Bölüm 4

747 77 106
                                    

İyi okumalaaarr 😽

꧁ ❦ ꧂

Büyük kabinin içinde Changbin'in seçtiği bir gömleği giyerken kapı tıklatıldı.

"Chan bir de şunları denesene."

"Ya benim de var kıyafetim neden bu kadar çok şey alıyoruz ki?"

"Giydin mi açıyorum kapıyı?" Oflayarak kapıyı açıp karşısına geçtim. "Bu da çok yakıştı."

"Bâbâ hepşine güzel dedin."

"Baban güzel biri de ondan." Sözleri yüzümü kızartırken acele ile elindeki kıyafetleri alıp kabine girdim. "Bu kadar çok siyah şeye gerek yok ya içimi baydın!"

"Giy de gel."

"Bâbâ çabyuk giy şıra ben de!"

Hızlıca üzerimdekini çıkarıp öteki siyah tişörtü giydim. Altına da siyah bol bir pantolon giydim. Aynaya bakar bakmaz Changbin'e seslendim. "Changbin, bu ne ya?"

"Çık bakayım nasıl olmuş."

"Sapık mısın sen lan niye crop getirdin."

"Aa öyle miymiş? Fark etmedim hiç ya tüh. Neyse utanma çıkart da koy onu kenara." Normal hayatımda da giydiğimi bilmiyorsun tabii cep boy. Gösteriler de genel de böyle giyerim. Kabinin kapısını açıp dışarı çıktım. Elindeki kahvesini içerken baştan aşağı süzdü beni. "Beğendin sanırım?"

"Ben normalde de giyiyorum böyle?"

"Beğendiysen alalım?"

Biraz bu mafya bozuntusu ile oynasam ne olur ki? Bence hiçbir şey olmaz. Yanına adımlayıp önünde durdum. Oturduğu için daha kısaydı bu yüzden kafasını kaldırıp bana baktı. "Bence hepsi crop olmalı ne dersin?" Biçimli ellerim kravatını tutarken yutkundu. Yüzünü pis bir sırıtış ele geçirirken, tam önündeyken ayağa kalkıp aramızdaki mesafeyi kapattı. Buz torbasını andıran soğuk elini belime attıktan sonra gözlerimin içine baktı.

"Her fırsatta bana meydan okuyorsun?"

"Ne olmuş?"

"Hoşuma gitmiyor, seni yola getirmeli miyim?" Kaşlarım havaya kalktı, alayla güldüm. "Beni yola getirmek mi?"

Belimdeki sıkılaşırken kurtulmak için geriye bir adım attım ama öyle sıkı tutuyordu ki hareket edemiyordum. Bıraksana lan cep boy. Panik geçireceğim kabinde.

"Sürekli misilleme yapıyorsun Chris seni uyarıyorum yapma."

Tutuşundan kurtulup geri çekildim biraz. "Ben de seni uyarayım Changbin. Bana bu şekilde yaklaşma."

"Sen bana yaklaşıyorsun sürekli? Beni kışkırtan da bizi bu duruma sokan da sensin?"

"Sen-"

"Bâbâ onla üşüyşün hava şoyuk."

"Baban bunu seçmiş hasta olmamı istiyor sanırım." dedim dudaklarımı büzüp ağlamaklı bir ses tonu ile. Changbin'in yanına gelip zar zor oturduğu koltuğa çıktıktan sonra Changbin'in dizlerinin üstüne oturup işaret parmağını salladı. "Bâbâ, yeden bâbâmı haşta etmek iştiyoysun şen hm? Haşta olunca bana kızıyorşun ama huh-" Derin bir nefes alıp biraz bekledi. "Şungie şuyumu veyiy misin."

Set fire to the rain ChanchangHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin