Bölüm 12

631 66 63
                                    

Ayy kızlaarr selaaamm hemen vakit kaybetmeden bölüme geçinn öptüm öpüştük 😽

˚ ༘♡ ⋆。˚

"Annem şaçlayımı yapıyoy!" Akira bir sağa bir sola kıvırarak oynayıp zıplarken gülerek onu durdurdum. "Oğlum dur bir ama bak saçın kötü olacak." Bir anda durup hazır ol duruşuna geçtiğinde kahkaha attım. Bana bakıp ellerini ağzına kapattı ve kıkırdadı. "Akiya çok komik ya anniş hep gülüyoy!" dedi hâlâ gülerken.

Yavaşça öne doğru eğilip alnından öptüm ve kenardaki siyah lastiği elime alıp siyah dalgalı tutamlarını canını acıtmadan sağ tarafta topladım. "Acırsa söyle tamam mı?" Başını hareket ettirmemesini söylediğim için midir nedir gözlerini kırparak beni onayladı. Çocuk cep boy da yok ısırırım bak seni. Yavaşça özenle bağlayıp diğer tarafına geçtim. Uzun kirpiklerinin altından dudaklarını büzerek bana bakıyordu. Sol taraftaki saçlarını da özenle toplayıp bağladım. Saçlarının arkası salıktı ve iki yandan at kuyruğu yapmıştım. Çünkü bunu istemişti.

"Bitti!" dedim ellerimi çırparak. Hemen heyecanla yerinde zıplayıp yanımdan ayrıldı ama sonra hemen dönüp yanağımdan öptü ve tekrar ayrıldı. Aynanın önüne geçip ellerini silah gibi yapıp aynaya ateş etti. "Ateş ediyoyum be!" Söylediği şeyin üzerine kahkaha atmaya başlayınca yanıma geldi. "Anne noldu etmiyoy muyum ki ateş ki acabâ?"

"Ediyorsun ediyorsun tatlı olduğun için güldüm."

"Hee ay ilahi anne ben de şandım ki etmiyoyum ateş."

Kolundan tutup yanıma çektikten sonra yanağından, boynundan, başından öpmeye başladım. Minicikti eşek sıpası. Bir süre kucağımdaki bebeği sevdikten sonra üstünü giydirmek için kucağımdaki bedenini daha sıkı tutup ayağa kalktım. "Ne giyiyeceyim ben?"

"Bilmem bakacağız." Dolabın önüne gelip Changbinin aldıklarını hızlıca kenara ittim. "Anne." "Hm?" dedim renkli kıyafetlere bakarken. Küçük elleriyle üzerimdeki tişörtü tutup sıkıştırdı. "Şey ben de şeni öpeyim mi oluy mu?" Şaşırmış bir şekilde ona dönüp baktıktan sonra hızlıca toparlandım yoksa yemin ederim ağlardım. Bana gerçekten anne gibi hissettiriyordu. Ben doğurdum ulan diye bağırmak istiyordum. Hafifçe dolmuş gözlerimle başımı salladım. "Öp tabii oğlum."

Minik bir buse kondurdu yanağıma. "Bâl anne!" Gülüp saçlarından öptüm. "O nereden çıktı bakalım?" diye sordum dolabına göz gezdirirken. "Bâbâm hep diyoy bâl gibi annen diye." Ne? Kaşlarım havalanırken farkında olmadan gülümsemiştim. Hoşuna gitti demi Chris? Bir elin mafyasına aşık olmadığın kalmıştı zaten. "Anne gülüyoyşun hehehee."

"Pembe giymek ister misin?"

"Oluy!"

˚ ༘♡ ⋆。˚

Akira cep boyun odasının önünde dururken bir anda bacağıma sarıldı. "Anne ben şöyleyeceyim koykma şen tamâm?" Ondan korkacak değilim ama yine de başımı salladım. "Kahramanımsın."

Kapısını tıklattım ve gel demesini beklemeden içeri girdim. Bir şeyler yapıyorsa da toparlanması için on saniye vermiştim ona toparlansaydı yani. Changbin önündeki büyük silahı hızlıca çekmecesine atarken göz devirdim. Çocuk vardı bu evde ve bu ikinci kez silah yakalayışımdı. Cep boy külahları değişeceğiz bak.

Set fire to the rain ChanchangHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin