi amma beklettim ya çok özür dilerim hiç boş yapmadan bölüme geçiyorum bolca yorum yapınn iyi okumalaaarr bebeklerim😽

˚ ༘♡ ⋆。˚

"Anne çiyek de koyâlım mıı?" Elindeki büyük meyve tabağını zar zor tutarken hızlıca elinden aldım düşecekti yahu!

"Koyalım oğlum ben doğrayayım sen de diz olur mu?" Hızlıca başını sallayıp toz pembe sandalyesinin üstünde zıplamaya başladı ben de gülerek onu izliyordum.

Sabah apar topar uykumdan uyandırıp beni uykulu uykulu mutfağa getirmişti Akira sonra da babamın doğum günü bugün anne ona pasta yapalım dedi ben de pekâlâ kabul ettim çünkü pastaya bayılırım ve doğum günleri kesinlikle pastasız geçmemeli.

Çilekleri doğrayıp Akira'nın küçük elleri birkaç tanesini bıraktım. "Hadi diz bakalım."

"Dişmek ne demek anne?"

"Bu şekilde böyle koyarsan dizmiş oluyorsun bak böyle, gördün mü?" Ellerini çırpıp heyecanla doğranmış çilekleri minik elleri ile dizmeye başladı. Bugün dersim vardı ama bebeklerle alakalı bir kaç bilgi öğrenmek yerine gerçek bir bebekle pasta yapmak daha cazip geliyordu.

"Aferin sana!"

"Hadi kâpat üstünü!" Başımı sallayıp krem şantiyi dökecekken bir anda bağırdı. "Anne duy!" Duyayım mı ha durayım. "Ne oldu?" diye sordum krem şantiyi kenara koyarken. Bir şey söylemeden kollarını boynuma doladı. "Beni indiyiy mişin."

Yavaşça onu yere indirdim ve tekrar sordum. "Ne oldu Akira?"

"Anne bekle dökme tâmam?"

"Tamam dökmüyorum ve bekliyorum hadi çabuk gel." Hızlıca başını sallayıp zorlansa da koşarak mutfaktan çıktı ardından ince sesini duydum. "Minhoş! Minhoş! Yeydeşin!" Kendimi durduramayıp bir kahkaha attım. Çok tatlıydı eşek sıpası ısırmak istiyordum.

"Akira, ne oldu?"

"Minhoş huh yoydun beni ya! Yeydeşin şen?"

"Yoruldun mu sen kıyamam. Ne oldu söyle bakalım."

"Kucayına al. Hehe şey Minhoş paştayı pembe yapmak istiyoyum naşıl yapacayım ki acaba?"

Minho çabuk oğlumu getir getir de yiyeyim şu şirin veleti. Bir kaç dakika sonra ikisi birlikte mutfağa girdi. Minho, Akira'yı sandalyenin üstüne koyup pembe gıda boyasını çıkarıp gösterdi. "Bu pembe yapma sihiri Akira çok az bir şey koyman lazım yoksa çok çok çok koyu bir pembe olur. Senin sevdiğin bebek pembesi gibi bir pembe olmaz."

"Woa! Tâmam az koyucam!" Gözlerini kocaman açıp heyecanla bakarken eğilip yanağından öptüm. "Anne duy şonya öpeyşin şihiy yapacayım." dedikten sonra dikkatli bir şekilde şişeyi eğip gıda boyasını döktü.

"Tamam şimdi karıştır bakalım." dedim o da hemen başını sallayıp çırpma aleti ile karıştırmaya başladı. Beyaz krem şanti giderek pembeye dönerken gözleri fal taşı gibi açmış kremaya bakıyordu. "Minhoş şen büyücüşün! Oha anne bak pembe oldu!" Bir anda alkışlamay başladığında Minho da kahkaha atıp eğildi ve şişeyi alıp geri yerine koydu.

Set fire to the rain ChanchangHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin