Bölüm 22 : Düş Kapanı

17.8K 1.2K 2.3K
                                    

Şarkı: AG , Mindy Jones : Lose Control

-

Zamansız.

Kitabımın adını Zamansız olarak düşünmüştüm, çünkü zaman benim için yoktu. Geçmiş, gelecek ve şimdi birbirine girmişti; asıl dünyamın hangisi olduğunu karıştırmaya başlamıştım.

Rosanna Camborne ve asıl kahraman Blake Nightingale.

Peki, bu mümkün müydü?

Bu diyara gelmem, cadı olmam ve daha birçok şey mümkün olabiliyorken, bu bana çok olası bir şey gibi gelmiyordu. Onun her duyguyu hissedebileceğine emin olsamda, âşık olabileceğini düşünmüyordum. Arzu, tutku ve şehvet... işte bunlar olabilirdi.

Dudakları hâlâ yanağıma dokunurken başım geriye düşmüş, omuzuna yaslanıyordu. O dudaklardan yanağıma yayılan arzuyu hissediyordum. İnanılır gibi değil, Efendi beni arzuluyordu.

Önceden böyle hissediyor muydu bilmiyorum, daha çok kendi hislerime odaklanmıştım. Şimdi ise kapalı gözlerimle dokunuşlarını hissederken, sanki zihnimizden konuşuyorduk.

Bunun olacağını biliyordun, Prenses.

Bunun olacağını biliyordum, Efendi. 

Soğuk nefesi yanağıma her çarptığında tenim tutuşuyordu. Bana arkadan biraz daha sokuldu, gövdesi boylu boyunca sırtıma yaslandı. Göz kapaklarım o kadar ağırdı ki kirpiklerimi aralayamıyordum.

Benliğimde kalan son duyarlı parça bile ortadan kaybolmuştu; zira eğer kaybolmasa Blake'in bana sokulan bedeninden kurtulmuş, çadırdan dışarı fırlamıştım.

"Rosanna'nın bu anda Blake Nightingale hakkında ne düşündüğünü yazmanı istiyorum," demişti bana.

Yapamazdım.

Hissettiklerim beni korkutmuştu. Hem de öyle bir korktum ki şu anı durdurmak ve içinden sıyrılmak istedim, ama isteğim kırık bir kum saatinden dışarı süzülen kum tanesi gibi hızla yok oldu. Başım geriye düşmüşken ve onun dudağı yanağımda dolanırken aklımın kısa süre gerçeklere kapanmasına izin verdim, kendimi serbest bıraktım.

Kafamın içinde şarkılar çalmaya başladı, dans etmeyi çok sevdiğim için sanki bedenlerimiz bir dansa kapılmış gibi hissettim. Bir melodinin peşinden ilerleyen iki uyumlu beden. Kıpırtısızdık, fakat hayalimde dans ediyorduk. İşte kitabıma bunları yazardım.

Kokusu burnuma doldukça gerçekliğe dönmem daha da zorlaştı, korsemin iplerini çözen elini hâlâ hissediyordum. Diğer eli ise karnımın üzerindeydi.

"Söyle bana," dedi kulağıma doğru. "Yazmasan bile... Ne hissettiğini söyle."

Ve ben tekrar, tekrar infilak ettim.

Lütfen, dedim içimden, lütfen bırak beni. Fakat dudaklarım irademe ihanet etti ve sessiz kalmayı tercih etti. Sadece sığlaşan soluklarımı vermek için ağzım hafifçe açılmıştı.

Korsemin ipini tamamen çözdüğünde bıraktı ve yere düşmesine sebep oldu. Serbest kalan elbisem bollaştı, göğüslerim serbest kaldı. Bedenim uyarılmıştı, başımı eğsem ince kumaştan belli olan göğüs uçlarımı görebilirdim. Birine karşı o kadar uzun zamandır cinsel bir istek duymuyordum ki resmen bu hisle afalladım. Çekim beni yok etti, bedenimi parçaladı.

Yere düşen bir şeyin tok sesi ikimizi de andan koparamadı ama dikkatimizi biraz da olsa çekmeyi başarmıştı. Başımı eğdiğimde, gül kabzalı hançerin yerde durduğunu gördüm.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Aug 19, 2023 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

ZAMANSIZHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin