~13~ Büşrayla Cenk?

200 11 7
                                        


'' Peki şimdi? '' '' Yok kanka yok! '' Kaan anılarımızı Ardaya anlatıyordu ama Arda hatırlayamıyordu hala. Azra ve ben de odanın köşesinde onları izliyorduk. Bi kaç saat geçmişti. Elimizden geleni yapıyorduk ama Arda da hala tık yoktu.

Azra '' Son çare şu dağ evi 'sahnesini'
yapalım.'' diyip güldü. Koltuğun kenarına oturdu. Kaan gelip onun karşısına otururken '' Bu da olmazsa artık kaza yerini yaparız tam olur! '' dedi. Güldü. Arda üzgün bi şekilde koltuğa oturdu, ben de karşısındaki sandalyeye.

Arda '' Ne olmuştu dağ evinde? '' diye sordu. '' Şarkı söyledik, gitar çaldık..'' dedi Kaan. '' Evet ya çok güzeldi. '' diyip kafa salladı Azra. Ben de Ardaya baktım. '' Orda.. Tartışmıştık da..'' dedim üzülerek. O an benim için çok kötüydü. Arda kızmakda haklıydı belki ama ben çok.. karmaşık duygular içindeydim.

Arda üzgünce baktı sadece. Yine. '' Ve kurt! Onu da unutmamak lazım. '' dedi Azra ufaktan titrerken. Arda hayretle '' Kurt mu, gerçekten mi? '' dedi. '' Evet. Ama birşey olmadı. Kurtulduk ondan. '' dediğinde Arda rahatlamıştı.

Sessizlik olmuştu. Herkes hafiften kötüydü. Arda için üzgündük.. Ben ağzımı açacakken Arda '' Gizem.. '' dedi. '' Çok teşekkür ederim sana. Ve Kaan, Azra.. '' diyip onlara döndü. Ardından bana '' Bana yardım ediyorsun. Hatırlayabilmem için. Ama işe yaramıyor.. '' dedi..

Sonlara doğru yine sesi kısılmıştı. '' Üzülme.. Hatırlayacaksın..'' dedi Azra. Ardaya destek oluyordu. Kaan da gülümseyip Ardanın omzunda vurdu.. '' Hatırlarsın be kanka.. Hem o kazadan ucuz kurtulduk. Bi kol.. '' diyip alçılı kolunu gösterdi. '' Yarılan bir baş, boyun ağrısı, sıyrıklar.. ''

'' Önemli olan sağlıklı bi şekilde bi arada olmamız. '' dedi Kaan. Gülümseyerek elini Azranın beline attı. İkisi yakınlaşmıştı. Sandalyeden kalktım koltuğa oturdum. Ardanın yanına. Bana bakıyordu. Elini tuttum.

Bana baktı uzunca. Ardından elimize. Ben de kafamı yavaşça omzuna doğru bıraktım.

-

'' Arda? '' telefon kulağımda yavaşça kapıya doğru yanaştım. Elime ceketimi aldım. '' Gizem, merhaba.. '' '' Merhaba.. Dün akşam hiç, ne biliyim uyurken falan aklına birşeyler geldi mi? . '' korkuyla ama umutla sordum. '' Aslında biraz.. ''

Heycanla. '' Gerçekten mi? Neler hatırladın? '' dedim. '' Kesik kesik. Yani seni hatırlayamıyorum hala. Havaalını gördüm, uçağı. Bi de bavulda kız giysileri hatırlıyorum. Ona hiç anlam veremedim. '' gülümsedim ufaktan. '' O benim bavulumdu. '' dedim.

" Ne? Nası yani? '' şaşırmıştı. '' Bavullarımız karışmıştı havaalanında. '' '' Ah.. Keşke hatırlayabilsem. '' dedi. Sesi yine hüzünlüydü. Onu neşelendirmek adına aklıma bi fikir geldi. '' Bugün buluşalım mı? ''

Biraz fazla mı zorluyorum acaba diye de düşünmüyor değilim.. Belki Arda kendi halimde sakin kafayla otursa daha iyi mi olurdu? Ama napiyim yanımda olsun istiyorum sürekli, gözümün önünde. Nasıl olduğunu bilmek istiyorum.

'' Olur tabi. Hem anılarımızı anlat bana. Senle ilgili olanları . '' dediğinde ben de kapıdan çıkıyordum. Yüzümde kocaman bi gülümseyle. Telefonum kulağımda kapıyı kapatıp evin önündeydim ki Ardayı gördüm. Evlerinin önünde elinde telefonu vardı. Boyunluğu boynundaydı hala ve başındaki sargılar da duruyordu.

İkimiz birbirimize bakıp gülümsedik. Ardından aynı anda telefonlarımızı kapayıp birbirimize yaklaştık. Arda '' Nereye gidelim? '' dedi gülümserken. '' Gel, yakınlarda bi kafe var. '' diyerekten ilerdeki sokağı gösterdim. O tarafa doğru bi kaç adım attım.

Arda '' Tabi. '' diyip ardımdan geldi. Kafe çok yakındı. Konuşmadan, sakin bir şekilden yürüdük. Karşıdan karşıya geçerken kafeye baktım. Kalabalık değildi. Zaten haftanın ortasında, ve sabahın bu saatleri çok kişi olmazdı.

HAYALWhere stories live. Discover now